Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
120
 

Kişisel gelişim; giriş

Kişisel gelişim; giriş
 

Sevgili Erdal Ceyhan hocamın “nasıl?” sorusu üzerine böyle bir blog inşa etmek istiyorum.
Kişisel gelişim ile ilgili tanımlamaları Erdal Hocanın “Kişisel Gelişim: Nedir kişisel gelişim” adlı bloğunda bulabilirsiniz. Ben ise farklı, kişisel gelişimin sürekli hale getirilmesi üzerine bloglar yazacağım. Oysa “7’sinde neyse 70’inde odur” deyimi yerleşmiş literatürümüze ve bu durumda kişisel gelişim nasıl olacak?
Kişisel gelişimi tanımlarken artık yaşam koçları da paralelinde anılıyor. Şimdi buradan hareketle başka birisinden yola çıkarak mı kişisel gelişimimizi kurgulayacağız?
Yani bir kahraman, bir rol model mi seçeceğiz? Bu doğruysa bu kişinin doğru olduğuna nasıl karar vereceğiz?
Mesela Mustafa Kemal Atatürk’ü rol model seçersek, kendisinin özel hayatında başarılı olduğuna dair elimizde bir delil var mıdır? Türkiye’nin ilk boşananıdır o. Çocuğu yoktur. Aşkı Fikriye’yi yeni Türkiye fikri üzerine  terk etmiştir o. Oysa başarılı bir devlet adamı, komutan ve fikir adamıdır. Dünyamızda parmakla gösterilmiştir...
Grace Kelly, Holywood’un asalet kokan prensesi, gerçek bir prensle evlenip sonunda ne olmuştur? Araba kazasında ölmüştür. Kızları her daim problem çıkarmıştır. Yani prenses olmasına rağmen kişisel bazda baktığımızda gerçek bir mutsuz kadından bahsediyoruz.
Keza Diana da farklı değildir kanımca. Rüya bir düğünle, bilmem kaç metre kuyruklu gelinlikle evlenmesine rağmen başka bir kadına kuma giden Diana’dan bahsediyoruz. Onun sonu da ölüm ve trafik kazasıdır.
Hep düşünmüşümdür; başkalarına yardım edip kendimize de yardım edebilir miyiz? Örneğin dışarıda siyah yemyeşil gözlü bir kediyi besliyorum şu anda ve o bunun farkında değil. Kendimi o kadar keyifli hissediyorum ki!
Kişisel olarak gelişmek, mutlu olmak mı anlamına geliyor?
Başarı ve mutluluk arasında gerçek bir korelasyon var mıdır? Varsa yüzde kaçtır?
Aslında anlatmak istediğim şeyler, şu ana kadar anlattıklarımdan çok farklı. Kendini geliştirmekten bahsetmek istiyorum ben, yoksa kişisel gelişimden değil. Çünkü ikisi gerçekten farklı şeyler!
“Borsa” ve “Çalışan Kadın” filmlerinden (80lerden) sonra devrim niteliğinde “modern insan kavramı ve kadını” ortaya çıktı. Bu şehirli insanın geliştirilmesine yönelik sistematik ve programlı bir hareketti. “Şeytanın Avukatı” ve “Sex and City” gibi filmler ve diziler, modern toplumda kadın ve erkeğin mutlu olmasına yönelik PARA ve SEKS kokan yaklaşımlar belirlediler. Aşk tanımını bu iki kavram üzerine oturttular. Hatta bu iki kelimeye daha da büyük bir SONUÇ kelimesi yerleştirdiler: EĞLENMEK.
Bu kavramlar hep ulaşılması gereken amaçlar olarak insanlara KİŞİSEL GELİŞMEYİ emrettiler. Çalışan sınıftan PATRON sınıfına sıçramak yani sermayeye her ne şekilde olursa olsun ULAŞIP EĞLENİR hale gelmek, başarı sayıldı.
İnsanın EĞLENMESİ için üç şey şarttı: PARA , SEKS ve MADDE BAĞIMLILIĞI (içki, sigara ve uyuşturucu)... Ve gariptir bunların bileşiminden de AŞK yaratılmaya çalışıldı. Yaratılan AŞK kavramı mutluluktan bile YÜCE bir kavramdı.
Ve bütün bu amellere ulaşabilmek içinse KİŞİSEL GELİŞİM gerçek bir formül olarak kabul edildi.
Steve Jobs ölmeden önce nasıl kandırıldığını anlatmadı mı? “Şimdiki aklım olsa” ile başlayan cümleler etmedi mi? Oysa kendisi dünyanın bir numaralı GÜÇLÜ adamı değil miydi? Yaldızlı(?!) mutluluklar yaşamamış mıydı bu hayatta?
Oysa kendi donunu dikemeyen Freud –ki tüm evliliği boyunca baldızı ile seks ilişkisi olmuş bir zattır- Psikiyatrları mutlu edecek analizler yapıp toplumu SAPKINLIK, SAPIKLIK ve NORMALLİK arasındaki süreçte, insan davranışlarına MANALAR verip bir GÜNAHKARA dönüşmesini sağlayan kişilerin en başında gelmedi mi? Yani İLİMİ kılıf olarak delil kabul eden insanoğlu MUTSUZLUĞU ve DEPRESYONU yüceltecek ve bundan kurtulmak için YOGAYI pazarlayacak çözümler bulmadı mı? DALAYLAMA(DALLAMA) yöntemleri bunun üzerine geliştirilmedi mi?
Genç yaşta cinsel yönden pazarlanan kızlar ve oğlanlar, Selena Gomez ve Castın Biber gibi, tüm gençliğin cinsellik yaşını 12’ye indirilmesi için yapılan çalışmaların kahramanları değiller mi? Onlar da sokaktan geldiler; siz niye onlar gibi olmayınız? İnternetin %60’ı porno endüstrisi değil mi?   
Bu yazımının GİRİŞ BÖLÜMÜDÜR. Yani 1!

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kişiliğin şekillenmesinde toplumsal dayatmaların rolünün hayli fazla olduğunu gözlemliyorum. Bu nedenle kişisel gelişim nasıl tamamlanır, tamamlanabilir mi, ne zaman tam oldum denir ya da tam olunur mu? İlgi çekici bir konu olacak. Neyse siz yazın, bir de sizin gözünüzden bakalım konuya...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 28.01.2017 14:35
Cevap :
Sizin de anlamlandırdığınız gibi güzel bir konu ve detayına yavaş-yavaş gireceğiz... Selamlar  08.02.2017 11:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 1644
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 284
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster