Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
52
 

Kısır döngü..

Başlamak ne kadar zordur değil mi bir yazıya? İçinizde çok şey vardır, neler neler söylemek istersiniz de, nereden ve nasıl başlayacağınızı bilmezsiniz. Daha sonra bu bilememezliklerle geçip gider zaman, zaten sonra da bir önemi kalmadığını düşünerek söyleyeceklerinizi söylemekten vazgeçersiniz..

Bu yazdıklarım sadece bir konuşmayla veya yazıyla ilgili değil aslında.. Tam olarak hayatı anlatıyor. Hayat da böyledir. Çocukluk neler yaşanırsa yaşansın güzeldir. Gençlik; bunalım, kişilik çatışması ve biraz heyecanla geçer. Burada anne babanın ne söylediğinin önemi yoktur. Bu, onları dinlemediğinizden değil, isteseniz de söylenenleri tam algılayamadığınızdan dolayıdır, çünkü bir şeyleri tecrübe etmeden anlamak mümkün değildir. Biraz zaman geçer, bir de bakmışşınız ki kendi ailenizi kurmuşsunuz, işinize gidip geliyorsunuz ve hayat hiç durmadan akıp geçiyor. Yaşadıklarınızla beraber o geçmiş yıllara ait tavsiyeler ve sözler o zaman aklınıza gelmeye başlar. Evet, keşke böyle yapsaydım, keşke o yılları daha güzel yaşasaydım, keşke bazı şeyleri yapmakta bu kadar aceleci davranmasaydım, keşke daha çok seveceğim bir mesleğim olsaydı vb. bir sürü düşünce. Bu düşüncelerle birlikte hayaller de gelir, ben aslında şöyle bir hayat istiyordum, ben aslında böyle yaşamak istemiyordum gibi. Ama düzen - ya da daha havalı olsun- sistem dedikleri şey seni öylesine kuşatmıştır ki, başka türlüsü mümkün değildir, başka türlüsü aklına yatmaz, yatamaz. Değil mi ki senin işin var -ki çoğu insan ne şanslı kapağı atmış diye düşünür-, değil mi ki sen evlenmiş barklanmış yuvanı kurmuşşundur, daha ne, belki bir de çocuk tamam.. Aslında itirazın olduğu şey bunlar değildir, ama en basit değişikliği bile yapamaz duruma gelmişsindir.

Ya da bazı kişilere -aile veya iş hayatında- yaptıkları davranışlarından dolayı uyarılarda bulunmak, bazı şeyleri haykırarak söylemek istersin. Çünkü onların davranışlarının ucu sana dokunmaktadır. Onların davranışları hayatta bazı şeylerden kısmana, ya da işini yaparken bunalmana neden oluyordur. Ama en zoru da aileden biriyle ya da işten biriyle konuşmak değil midir? Ne düşünürler, onları incitmeden nasıl kendimi ifade edebilirim, bu hiç ona söylenir mi? Bu gel-gitlerle yine zaman geçer. Cesur değilsindir çünkü, belki kişiliğin öyledir, belki öyle yetişmissindir, belki geç olduğunu düşünüyorsundur.

Sonuç olarak aklına gelir gider bu düşünceler, belki kime belki nasıl söyleyeceğini bilemezsin, ve bu bilememezliklerle geçip gider zaman. Zaman geçtikçe de önemi kalmadığını düşünerek söyleyeceklerini söylemekten vazgeçersin.. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 144
Kayıt tarihi
: 08.10.11
 
 

Eğitim : Üniversite Meslek: Kamu görevlisi Medeni durum: Evli İlgi alanları: Yürüyüş,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster