Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Neslihan ERDOĞDU Serbest

http://blog.milliyet.com.tr/kariyerkoc

15 Ekim '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1845
 

Kızım Artık Din Dersine Girmeyecek!!!!

Kızım Artık Din Dersine Girmeyecek!!!!
 

Kızım birkaç gün önce “anne seninle bir şey konuşabilir miyiz” dedi.”Konuşalım” dedim ama söze nasıl gireceğini bir türlü bilemiyor, “ama sakın kızma” diyerek kıvranıyor.. Meraklandım, tepkimi kontrol etmeye çalışıyorum ...Ama epey uzadı bu durum, söyleyeceğim, ama !!cümleleri birkaç kez kuruldu.

Söyleyeceği şeyle ilgili tahminim arkadaşlarıyla bir yere gitmek isteyebileceği ya da ne bileyim belki karşı cinsle ilgili bir şey söyleyecek diye düşündüm.

Sonundan ağzından baklayı çıkardı… ”BEN DİN DERSLERİNE GİRMEK İSTEMİYORUM” şaşırdım, durdum, aslında hiç beklemediğim bir istek daha önceden hiç konusu olmamış ....Duyduğum karşısında şaşkınlığımı atamadan , ekledi “hem ben araştırdım benim böyle bir hakkım varmış, istersem girmeyebilirmişim…”

“Böyle bir karara nasıl vardın , sanırım nedenlerin vardır” dedim…

Başladı anlatmaya ”ben din dersinde anlatılanlardan tedirgin oluyorum,hep korkulacak şeyler duyuyorum sonra onlar gece aklıma geliyor.” Dedi. Ama dedim “dualar öğreniyordun,bilgiler alıyordun” , Ne öğreniyordum anne “cehennemde nasıl yanacağımızı ,Allah’tan nasıl korkmamız gerektiğini ,Allah’ın bizi nasıl cezalandıracağını,ölüm anında Azrail’in neler soracağını,neler yapacağını,cinleri perileri,haftaya da şeytanı anlatacağını söyledi” ,dedi bir solukta” O bunları anlatırken birden ramazan ayındaki konuşmamızı hatırladım,”neden oruç tuttuğumuzu ,bu ayın anlamını anlatı mı öğretmenin demiştim “ geçiştirmişti , bu kadar net değildi ama, sanki olumsuz şeyler söylemişti yine. O an kendime çok kızdım “üstünde dursaydım durum bu noktaya gelmezdi belki” diye..

Tabi artık geçmişteki ihmali düşünmenin yararı olmadığı için; ne yapabileceğimi düşünmeye başladım,”olmaz öyle şey, ne demekmiş derse girmemek “türünden yaklaşsam işin içinden hiç çıkamayacağım..”Senin korkmanı ve yanlış bilgilemeni istemem çünkü bizim dinimiz çok güzel özelliklere sahip diye dilim döndüğünce bir şeyler anlattım ve şöyle bağladım,eğer sen gerçekten çok korkuyorsan “DİN DERSİNE GİRME ,”ama her hafta seninle oturup bu konuda konuşup kitaplar okuyacağız söz mü? “ dedim. Rahatladı , yatıştı.Bunun okulla ilgili boyutunu ayrı tutmakla beraber, bu yaşanılanın hiç de basit ve az rastlanır bir durum olmadığını düşünüyorum.

Benim 14 yaşındaki kızımın “din”ile ilgili duygularını olumsuz etkilemeye kimin hakkı var?

Benim 14 yaşındaki kızımına,Allah ‘tan korkmayı,ölümü, ,cini,şeytanı ,dehşet duygularını yaşatmaya kimin hakkı var?

Benim 14 yaşındaki kızımın dininden ve Allah’ından uzaklaşmasını sağlayan olumsuz etkiyi yapmaya kimin hakkı var?

Bunun adı “din eğitimi” olabilir mi?

Bunun adı İslamiyet’e hizmet olabilir mi?

Bunun adı eğitim olabilir mi?

Amerika’lı bir aile var kızımın okulunda ve onlarla görüşmelerimiz sıklaştığında dini günlerinin nasılda renkli,ailelerin hep bir arada yaşadığı ve paylaştığı dini şölenler olduğunu gıpta ile izledim..Geçmiş zaman kullanıyorum çünkü bu gidiş gelişlerde çocuğumun etkileneceğini , belki de o dine yaklaşacağından korkmamdan arayı uzak tutmaya gayret ediyorum..Kullandığım yöntem hiç de adil değil oysa…Kızım kendi dinini layıkıyla öğrense de neyi neden yaptığını bilse ,dinimizin güzelliklerini fark etse bunu yaşantısına geçirebilse ,hem başka şeyler daha kolay olur.Ben ;başka bir kültürün dini boyutunu saklayarak kendi dinimi korumak durumunda kalmam.Bu noktadaki aileye düşen sorumluluğu bilmiyor değilim ,ancak okul hayatının pek çok konuda değiştirilmez yaralar açtığını da bilenlerdenim..

Bunca İmam hatip Lisesi bunca İlahiyat mezunu , derslere girebilecek gerçek “din uzmanları !” varken bunlar yaşanıyorsa , yanlışlığın nerede olduğunu bulmak lazım…

Mehmet Arda, Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=110015 Yayımlanmasını nerdeyse bir haftadır beklediğim yazımın adresi..Göz gezdirirseniz sevinirim..Sevgiyle saygıyla kalınız..

Güller_Açarken 
 17.05.2008 15:55
Cevap :
Hemen bakıyorum sevgiler...  17.05.2008 16:57
 

Dilimize, gelenek göreneklerimize,kültürümüze en tehlikelisi de dinimize sistemli planlı ve sinsi bir saldırı var..Amaç insanların içine kurt düşürmek, şüphe ettirmek..Sonrası kolay. Devlet ve millet olarak uyanık olmalıyız..Sayfamı takip etme zahmet inde bulunursanız yakın bir zamanda tehlike olarak gördüğüm bir konu ile igili bir yazımın yayımlanmasını umud ediyorum. Umud ediyorum diyorum çünkü sayın editörlerim, anlayamadığım bir sebepten yayımlamıyorlar:) Sevgi ve saygılarımla..

Güller_Açarken 
 15.05.2008 20:48
Cevap :
Katkılarınız için teşekkür ediyorum...Yazaınızı merakla bekliyorum...Saygılarımla...  16.05.2008 21:15
 

Başkalaştırma operasyonunun başarısı için elbette adalete, eğitime ve dine güven sarsılmalı. Bir de Türkçeyi yozlaştırırsanız artık her şey elinizde. İstediğiniz gibi "zevk" yapın. Dolu başak eğik ve boş başak diktir, ilim arttıkça tevazu da artar. Suskunlar daha etkili konuşanlardır. Ama bu "zor" şartlarda bilgisiz hatiplere meydanı bırakmamak şart. Bilenler konuşmalı. Değerli yorumcular, bilgisiz ya da eksik/yanlış bilgili sözde din adamlarının çokluğundan ve "yanlış" bir İslamı anlattıklarından bahsetmişler, haklılar. Öte tarafta, son 20 yılda hızla gelişen iletişim yöntemlerinin sunduğu imkanlarla doğru bilgiye ulaşmanın sayısız yoluna sahip olduk. Tabi bu yolları sayısız diğerleri içinden ayırt edebilmek de gerekiyor. Hepsini okumak ve böylece seçim yapmak imkansız, ömür yetmez. O yüzden de ölçü veya sizin daha iyi bildiğiniz "paradigmaların" şekillenridilmesi lazım. Neden uzattım bilmiyorum, su uyuyor düşman uyumuyor, yapılması gerekenler de belli. Size gönülden saygılar sunuyoru

Mehmet Arda 
 15.05.2008 10:24
Cevap :
Teşekkür ederim..Saygılarımla...  15.05.2008 16:35
 

Doğa hiç bir alanda boşluk bırakmıyor. Sosyal bir canlı olan ve akıl sahibi insanın hayatı da buna dahil. Hele çocukluk çağında bu durum daha da önem kazanıyor. Ailerler başta olmak üzere toplumların sağlıklı gelişiminde etkisi olan her kişi ya da kesimin bunu gözönünde bulundurarak hareket etmeleri gerekiyor. Toplumsal hayatta gelişime yönelik atılması gereken ancak önemsenmeyen ya da ertelenen adımlardan doğan boşlukların GÜÇLÜ OLAN tarafından doldurulduğunu gözlemleyebiliriz. O yüzden çocuklarımızın hayatında ortaya çıkabilecek eksikliklerin doldurulmasında aktif olmalıyız. Yoksa bu boşluğu başkaları istemediğimiz bir şekilde doldurabilir. Kaldı ki uzun süredir basiretsiz yönetimlerin iş başında olduğu ülkemizde "eğitim" alanındaki eksiklerin yarattığı boşluğu bu "başkalarının" doldurduğu kanısındayım. Özellikle toplum hayatında en büyük etkiye sahip "din" konusunun da bunun dışında olmadığını düşünüyorum. 21. yüzyılda yaşadığımız hurafe dini bunun sonucu. Tanrı kavramına ve onun be

Gürkan Burak Heper 
 26.12.2007 18:10
Cevap :
Katkılarınız için teşekkür ederim...Saygılarımla...  26.12.2007 20:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 153
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 837
Kayıt tarihi
: 10.09.07
 
 

HAYAT YÜZ ÇİZGİLERİ YÖNÜNDE İLERLER.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster