Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '07

 
Kategori
Okullar
Okunma Sayısı
340
 

Koyamadım adını(23 Nisanlar bitmesin diye)

Koyamadım adını(23 Nisanlar bitmesin diye)
 

Bugün 23 Nisan. Ama günlerden herhangi bir gün değil. 23 Nisan Ulusal bağımsızlığımızın dönüm noktası, bugünümüzü borçlu olduğumuz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün armağanı olan bir gün. Yarın, yarınlarımızın güvencesi olan çocuklarımızın günü. Yeniden doğuşun adıydı öğretmenlik. Doğan her günün kızıllığını ya da bu kızıllığın sıcaklığını iliklerinin en ücra köşelerinde hissedebilmekti. Kaybolan her şeyin nihayetinde öğrencilerini seçebilmek ve onların dalgın gözlerinde akan yaşları kendi yüreğine damlatabilmekti. Suyun başakta kaybolması gibi, öğrencilerin mümtaz ruhlarında meyveye durmaktı öğretmenlik. Kökü mazide olan bir nesli geleceğe taşımanın zorluklarını esenliğe çevirmekti. “Beni” “bize” çevirmek veya:”Kendisi için istediğini başkası için istemeyen bizden değildir.” parolasını körpe ruhlarda bayraklaştırabilmekti.

Güneşin yıldızları kaybetmesi misali, gidilen yerlerde cehaleti yerle bir etmekti. Tebeşir kokan parmaklara bir de sınıflara çöken akşam karanlığını ekledikten sonra: “Hey gidi günler ! Hey gidi hasret kokan günler! Hey gidi yürek parçalayan günler! Siz ne kadar da geride kaldınız! Bizi ne kadar da geride bıraktınız. Bizi kime emanet ettiniz? Deyip gözyaşlarına hakim olmanın ve uzayıp giden ufuklarda yüce şahsiyetlerin, yani bizi yetiştirenleri hayal etmenin bir diğer adıydı. Umudun hiç bitmemesiydi öğrenci. ”Senin yanında bile sana hasretim.” Diyen şairi bile hayrete düşürecek kadar büyük bir özlemin adıydı öğrenci. Onlar, manaların yer değiştirmesiydi: Hayatım bana gurbet onlara sılaydı. Onlar, bir göğüste binlerce kalp taşıyabilme büyüklüğüydü. Belki de “Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem; Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım.” Mısralarını ruhuma mıhlatan ustalardı onlar. Bilmem ki neler desem, neler anlatsam? Yüreğimi öğrencilerime verdiğim günden beri kendime söz geçiremiyorum. En saf gönüllerin en nadide sözlerini onlardan duyuyorum. Hele bir kelime var ki, onu asla unutamıyorum: Hocam. “H”, “hakperestliği” , “O” , ”Onları unutamam” , ”C” , ”civanmertliği” , ”A” , ”alicenaplığı”, ”M” , ”merhamet”i temsil ediyordu. Çektiğim sıkıntılardan zevk alıyorum; çünkü o sıkıntıların sahipsiz olmadığını biliyorum. En acemi ellerde çalınan bir sazda olsam gam yemem; zira beni dinleyenler usta. Artık ne gül isterim nede gülistan; gülüm onlar, gülistanım okulum. Ne bahçe isterim nede bahçıvan; bahçem onlar, bahçıvan benim. Ne ney isterim ne de neyzen; neyim onlar, neyzen benim. Artık ölümden de korkmuyorum; ölen benim, kefenim onlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1698
Kayıt tarihi
: 21.04.07
 
 

Geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımız için varız. Meslek yaşamımda hep bir ilkeyi hedef edindim...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster