Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
77
 

Kısa Hikaye: Şüphe Yok!

İsmi Yok.. Sevgili Okurlar…Şimdi sana anlatmaya başlayayım canım kardeşim… Hayata meydan okuyan gözlerimle benden anlatmamı beklediğin şeyi anlatmaya başlayacağım sana. ‘Bir kanıt, bir göz kırpması haliydi her bir şey...”

İmdi! Hiç saldırmıyordun üstelik çok cılız, zayıf, güçsüzdün benden. Yanıma oturmuş sıkı duruyordun kanepede. Sonra sana alaylı sırıtarak baktım. İlk sefer vuruşum yumruk oldu! kafanı gözünü dağıttımmm. İkinci sağlam vuruşum yan tarafına ta böğrüne gelmişti. Bir kez daha sana doğru geldiğimde alnımda hayvani ihtiraslarımın vicdansız, ahlaksız, kifayetsiz, anlamsız terleri birikti. Bu sefer durmak bilmeyen kahrolası egom ve enayi kibrimle yumruk yerine alçakça tekme atmayı denedim. O hırsla freni patlamış kamyon gibi ileriye sana doğru atıldım. Sol ayağımı kullanacakmış hilesini yapıp, sağ ayağımı başına savurdum. Yüzüne vurduğumda çat diye bir ses gelmiş, başın istikametinden sola dönmüş, çene kemiğin çoktan kırılmıştı. İçimden küçük zaferimi kutluyordum. Sessizce içimden utanmadan savaş kazanan muzaffer komutan edasıyla kıs kıs güldüm haline. Yanaklarım alev alev ateşle kaplanmış, gözlerim kanlı, ruhum bir katilin soğuk yüzü kadar kapkara katıydı. Güçlü bir şekilde nefes alıp veriyor insan-lık dışı kötü vücut enerjim atmosfere tehditkar acil siren sesi telaşıyla gürültüyle yayılıyordu..

Onuru kırılan sen!. Benden daha kötüsünü beklediğini itiraf ediyordun acı içinde.. Sesin, bedenimi arkadan kıstıran kötü adamların davetkar, amansız baskınlarını andırıyordu. Benliğini yitirmiş kimliğimden çıldırmış aklımdan kendimi haklı çıkaran kepaze bahaneler geçiyordu. Kaç gündür doğru davranmış; Kaç yıl, kaç asırdır türkü söylemiş, istemiş, almış vermiştim.. yemiş içmiş.. Hayat benden daha büyüktü!.. Başım göğe değmiş, gönlüm yerde, vicdanım serde..

Ancak! bunlardan hiiiiç birini kabul etmedim ve şöyle dedim gözlerinin yuvarlağına bakarak; Fırsat bularak, sana istediğin dünyanın özlemini, hakkın olan yaşamın tatminini yaşatmak benim için bir zul olur ancak!! Veee..her zamanki ben bunu başka bir zaman ve her zaman tekrarlamaktan korkmayacaktım vahşi kalarak.. Sonra seni elimin tersiyle iterek kurtulmaya, mevzilendiğim yerde çivi gibi çakılı kalmaya yemin ettim! Dudaklarım kulağının dibinde pergel misali açılıp kapandığında ise şöyle fısıldadım; Hala seni beslememe, korumama, gözetmeme, iyilik dilememe ihtiyacın var. bu durum seni yüceltiyor, ihya ediyor, şaha kaldırıyor… Sonra gözlerine bakmaya yetecek kadar geri çekildim. Baktığım yüksek tepeden yüzlerimiz arasında çok büyük mesafe vardı. Derin uykumdan uyandığımda ise, “Beni var eden sen olmalısın!?..” diye düşündüm.

 

Konu Anlatımı: Akıl var, mantık yok, anlam yok, amaç yok, erdem yok, ahlak yok, sistem yok, düzen yok. Var olan tek şey, geride kalan yokluklar, yoksulluklar, adaletsizlikler, bitişler, sona erişler, yokoluşlar, savruluşlar, kayboluşlardı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 112
Kayıt tarihi
: 20.02.17
 
 

Eğitim Durumu Halkla İlişkiler Yüksek Lisansı İsletme Fakültesi Sosyoloji Bölümü Gazeteci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster