Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '14

 
Kategori
Kimya / Kozmetik
Okunma Sayısı
2384
 

Kırmızı renk ve tarihçesi

Kırmızı renk ve tarihçesi
 

''Kırmızı olsun, beş lira fazla olsun''.

Eski bir ata sözümüzden hareketle, kırmızıdan bahsedelim bugün biraz.

Tarih katkılı, kimya tabanlı ve kırmızı renk gibi göz alıcı bir sohbet olsun bu.

KIRMIZI RENK HAKKINDA BİLGİ

Kırmızı; tüm zamanların en ilgi çeken rengidir.

En sıcak renk olan kırmızı, fiziksel anlamda hareketliliği ve gençliği; duygusal anlamda ise mutluluğu, azim ve kararlılığı ifade eder.

Bir nevi gücün ve azmin simgesidir. İnsanı harekete geçirir.

Hareketliliğin ve azmin ihtiyaç duyulduğu yerlerde kırmızı kullanılması uygun olabilir. Çünkü kırmızı renk insana şevk, azim ve hareketlilik kazandırır.

Kırmızı renk kan akışını hızlandır ve mutluluk verir.

Bu özellikleri ile hüzünlü olanları neşelendirmeye yardımcı olur.

KIRMIZININ TÜRKLERİN TARİHİNDEKİ ÖNEMİ

Türklerin en eski inançlarında yer alan AL RUHU veya AL ATEŞADI verilen ateş tanrısı ise koruyucu bir ruhtur.

Yakut, Altay, Yenisey Türklerinin inançlarında rastladığımız ve izleri bugün Anadolu’da görülen Al ruhuyla ilgili olarak Albastı, Alkarısı, Albız/Albıs, Almış, Abası gibi kelimelere rastlarız.

Kan ve kanı sembolize eden kırmızı Türklerde aynı zamanda gücün, iktidarın, hâkimiyetin ve devlet kurmanın sembolüdür.

Türklerde mitolojik olarak en eski tarihlerden beri, inanç hususunda “Al Ruhu” “Al Ateş” olarak bir Ateş Tanrısının varlığı bilinmektedir.

Türklerin eskiden beri“ Albayrak” kullanmaları da, Ateş Tanrısı ile ilgili olan külte bağlı bir gelenek olduğu düşünülmektedir.

Bu hususta bazı tarihçiler: “Al renginin bütün Türklerce mukaddes sayılmasının ve Türklerin en eski devirlerden beri al bayrak kullanmalarının bu Al Ateş ve Al Tanrısı kültü ile bağlı bir an’âne olmalıdır” demektedir.

Ayrıca al renk ile ilgili bir takım geleneklerin günümüze kadar ulaştığı bilinmektedir. Albastı kırmızı renkten korkmaktadır. Bu nedenle günümüzde lohusaya kırmızı altın takılır ve kırmızı şeker hediye edilir.

Çin kaynakları, Göktürkler ve Uygurlar dönemlerinde, kuzeydeki Kırgız hakanlarının otağında kırmızı bayrak bulunduğunu ve insanların bu bayrağa karşı aşırı derecede saygı duyduğunu yazmaktadır.

Diğer taraftan IX. yüzyıldan itibaren “bayrak” sözcüğünün Türkler tarafından kullanıldığı ve bu bayrakların kızıl renkli kumaştan yapıldığı biliniyor. Kaşgarlı Mahmut’un, “ Ağdı kızıl bayrak – Toğdı kara toprak” beytinden kızıl bayrağın Türklerde “Savaş Bayrağı” olarak da kullanıldığı anlaşılmaktadır.

UYGUR TÜRKLERİ VE MOĞALLAR'’DA

“Al Kaftan” ve “Al Damganın hükümdarlık sembolü olarak kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca Türklerin bu kaftana, “Ergenlik Kaftanı” dediği de bilinmektedir. Bu inanca bağlı olarak, al kaftan günümüzde halkın güveye giydirdiği bir elbise haline gelmiştir.

Dede Korkut hikâyelerinde ifade edildiği üzere, Oğuz Türkeri’nde güveylik elbisesi “al kaftan”, gelinliği sembolü ise “al duvak’’tır.

Gazellilerde de ordu kumandanlarına kırmızı renkli kumaştan bayraklar verildiği, o dönemin tarihi kaynaklarında belirtilmektedir.

Osman Gazi, Selçuklu Sultan’ından Ak Sancağı almadan önce, harp bayrağı olarak kızıl bayrağı seçmişlerdir.

Ayrıca Osman Gazi’nin savaşlarda al renkli bayrak kullandığı ve vefatından sonra eşyaları arasından birkaç tane al renkli bayrağın çıktığı belirtilmektedir.

Türklerin yaratılıştan al renkli bayrağa tutkun olduklarını ve Türk halkında manevi tesiri bulunduğu birçok yabancı kaynakta yer almaktadır.

KIRMIZI RENK ELDE ETME YOLLARI VE KAYNAKLAR

Kırmızı çok değerli ve elde edilmesi biraz zor olan bir renktir.

Avrupalılar yüzyıllarca, mükemmel kırmızı boya elde etmek için kaynak aramışlar ve bunun için çeşitli yollara başvurmuşlardır.

Kırmızı rengi, kök boya formunda çeşitli bitkisel kaynaklardan elde etmek mümkündür.  Fakat bu kaynaklardan elde edilen kırmızı, yeteri kadar parlak ve canlı değildir.

Kırmızının en parlak tonu için bulunan diğer ana kaynak böceklerdir.

Kırmız meşesi ya da Kermes meşesi (Quercus coccifera), kayıngiller (Fagaceae) familyasından Akdeniz'e özgü bir meşe türü, kırmızı renk için bulunan ilk önemli kaynaktır.

Sık dallı 2-3 m boyunda her dem yeşil bir çalı ya da çok nadir olarak 10 m'ye boylanan ufak ağaç şeklindedir. Tomurcuklar 3-4 mm boyunda, pullu, çıplak ya da tüylüdür.

Kırmız meşesi, Kermes cinsi kabuklu bitlerin ana besini olup, bu böceklerden tarihsel süreçte, kırmız boyar maddesi elde edilmiş ve kırmızı renk elde edilmesinde kullanılmıştır.

Bu bilgiye ulaşılmasından sonra, o dönem için olağanüstü önem taşıyan parlak kırmızılar güç ve savaşın simgesi olarak, bayraklarda ve giysilerdeki ayrıcalıklı yerini almıştır.

Kırmızıyı güç ve savaşın simgesi olarak kullanmayan bir uygarlık yok gibidir.

Daha sonra Ortaçağ'da bu böcekler çeşitli Akdeniz ülkelerinde ticari olarak toplanmış ve Avrupa çapında satılmış, ressamların tablolarına, kraliyet üniformalarına, en güzel giysilere al renk katmıştır.

Hernán Cortés (1485–2 Aralık 1547), İspanya adına Meksika'yı fetheden denizcidir.

Hernan Cortes, ezelden beri Aztek ve Meksikalı Kızılderililer tarafından kullanılan kırmızı boya maddesi olarak kullanılan bir böceğin varlığını ve bu boyanın mevcut kırmızı boyadan 10-12 kat daha güçlü bir boyama etkisine sahip olduğunu duyunca, Avrupalılar ilk kez 1523 yılında, başka bir kırmızı boya kaynağından haberdar olmuştur.

Boya örnekleri, İspanya'ya götürülmüş ve kayıtlara göre İspanya'da ilk kez 1540 yılında kumaş tüccarları tarafından, kırmızı boyanın elde edildiği böcek ve toz haline getirilmiş Cochineal alım satımı yapılmaya başlanmıştır.

Kırmızı boya yapımında kullanılan bu böcekler, dikenli armut veya Hint incir olarak da bilinen bir tür kaktüsün üstünde yaşamaktadırlar ve bir yılda altı keze kadar hasat edilebilirler.

Bu böcekler yumurtlama evresinden sonra toplanmakta ve güneşte kurutulmakta, ya da düşük ateşte ısıtılmaktadır.

Böceklerin kurutulmuş gövdeleri ezilmekte ve kalay klorür gibi bir mordan(Boyama işleminde renk sabitleştirici olarak kullanılan maddeler)  kullanılarak parlak kırmızı renk üretilmektedir.

On yedinci yüzyıla gelindiğinde, bu böceğin üretimi İspanya aracılığı ile tüm dünyaya yayılmıştır.

1880'lerde kırmızı azo boyalarının üretimi ve tanıtımı ile doğal boyaların üretimi azalmıştır. Bu boyalar sentetik bir alternatif sağlamıştır.

İlerleyen zamanlarda ise sentetik boyaların kanserojen etkileri nedeni ile böcek kaynağına yeniden dönülecektir.

GÜNÜMÜZDE KIRMIZI BOYA ÜRETİMİNİN KAYNAĞI

Birçok tüketici henüz; gıda, kumaş, kozmetik veya ilaçları kırmızıya boyamada kullanılan maddenin böceklerin ezilmiş organlarından çıkarıldığının farkında olmayabilir.

Bunun kulağa hiç hoş gelmediğinin ben de farkındayım. Öte yandan bilginin evrenselliğine ve kutsallığına inanan biri olarak var olan gerçekleri de bilmek gerekiyor diye düşünüyorum.

Cochineal, Cochineal Özü, Carmine, Crimson Lake, Doğal Kırmızı 4, CI 75470, E120 aynı anlama gelen, 'doğal renklendirici' olarak da bilinen, bir gıda boyası olup, kozmetikte de kullanılan ve 'karminik asit' de denilen bir boyadır.

Karminik asit, kırmız böceklerde yüksek konsantrasyonda bulunan bir maddedir. Bu boyar madde böceğin gövdesi ve yumurtasından elde edilir (ayrıca kırmız olarak da bilinir) ve karmin boyası yapmak için alüminyum ya da kalsiyum tuzları ile karıştırılır.

Çözünmeyen formu, bazı et, sosis, işlenmiş kanatlı ürünleri, soslar, unlu mamuller, çerezler, tatlılar, pasta dolguları, reçeller, jelatinli tatlılar, meyve suyu tarzı içecekler, bazı peynirler gibi geniş bir ürün yelpazesinde kullanılmaktadır. Ayrıca süt ürünleri, soslar ve tatlılarda da kullanılmaktadır.

İlaç endüstrisi de renkli haplarda ve merhemler için Cochineal kullanır.

Yine saç ve cilt bakım ürünleri, rujlar, allıkların yapımı için kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.

454 gram boyar madde yapmak için yaklaşık 70.000 böcek gereklidir.

Bir böcek vücut ağırlığının % 18-20 kadar karminik asit içermektedir.

Son yıllarda, yapay gıda katkı maddelerinin sağlık üzerindeki negatif etkileri ile ilgili korkular artmıştır.

Buna bağlı olarak, böcek tabanlı kırmızı boyalar tekrar popülerlik kazanmıştır.

KARMİN KIRMIZISININ DİĞER KULLANIM ALANLARI

GIDA SANAYİ- Dondurulmuş balık, et, vb

İÇECEK ENDÜSTRİSİ- Alkolsüz içecekler, meyveli içecekler, enerji içecekleri, vb

ALKOLLÜ İÇECEKLER- Kırmızı veya turuncu tonları gerektiren düşük pH ile ürünler

SÜT ENDÜSTRİSİ- Yoğurtlar, dondurma ve süt bazlı içecekler

CONFECTİONS- Şeker, dolgular, şuruplar, sakız, vb

MEYVE HAZIRLIKLAR– Kiraz reçeli, Pulp vb

KOZMETİK SANAYİ- Göz çevresi, göz farı, ruj,dispersiyonlar

DİĞERLERİ - Ketçap, toz içecekler, kurutulmuş çorbalar, konserveler, çorbalar, vb

Karmin ayrıca yapay çiçek yapımında, resim yapmak amaçlı boya yapımında ve kırmızı mürekkep üretiminde kullanılır.

Mikrobiyolojik testlerde de kullanılmaktadır.

Kırmızıya yaptığımız renkli yolculuk burada bitiyor, faydalı olması umudyla.

Saygılarımla.

Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir

25.08.2014

Muğla 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 56
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1146
Kayıt tarihi
: 08.04.14
 
 

Muğla Üniversitesinde Prof. Dr. olarak çalışmaktayım. Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster