Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
497
 

Kötü oynadık ve yenildik...

Kötü oynadık ve yenildik...
 

"Bugün 2008 Avrupa Kupası elemelerinde Yunanistan’la kritik bir karşılaşmamız var. Şimdiye kadar Yunanistan’a karşı maç kaybetmemiş olmamıza rağmen, puan sıralamasındaki durumumuz millilerimizin strese girmesine müsait. Bu yüzden kötü bir netice almaktan korkuyoruz" demiştim bugünkü gazete manşetleri yazımda...

Aslında yenileceğimizi tahmin ediyordum ama, bunu açık açık söyleyemedim.

Maça gelen seyirciler, sonunda galibiyetin de, yenilginin de olabileceği bir futbol müsabakası izlemeye gelmiş gibi görünmüyorlardı. Son günlerde yaşadığımız terör olaylarının etkisiyle seyircimiz heyecanlıydı, duyguluydu. Sanki bir düşmanla karşı karşıyaydık. Kurtuluş Savaşı'nda Ege'de denize döktüğümüz Yunan takımıydı rakibimiz, öyle düşünüyorduk. Atatürk posterleri ve bayraklarıyla onları korkutmaya çalıştık. Hatta milli marşlarını ıslıklayarak güya onların moralini bozduk.

Halbuki herkes bilir ki, milli marşa yapılan saygısızlık insanı tam tersine kamçılar. Ne oldu şimdi? Sahadan yenik ayrıldık diye kıyamet mi koptu?

Yenilginin sebeplerini araştırmak, hatayı tamir etmek ayrı bir konu. Her işte devamlılık esastır. Elbette yetkililer gerekeni yapmaya çalışacaklar, o başka... Ama rakibimiz maçı hakkıyla aldı, bu da bir gerçek...

Allah'tan maçın sonunda istenmeyen olaylar yaşanmadı ve hatta galip gelen rakibimizi alkışlamayı da bildik.

Olaya sadece klasik bir karşılaşma olarak bakarsak, söyleyebileceğimiz şey çok basit... Gol fırsatını değerlendiremeyen, karşı takıma da bu kadar açık fırsatlar veren bir takımın, sonunda golü yemesi normaldi. Yani atamayana atarlar hikâyesi... Kötü oynadık ve yenildik...

Ancak genel duruma baktığımızda her şey bu kadar basit değil. Bir kere gruptaki şansımızı imkânsız denecek kadar zora soktuk. Tarihimizde ilk kez Yunanistan'a yenildik. Hem de bu yenilgiyi kendi sahamızda, uğurlu stad zannettiğimiz Ali Sami yen'de aldık.

Fatih Terim ve ekibi için telafisi güç bir netice oldu. Maç biter bitmez televizyonu hırsımdan kapattığım için hocanın ne söylediğini bilmiyorum. Ama Norveç'i ve Bosna Hersek'i yenerek finallere gideceğiz demiş olabilir.

Kaybettiğimiz her maç sonunda söylenenler aynı. "Artık önümüzdeki maçlara bakacağız ve onları kazanıp finallere gideceğiz..."

Böyle söylenerek maç kazanılmıyor işte... Kızarak, ona buna saldırarak da maç kazanılmıyor. Biz bu arada ders vereceğiz derken ders almaya devam ediyoruz.

Celal Çelik arkadaşımız bir yazısında, Mustafa Denizli’nin Euro 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılmaya hak kazandığımız Serbest İrlanda maçı sonrasında verdiği demeçte “sadece İrlanda’yı elemedik, içimizdeki İrlandalıları da yendik” lafına atıf yaparak:

"...artık “içimizdeki rakipler” nasıl etkilenecek olursa olsun, esas amacın oyun oynamak, oyundan keyif almak olduğunu benimsemek zorundayız. Milli takım oyuncuları attıkları gollerle maç kazandıkları için sevinmeli, spor medyasına “gol” attıkları için değil. Maçı gerçek rakiplerle yapmalıyız, kendimizle değil" diyordu.

Görünen o ki, ne kendimizi ve ne de "içimizdeki İrlandalılar'ı" yenebildik bu akşam... Hâlâ geleceğe ümitle bakmalı mıyız? Elbette... Ümitsizliğin kimseye faydası yok. Ama ümit aç kalındıkça yenecek bir somun ekmeği de değil. Umudu hakedecek girişimlerde de bulunmak zorundayız.

Hepimize geçmiş olsun...


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Seyircinin ruh halini iyi tespit etmişsiniz. En azından kendine gelmiştir şimdi ahali...

Alptekin YILDIZ 
 18.10.2007 3:46
Cevap :
Umarım öyle olmuştur. Katkınız için teşekkür ederim.  18.10.2007 9:46
 

Olay savaş değil nihayetinde bir maç..... hatalar kendinden ders alınmasını sağlar umarım.....heyacanla seyrettik hüsranla kapattık...sağlık olsun..ne diyelim...

Gülden Işık 
 18.10.2007 0:30
Cevap :
Evet, bu saatten sonra artık söylenecek bir şey yok. Katkınız için teşekkürler...  18.10.2007 12:30
 

maalesef bu ülkede Türkiyeyi eleştirdiğinde vatan haini ilan ediliyorsun.Şikeyle hileyle binbiri türlü dalavereyle kazandığımız!!!!!!!!!!!!! dünya üçüncülüğümüzün acısı çıkıyor.Ben bunu 4 sene önce söyledim. içimizdeki irlandalılar.Keşke herkes onlar kadar gerçekçi olsa....=))))))) saygılar.....

Selim Bayraktar 
 18.10.2007 0:18
Cevap :
Söyledikleriniz kısmen doğru. Biz eleştirinin dozunu biraz kaçırıyoruz. Ayrıca yanlış bir hareketi ve o hareketi yapan kişiyi eleştirmemiz gerekirken, elmayı armudu birbirine karıştırıp o arada aklımıza gelen herkesi bir kefeye sokup veriyoruz veriştiriyoruz. Olaylara daha rafine bakabilirsek, bu arada fırsattan istifade "herkese giydirelim" gibi yanlış mantıktan kurtulabilirsek, daha iyi olur diye düşünüyorum. Dünya üçüncülüğümüzün bir dalavere olduğunu sanmıyorum. Belki şanslıydık diyebiliriz. Mesela hiçbir Avrupa takımıyla karşılaşmamıştık. İçimizdeki İrlandalılar'dan ben de şikayetçiyim. Hepsinin gerçekçi olduğunu sanmıyorum. Ancak burada yine bir ayırım yapmalıyız. Sizin İrlandalılar'ınızın içindekilerle benim İrlandalılar'ımın içindekiler aynı mı? Yoksa yine olaya yanlış bakmış oluruz ve dolayısıyla yanlış sonuca varırız. Katkılarınız için teşekkürler...  18.10.2007 13:19
 

Ben sinirlenmediğim için bekledim, ancak Fatih hoca ATV de basın toplantısı yapmadı. Spor yazarları konuştu ve gelmediğini vurguladılar. Ne dediler derseniz elbette Fatih hocanın istifa etmesi gerektiğini söylediler. Ben neden sinirlenmedim derseniz ))) Allah biliyor ya yenilecegimizi biliyordum. Fatih hoca nın bana tek bir başarısını söyleyebilirmisiniz? Dervalin bıraktığı takımla aldığı başarılardan başka. Ne zaman bir takım yarattı da başarı elde etti? Şenol hoca Terimden çok fazla başarılıydı. lucesku da ondan çok fazla başarılıydı. Ama onun karizması vardı. Şenol hoca karizmatik değildi bizi dünya 3ncüsü yaptı. Lucesku köylüydü (bu bilgilerde tam doğrumuyum da bilmiyorum ama yanlışsam özür dilerim) Ben az takip ettiğim kadarıyla Fatih hocanın antrönör olarak bir başarısını göremedim. Başarılı olsa Avrupadan o şekliyle dönmez ve başarılı Luceskuyu yerinden etmezdi. Ki başarılı birinin ayagını kaydırmakta apayrı bir konu "alma mazlumun ahını" derler ya.. saygı ve selamlarımla

sedataydın 
 17.10.2007 23:59
Cevap :
Göreve ehil kişileri getirmek, onları sonuna kadar desteklemek, başarılı olanları ödüllendirmek, başarısız olanı değiştirmek esastır. Bizde ise bu işlerde maalesef liyakatten öteye, "birilerinin adamı" olma şrtı aranıyor. Dediğiniz gibi Şenol Güneş'e sahip çıkılmadı. Ersun Yenal da göz göre göre harcandı. Fatih terim aslında hem kendine, hem Ersun Yenal'a hem de milli takıma yazık etti. Aslında İtalya dönüşü köşesinde oturup yorumculuk yapsa belki daha iyiydi. Galatasaraydan bir nevi kovuldu. Aynı şekilde şimdi milli takımdaki durumu da berbat... Ben spordan o kadar fazla anlamam. Terim'in kariyeriyle ilgili bir şey söylemem yanlış olur ama, görünen bazı şeyler sıradan insana bile bir şeyler anlatıyor. en kötüsü de bu ayak oyunları... Hiç sevmediğim ve kabullenemediğim bir şey. Ama bu ülkede yaşıyorum... Katkılarınız için teşekkür ederim.  18.10.2007 9:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 973
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster