Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Artık birşeyler yapmak lazım

http://blog.milliyet.com.tr/sedaa

03 Eylül '06

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1559
 

Kızılderilinin doğa anlayışı

Kızılderilinin doğa anlayışı
 

1871 yılında doğan "Tatanga Mani" ya da Yürüyen Boğa adlı, yaşamı boyunca doğayı anlamaya çalışan Stoney kızılderilisi, yaşlılığında Kanada hükümeti tarafından Kızılderili halkının temsilcisi olarak bir dünya turuna çıkarılır. 87 yaşında, Londra'da yaptığı bir konuşmada, Kızılderililerin Yüce Ruh'la ve onun yarattığı doğa ile olan ilişkisini şu şekilde dile getirir: "Biliyorsunuz, dağlar her zaman taş binalardan daha güzeldir. Şehirde yaşamak, yapay bir varoluştur.

Orada birçok insan, ayaklarının altında gerçek toprağı hiç hissedemiyor, saksıdakiler dışında bitkilerin büyüyüşünü göremiyor ya da caddelerin ışıklarından geceleyin yıldızlarla süslenen büyüleyici gökyüzünü görebilecek kadar uzaklaşamıyor. İnsanlar Yüce Ruh'un yarattığı sahnelerden uzakta yaşadığında, onun kanunlarını da kolayca unutuyorlar. Biz her şeyin yaratıcısı ve yöneticisi olan Yüce Ruh'la iyi geçiniyorduk. Siz beyazlar bizim vahşi olduğumuzu sandınız. Bizim dostlarımızı anlamadınız, anlamaya çalışmadınız. Biz güneşe, aya ya da rüzgara övgüler düzerken, siz bizim putlara taptığımızı söylediniz. Hiç anlamadan, yalnızca bizim tapınma şeklimiz sizinkinden farklı diye, bizi kayıp ruhlar olarak nitelediniz.

Biz Yüce Ruh'un eserlerini her şeyde görürdük, güneşte, ayda, ağaçlarda, rüzgârda ve dağlarda. Bazen bunlar aracılığıyla ona yaklaşırdık. Bu çok mu kötüydü? Bence biz Yüce Varlığa, bize putperest diyen beyazların çoğundan daha güçlü bir imanla, gerçek bir inançla bağlıyız. Doğaya ve doğanın yöneticisine yakın yaşayan Kızılderililer karanlıkta değildir.

Ağaçların konuştuğunu bilir miydiniz? Evet, konuşurlar. Birbirleriyle konuşurlar, kulak verirseniz sizinle de konuşacaklardır. Asıl sorun, beyazların dinlememesidir. Kızılderilileri dinlemeyi hiç bir zaman öğrenemediler, bu yüzden doğadaki başka sesleri dinleyeceklerini de hiç sanmıyorum. Oysa ben ağaçlardan çok şey öğrendim, bazen hava, bazen hayvanlar, bazen de Yüce ruh hakkında."

BİZ DOĞAYI NE KADAR ANLIYORUZ Kİ!!! BU REİSE HAKLI DEĞİLSİN DEMEK MÜMKÜN DEĞİL!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğayı anlamak, dinlemek ve ona saygı göstererek kendi döngüsüne bırakmak. Eğer biz insanlar doğaya müdahale etmesek, doğayı kendi haline bıraksak, kirletmesek, tahrip etmesek çocuklarımıza daha güzel bir dünya bırakabiliriz. Başka bir "büyük reis'in" dediği gibi, "nehirler ve denizler kirlenip balıklar ölürse, hava kirlenir nefes alınamaz hale gelirse, ormanlar yok olup orman canlıları barınaklarını kaybederse, birgün kazandığımız paraları besin niyetine yiyemeyeceğiz. Teşekkürler evlat. Güzel ve eğitici bir yazıydı.

......... 
 11.09.2006 12:33
 

Gerçeğin ta kendisini yazan kızırderili bey e saygı duyuyorum.Bez insanlar kendi açgözlülüğü,para hırsı yüzünden kendi dünyasını yok ediyor ve o kadar kısır yaşıyoruz ki yükselne ve para hırsından başka bu dünyadan istediğimiz başka bir şeyde yok.Dünyayı gerçekten anlamak,bütünleşmek duygusu bize pek cazip gelmiyor çünkü ucunda kar getiren bir şey olmadığı sürece herşeye sırtımızı çeviriyoruz.

ADIL SAGIROGLU 
 05.09.2006 12:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 852
Kayıt tarihi
: 02.08.06
 
 

Adım Seda. 1981 İzmir doğumluyum. Ankara Hukuk Fakültesi mezunuyum. 25 yaşındayım. Bir şeyler üretme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster