Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '08

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
230
 

Kupa derbisine doğru

Kupa derbisine doğru
 

Yine bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı. Şartlar farklı, ona göre bakmak lazım...


Fortis Türkiye Kupası'nda geçtiğimiz Pazartesi günü kuralar çekildi ve kupanın en büyük favorilerinden ikisi olan Fenerbahçe ile Galatasaray birbirleriyle eşleştiler. Dünya'da grup statüsüyle düzenlenen tek kupaya sahibiz ve bu ilginç kupada aynı gruptan çıkanlar birbirleriyle eşleşebiliyorlar, kupada kimin nereye gideceği hiç belli değil. (Beşiktaş-Ç.Rizespor ve Gençlerbirliği-A.Demirspor aynı gruptan çıktılar ve çeyrek finalde eşleştiler)

Bu garip kupada çeyrek finalin en ilginç eşleşmesi Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacak. Pazartesi gününde kuralar çekildikten sonra bütün futbol gündemimiz bu eşleşme üzerine kuruldu. Çeyrek finalin diğer üç eşleşmesini kenara bıraktık, çeyrek finallerin ilk ayakları için lig maçlarını bile erteledik.

Bu eşleşmenin ilk maçı 3 Şubat 2008 günü Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda, rövanş karşılaşması ise 26-27 Şubat 2008'de Ali Sami Yen Stadı'nda oynanacak. Bütün gerçekleri bir kenara bırakan toplumumuz; maçı ölüm-kalım maçına çevirdi, her lig maçı öncesi dinlediğimiz karşı tarafa baskı altına alma taktiklerini yine dinledik.

Birincisi; Galatasaray, Aralık 1999'dan beri Fenerbahçe'yi deplasmanda yenemiyor. Burada ilginç olan nedir, çok merak ettim. Mesela; Real Madrid de Barcelona'yı 1984'den 2004'e kadar tam yirmi yıl boyunca deplasmanda hiç mağlup edememiştir. Aslında hiç garip değil. Çünkü; sözkonusu olan bütün takımlar büyük takımlar ve büyük bir takımın, ezeli rakibine karşı kendi sahasında daha iyi oynamaya çalışması son derece normaldir. Bunu anlayabilmemize rağmen, psikolojik harekat gereği üstüne basa basa sanki ayıp birşeymiş gibi söylüyoruz.

İkincisi; takımlar arasındaki güç farkı ortadadır. Sakat futbolcuya sahip olmayan Fenerbahçe, sahaya yıldızlarla dolu kadrosuyla çıkacak. Galatasaray ise tam kadro olarak sahaya çıksa bile zorlanacakken, sahaya fazlaca eksikle çıkacak. Takımın en değerli orta saha oyuncuları Tobias Linderoth ile Lincoln sakatken, savunmanın en önemli ismi Rigobert Song da Afrika'da. Bu şartlarda; Fenerbahçe'nin rakini yenmesi sürpriz olmayacaktır, son derece doğal bir sonuç olabilir.

Üçüncüsü; bu maç sıradan bir lig maçı değil, bir kupa maçıdır. Rövanşı olduğu düşünülerek sonuca odaklanılmalıdır. Galatasaray'ın rakibini yenmesi çok da önemli değildir, önemli olan turun burada bitip bitmemesidir. 2-1, 3-2 gibi gollü Fenerbahçe galibiyetleri, Galatasaraylıları hiç üzmez, rövanş maçına da heyecan getirir.

Dördüncüsü; bu maç bir derbidir. 6+2 yabancı ve biri Brezilyalı doğan, Türk olan; biri İngiltere'de futbola başlayıp, Türk olan iki devşirmeyle beraber toplam 10 yabancıyla oynayacak Fenerbahçe'ye karşı tamamen yerli futbolculardan kurulu Galatasaray'ın galip gelmesi; Türk futbolunun ne kadar büyük olduğunu gösterecektir. ''Yabancı sayısı sınırsız olsun.'' derken ülkemize hiçbir yararı olmayan yabancıları getiren kulüplere karşı yerli futbolculardan kurulu bir takımın kazanması bize gurur verecektir.

Beşincisi; böyle maçların sonucu önceden kestirilemez. Sonucu merakla bekliyoruz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 309
Kayıt tarihi
: 16.12.07
 
 

Bir uluslararası ilişkiler öğrencisinin gözünden dünya ve bonusu olarak da futbol... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster