Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
556
 

Koyunla keçi hikayesi ve olağanüstü kongre'ye gitmek!

Koyunla keçi hikayesi ve olağanüstü kongre'ye gitmek!
 

İktidar partisi 22 Mayıs'ta olağanüstü kongreye gidiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu, son MYK'sından sonra yaptığı basın toplantısıyla kendi muhasebesini yapıp kongrede aday olmayacağını belirtti.

Başbakan Davutoğlu, kendi "başarı hikayesini" ana hatlarıyla ortaya koyduktan sonra, iç ve dış muhaliflerin beklentisini boşa çıkararak, Cumhurbaşkanı Erdoğanla olan hukukunu, Partisiyle olan hukukunu koruyacağını vurguladı.

Dün yazdığım gibi, Cumhurbaşkanı'nın seçimle gelmesinden sonra, Yürütme'nin başında ister istemez iki başlılık oluşmuştu. Her ne kadar Başbakan ve Cumhurbaşkanı aynı davanın insanları da olsalar, zaman zaman fikir ayrılıkları oluşmaması eşyanın tabiatına ters düşerdi.

Başbakanın açıklamalarından sonra görülüyor ki, İç ve dış muhalefetin beklentisinin aksine, olağanüstü kongre süreci AK Partiyi zayıflatmayacak, aksine yeni ve muhtemel bir erken seçime daha güçlü gitme imkanı doğuracak.

Anayasa çalışmalarının muhalefet tarafından sürekli çelmelenmesi, Başkanlık sistemine geçişin zorlaştırılması, devletin başında yeni önlemler alma zorunluluğu getirmişe benziyor. Ak Parti için pek alışık olunmayan "olağanüstü"lüklerden bir gerçekleşmiş olacak.

Sosyal medyada bakıyorum, AK Parti(Tayyip Erdoğan) muhalifleri bu olağanüstülükten büyük sevinç duymuşlar...Sanki, parti parçalanıyor, iki ayrı baş çıkıyor gibi bir ihtimalin sevinci yaşanıyor.

Bu durum, koyun ile keçinin hikayesine benziyor. Hani, ufak bir su birikintisinden atlarken koyunun kuyruğu havalanıyor ve kıçı açığa çıkıyor...Bunu gören keçi, "bakın bakın k...çı göründü" diye, kahkaha basıyor...Koyun, dönüp gayet sakin, "senin k...çın hep açıkta ya.." diyor.

Aynen öyle...Nerdeyse, hiç bir kongresi "olağan" olmayan CHP'liler hikayedeki keçi misali, AK Parti'nin olağanüstü kongreye gidiyor oluşuna kıs kıs gülüyorlar...Kendi k...çları temelli açık düşünen yok.

Her neyse...Demokratik hayatta böyle şeyler olur...AK Parti, makam ve mevki çatışmalarına girmeyecek kadar olgun ve birikimli insanlarla dolu...Her şeyden önce, Partinin kurucusu ve doğal lideri olan Tayyip Erdoğan devletin başında bulunuyor. Başbakan Davutoğlu da son derece olgun bir veda ile, "düşman" sevirdirmedi.

Yani, bu "olağanüstü"lükten AK Parti de Türkiye de zarar görmeden hatta daha güçlenerek çıkacaktır...Dış dünyanın her gün farklı şekillendiği, çevremizde her an herşeyin olabileceği kriz ortamının bulunduğu zamanda güçlü bir Başkanlık elzem görünüyordu.

Sayın Davutoğlu, başarılı bir Başbakan oldu...Milletine büyük bir heyecanla hizmet etti...Ancak, Türkiye, bugün acilen Başkanlık sistemine geçmeli...Gelecekte bu makam belki Sayın Davutoğlu'nun da olabilir ancak bugün Tayyip Erdoğan'ın Başkanlığına ihtiyaç var.

Memleketimiz, milletimiz için hayırlısı olsun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ali Bey, yazınıza itirazım var. CHP kronik başarısızlıkları dolayısıyla kongrelere gidiyor. Daha 6 ay önce % 50 oy almış bir liderin ve başbakanın partisini olağanüstü kongreye götürmesi hiç de olağan bir şey değildir ve sonuna da kadar analiz edilmesi gereken bir durumdur. Özeleştiri yapmakta fayda var. 17-25 Aralık olaylarından sonra Davutoğlu bence AK Parti ve Türkiye açısından bir şanstı. Yazık oldu. Yazık edenler sorgulanmalı. Selamlar...

Hasan Basri Özgen 
 05.05.2016 16:02
Cevap :
Hasan bey, Davutoğluna haksız yapıldığı fikrinize katılıyorum..Ancak, burada Türkiye'nin sağlıklı yönetilmesini kişilerin hakkının üzerinde tutmak gerekiyor. Cumhurbaşkanı seçimle gelmiş ve ikinci adam olamayacak biri iken, Sayın Davutoğlu da ben emanetçi olmam, demişken iki başlı bir devlet yönetimi sağlıklı olabilir miydi?..Olamazdı...Bence çatışmalar ayrışmalar daha da artmadan fiili başkanlık sürecine geçmek bağlamında bu adım atıldı.Burada Başbakan bir tür gadre uğramış oldu ancak Türkiye Başkanlık yoluyla idare edilmelidir ve bunun yolu da Devletin başında bir kişinin bulunmasıdır. Eğer Cumhurbaşkanını pasifize edemiyorsanız-ki edemezsiniz- o zaman Başbakanı düşük profilli bir isimle götürüp fiili Başkanlığı yaşanır hale getireceksiniz. İşlerin hızlanması ve ülke idaresinin çatışmalara düşürülmemesi için bu gerekliydi sanıyorum. Davutoğlu siyaset adamı değildi...Kendisine bir görev verildi ve geri alındı.Kendisi de bunun farkında..Hayırlısı olsun, diyelim...  06.05.2016 11:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1638
Toplam yorum
: 4240
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster