Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
3419
 

Kornelya'nın torunu Selim -Osmanlı'da ilk halife-

Kornelya'nın torunu Selim -Osmanlı'da ilk halife-
 

Ahmet Altan Hürriyet deki köşesinden “Korkmayın… Korkmayın” diye sesleniyor.

Şu geleceğinden korktuğunuz "şeriat" var ya... O zaten buradaydı.

Daha doksan yıl önce bu topraklar şeriatla yönetiliyordu. Üstelik yöneten de bizzat "halifenin" kendisiydi. Hilafet vardı burada. Şeriat da, hilafet de aniden pat diye kalktı. Ne oldu peki? Şeriata çok meraklı olduğunu sandığınız halk ne yaptı? Ayaklandı mı?

İç savaş mı çıktı? Yooo...” diyor.

Osmanlıda gelenekselleşen Padişahların Türklerden ziyade yabancılarla (gayrimüslim) evlenmesidir.
Osmanlı’yı yöneten 36 padişahtan sadece ikisinin annesi Türk; Osman Gazi ile Orhan Gazi’nin… O da kuruluş yıllarında…

Fatih Sultan Mehmed’in annesi Sırp Despina yani Hüma Hatun.

II. Bayezid’in annesi Kornelya.

Yavuz Selim’in annesi; Gülbahar Pontuslu bir Rum.

Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi; Polonya Yahudisi Helga yani Hafza Sultan.

Bu çok kültürlülük, Osmanlı hanedanını tabii ki etkilemiştir. Osmanlıda halifelik kültürel olmasından çok bir devlet politikasıdır.

Osmanlı hükümdarları İslamiyet’te yasak olmasına rağmen portrelerini yaptırmışlar. Şiirle, musiki ile uğraşmışlar.

Tarihçi Murat Bardakçı “Osmanlı’da kerhane ve meyhane yönetmeliği vardı, Kanuni zamanında devlet şarap ihraç edip vergi alırdı, bunların var olduğu devlet şeriat devleti değildir.” Diyor.

Üstelik Osmanlı üniter bir devlet de değildir. Çok ulusludur. Birbiriyle yaşamaya alışmış, farklı kültürleri kanıksamış, kültürel farklılıklara açık bir toplumdur.

Osmanlının şeriatı ile bugün Türkiye’de oluşabilecek şeriat anlayışı aynı olmayacaktır. Bu nedenle Osmanlı bugüne örnek olamaz.

Üstelik bu kadar kültürel kaynaşmaya rağmen 31 Martta gericiler din elden gidiyor diye ayaklanmıştır.

Ahmet Altan “Şeriat pat diye kalktı da ne oldu peki?” diye soruyor.

Şeyh Said ayaklanmasını unutuyor.
İzmir suikast girişimini unutuyor.
Menemen de Kubilay olayını unutuyor.

Ya da bilerek göz ardı ediyor.

Yine yazısında Ahmet Altan “Yaşadığımız ülke "dindar" insanların ülkesidir. Ama yeryüzünün belki de en "çocuksu, en masum, yaramazlığı en çok seven" dindarlarıdır onlar.” Diyor.

Şeyh Said’in kalkışması masum bir yaramazlık mıdır?

Asteğmen Kubilay bir yaramazlığın kurbanı mıdır?

Ahmet Altan’ın babası Çetin Altan’ın bir sözüyle bitirmek istiyorum.

“Enseyi karatmayalım”

Ama uyanık olalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

şunu belirtmek isterim.Osmanlı Padişahlarının yabancı kadınlarla evlenme geleneği diye bir durum yoktur.3-5 Padişahın hanımının yabancı olduğu bilinen birşeydir.yalnız görmezden gelinen o Padişahların 1 yabancı hanımına karşılık, en az 10 civarı müslüman veya Türk hanımının olduğudur.yabancıların meşhur olmasının nedeni sarayda daha etkin olmaları,birinci hanım (Haseki Sultan)lığa yükselmeleri vsdir.bütün kaynaklarda kolaylıkla görülebilir. TARİHE NASIL BAKARSAK, GEÇMİŞİ ÖYLE GÖRÜRÜZ. Ülkemizde özellikle Osmanlı için her türlü yorum yapılıyor.Bunu yaparken herkes kendi dünya görüşüne göre yorum yapıyor ve ortaya bin türlü Osmanlı çıkıyor. Buna en iyi örnek, Vahdettin hain miydi, Vatanperver miydi! ya da II. Abdülhamit Kızıl sultan mıydı başka bir şey miydi.Kısaca ben gerçeklikten yanayım.tarih gerçeklerin bütününün bilimidir.Onu bir kıyısından tutup, işte budur dediğinizde bir başkası da başka bir yerinden tutup hayır budur der.tarih önyargısızlık gerektirir.

METİN ÜSKES 
 13.12.2007 17:13
Cevap :
Asıl konum padişahların eşlerinin ırkı değil ve hatta benim için bir önemi de yok. Ancak 2. Abdülhamitin annesi ermeni Virjin,Abdulmecidin annesi Suzi,Genç Osman'ın annesi Evdoksiya... ve burada aynı kaynaktaki örneklerden 16 sını yazabilirim. (Kaynak 12.02.2007 Yeni Şafak gazetesi Mehmet Şeker) Ben de gerçeklerden yanayım. O gerçek hangisiyse...  13.12.2007 17:59
 

Bütün kalbimle size katılıyorum. Ben hayatımın hiç bir döneminde, ülkemin bütünlüğü, bekası ve laiklik konusunda bu günkü kadar endişe etmedim. Asla, ama asla masum çocuk falan gibi değiller. Olsa olsa, tıpkı tinerciler gibi bağnazlığın sarhoşluğu içindeler. Sevgiler. Selamlar. Ali nail.

Ahmet Güreşçioğlu 
 02.10.2007 1:13
Cevap :
Teşekkür ederim... Selamlar...  02.10.2007 12:20
 

Bizim dini inancını yaşayanlardan önce,etnik azınlıkların sorununu çözmek gibi bir sorunumuz var.Bu gün din kisvesi altında,etniklik daha fazla boy gösteriyor gibi.Haliyle dini yaşayanlarla,kışkırtmaları iyi analiz etmek lazım.Bugün sizin gördüğünüz pencereden bunlar,bir başkasının penceresinden daha farklı yorumlanıyor.Açıkcası,ben şeriat geleceğini,din dveleti oalcağımızı hiç mi hiç düşünmüyorum.Ki,siyasidin tartışmasını yaratan bizler,yine tartışalım diye 22 temmuzda oylarımızı kullandık...

yekruseha 
 01.10.2007 15:08
Cevap :
Benim tartışma konum dini inancını yaşayanlar değil. Dini inancını toplumun yaşantısına dayatmak isteyenler ve bu olumsuz algıyı normalleştirmeye çalışanlardır. Pek tabii ki başka önemli sorunlarımız da var. Yeri geldikçe hepsini tartışacağız dilimiz döndüğü kadar konu hakkındaki düşüncelerimizi açıklayacağız. Kişisel olarak etnik ayrımcılığa da, şeriata da karşıyım. Selamlar...  02.10.2007 13:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 156
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1146
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

1966 Samsun doğumluyum. KTÜ Mühendislik fakültesi mezunuyum. İzmirde yaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster