Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '14

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
2613
 

Küçük Ağa Dizisi yapımcılarından ricamdır.

Küçük Ağa Dizisi yapımcılarından ricamdır.
 

Bugün gene bir televizyon dizisi yazısı yazmak durumundayım. Bazı okuyanlarım belki bu yazılarımı sevemiyorlar ama dikkatle okurlarsa mutlaka bu yazılarımda toplumsal, insani bir soruna değindiğimi fark edeceklerdir.

Küçük Ağa dizisi başladığı  gece yazdığım yazıda bu dizinin tutmayacağını ve çocuk hikayesi benzeri bu dizinin kısa sürede yayından kaldırılabileceğina değinmiştim. Yanılmışım. Belki son bölümlerde konunun çocuk hikayesinden çıkartılıp genç karı koca anlaşmazlığına, kaynana damat mücadelesine dönüştürülmesinden dizi tutuyor gibi gözüküyor.

Benim bu yazımda değinmek istediğim konu başka. Ben dizideki çocuk karekterin yanı Mehmet Can'ın yakın komşusu orta yaşlı beyle olan ilişkisine takmış durumdayım. Mehmet Can'ın ilgilendiği bir sokak köpeği var. Fındık. Orta yaşlı komşu bey de sanırım köpekten rahatsız oluyor ve köpeği şikayet ediyor. Olabilir. Hayvanları seven ki bunu özellikle belirteyim sonra hayvan sevenlerin lincine uğramayayım, ben de köpeklerden korkuyorum. Belki çocukken yaşadığım bir olay, belki hayvanlardan geçen kuduz hastalığının çok kötü örneklerine şahit olmam bende bu korkuyu yaratmış olabilir. Sokakta gördüğüm bir köpek karşısında mahalleyi terk edecek duruma geliyorum.

İşte dizide de komşu bey köpekten korkuyor. Köpek sahipsiz ve başıboş. Mehmet Can komşunun köpeğe olan antipatisi karşısında adamın evinin nakliyeciler tarafından boşaltılmasına bile sebep oluyor. Tabii adamda da suç var. Anahtarı saksının yanına bırakıyor. Bu devirde siz siz olun anahtarınızı paspas altı, saksı yanı bırakmayın. Ülkenin durumu belli.

Mehmet Can'ın bu çok sorumsuz ve kötü davranışı sonucu mağdur olan komşu dün gece de sahipsiz köpek Fındık'ın saldırısına uğradı. Karşıdan Mehmet Can ve arkadaşının seyrettiği hatta Mehmet Can'ın teşvik ettiği bu saldırı sırasında komşu yerlerde üstünde köpek debelendi durdu. Mehmet Can'ın ifadesine göre fındık komşuya sevgi gösterisinde bulunuyormuş. Ben kendi hesabıma o komşunun yerinde olsam  ve bu saldırıya maruz kalsa idim kalpten gitmiştim ilk dakikalarda. Kalpten gitmesem mutlaka bir yerim kırılırdı bu didişmede.

Ayrıca halen geçerli kanunlar da bir hayvanın yarattığı bir kazadan sahibini sorumlu tutup, cezalandırıyor, hatta hapis cezası bile var işin ucunda.

Şimdi sorarım size bu yaramaz ötesi, problemli çocuğun yarattıkları normal mi. Üstelik bu olayı şikayet için güvenlik güçlerine başvuruda bulunan komşu neredeyse çocuğun ailesi ve polis tarafından alayla karşılanıyor. Ben mi yanlış anladım acaba.

Televizyonun çocuklara, topluma örnek olması gerektiğini sürekli savunuyoruz. Bu düşüncedeki dizilerle mi örnek olacağız çocuklara, topluma.

Ben insanlar hayvan sevmesin, bakmasın demiyorum, kontrollü, çevreye, baktığı canlıya, kendine zarar vermeden bakabilir, besleyebilir.

Yılardır çevremdeki kişilere sorduğum bir soru var. 'Siz benden, benim çocuklarımdan rahatsız oluyor musunuz ,'diyorum. Tabii herkes 'Hayır.'diyor. Ben niye rahatsız oluyorum o zaman sizden.

Ne olur birbirimizi rahatsız etmeden yaşayalım bu yeterince karmaşık düzende.

Dizi yapımcılarından, senaristlerden ricam bu dizileri seyreden çocuk ve büyüklere örnek olmak istiyorsanız yazarken çok dikkatli yazın. Bu düşüncelerle büyüyen çocuklar günün birinde sizin de zararınıza sebep olur.

Yazımı bitirmeden belirtmek istediğim bir konu var. Bir başka blog'da  '17 Şubat Kediler Günü Kutlu Olsun 'diye bir yazı yazdım. Bir önceki Sevgililer Günü yazımın on misli fazla okunan bu yazım bana gösterdi ki insanlar, kedilerini Sevgililerinden on misli daha fazla seviyor. Yanılıyor muyum acaba?

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Oya hanımcığım, aynı şeyleri düşünüyoruz belli ki, dizilerde çocukların alaycı, saygısız, kavga döğüş sahneleriyle gösterilerek yanlış örnekler oluşturulmasına ben de çok üzülüyorum. Yeterince çevremizde ve ekranlarda var olumsuz örnekler ne olur çocuklar çocuk masumiyetinde yansıtılsın. Bu anlamda çok sık Barış manço'ya rahmet okuyor şimdi "İnan Bana" yapımcılarına sevgiler gönderiyorum.size teşekkür ediyorum selam saygılarımla

Cemile Torun 
 24.02.2014 22:12
Cevap :
Sevgili Cemile Hanım yorumunuz için çok teşekkür ederim. Aynı duyguları paylaşıyoruz. Ama sanırım bizim fikrimizde olan kişi gittikçe azalıyor. Bu da ortada yetişen nesilden belli olmaya başladı. Size de sevgi dolu günler dilerim.  25.02.2014 0:13
 

Sevgili Gokoya, o diziyi ben de izliyorum. Akıllarınca köpek sevmeyen insanları duyarsızmış gibi göstermek istemiş,senaristler.Bakın, sadece köpek diyorum hayvan demiyorum zira pek çok insan hayvansever diye kendini tanımlıyor ama bunların ekseriyeti örneğin kediyi hiç sevmez derdi sadece köpektir onların. Herkesin hayvan sevgisinin aynı ölçüde olmasını isteyen, kafalarını onların sorunlarından başka şeyle meşgul etmeyen insanlar, hele şu içinde bulunduğumuz ülke koşullarında beni gerçekten rahatsız ediyor.Tamam onlar da can,eziyet edilmesin,mümkün olduğunca korunsun,gözetilsin ama insandan öte değer vermek, doğru mudur...Bizim mahallede de Mehmet Can'ın büyüklerinden var:) ve dediğiniz gibi köpekler sürekli sorun yaratıyorlar. Bu konu ile ilgili Komod'a üye aranıyor(yanlış anımsamıyorsam)başlıklı yazım var benim de...Sevgiler,selamlar

Nur Eşmeli 
 20.02.2014 13:22
Cevap :
Sevgili Nur Hanım, yazınızı arayıp okuyacağım. ben de bu köpek sevgisi ile çok yazı yazdım. Bodrumda binbir hayalle aldığım, süslediğim emeklilik günlerimiz için masal evi diye düşlediğim evimi bir duyarsız kiracının köpek aşkı yüzünden ki biz yönetim planımıza göre yüzde yüz haklıyız, satılığa çıkarttım. yaşadığım hayal kırıklığ anlatılır gibi değil kelimelerle.Bizi rahatsız etmeye ne hakları var. Biz de köpek mağdurları diye bir dernek mi kursak acaba onlara karşı. Saygılarımla  20.02.2014 13:33
 

Aman canım aman, hayvanlara laf yok hayvanlara iyi davranmayanlara hapis cezası var.Vallahi bu kadar huy benzerliği olur.Kızımın oturduğu sitede her evde bir köpek var, korkudan yalnız çıkıp site içinde dolaşamıyorum.Bir özenti bir özenti, o kadar fakir insan açken, köpeklere özelmamalar alınıyor, işte ben buna karşıyım, veteriner eşi olarak hayvanları seviyorum ama bir köpeğin kardeşimi ısırması ve çocuğun karnından kuduz aşılarını yemesi hiç gözümün önünden gitmiyor.Her canlı yerinde güzel, salın kardeşim hayvancıkları doğaya.Evlere hapsedip hem havlamalarından, hem de etrafı rahatsız olunuyor, hem hürriyetlerini kısıtlıyorsunuz.Dizilere gelince; Hangi dizi topluma güzel örnekler sergiliyor ki, her birisi toplumu bozacak örnekler içeriyor.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 19.02.2014 19:01
Cevap :
Sevgili Nahide Hanım Nur Eşmeli blogger arkadaşımızın bir önerisi var. KOMMOD.Komşu Mağdurları Derneği kuralım diyor . Şaka bir yana nasıl halledeceğiz bu sorunu bilmiyorum. Bodrumda yeni alıp, emeklilik günlerinde oturacağımızı düşünüp özenerek hazırladığım evimin yan evinde yeni gelen kiracı yatak odalarımızın dibine koca köpek koydu külübesi ile. Sitede Yönetim planında köpek yasak. Ben de avukata verdim protesto çekecek yarın ama adam laf dinleyecek gibi değil. Sonuç mahkemeye kadar gidecek. Ne iş değil mi durduk yerde. Evlerini kiraya veren kişilerin de düşünmesi lazım komşuları. kısacası mağduruz hep.Sevgi ve saygılarımla  20.02.2014 17:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 815
Toplam yorum
: 1058
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1021
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster