Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '21

 
Kategori
Yolculuk
Okunma Sayısı
93
 

LOMBOK GÜNLÜKLERİ – I

 
 
 
Yazan: Tugba Cosgun
Doğasıyla herkesi büyüleyen, Bali'nin komşusu, adı pek duyulmamış Lombok adası..
 
 
 
 
Serangan Sahili, Lombok, Endonezya, 08.02.2021
Kendimi tanıma yolculuğumda tam 428. günümdeyim. Bir zamanlar sabahın çok erken saatinde alarm sesiyle uyanıp, kendimi zorlayarak ve çoğu zaman istemeyerek güne başlardım. Trafikte geçirdiğim zamanda sabahları radyoda çıkan komik spikeri dinleyerek güler, o enerjik şarkılarla akmamakta ısrar eden trafik arasında bağlantı kurmaya çalışırdım. Öylesine tezat görüntüler ortaya çıkardı ki, şaşmamak elde değildi.
 
 
Mawi Beach, Lombok, Indonesia
Ardından ofiste geçen gerçekten uzun çalışma saatleri ile günü tamamlamak, daha doğrusu hayatını kapalı bir alana hapsetmek.. Öylesine beden gücü ile yapılan ağır işler olmamasına rağmen, kendini yorgun hissetmek. Pencereden dışarı baktığında ise birbirini kovalayan mevsimlerle beraber değişen doğa; güneşli bir havada sahilde dolaşmak, yağan karın altında kartopu oynamak, yağmurun altında yürümek, açan çiçekleri solumak.. Hepsi iş çıkışı -eğer güneş batmamışsa ve hala enerjin kaldıysa- yapılacaklar arasına erteleniyordu.
 
Başka bir açıdan baktığımda ise; çok küçük yaşta başladığım eğitim hayatının sonucunda, tamamen para kazanmak ve kendi ayaklarının üzerinde durmak adına bir iş buluyorsun. Kendini belirli konularda geliştirmek adına bir şeyler yapıyorsun, adına “kariyer” deniliyor. Kendine kattıkların yetmiyor, her daim yeni şeyler öğreniyorsun. Para kazanmaya başladığında ise, harcamaların da aynı oranda hızla artmaya başlıyor. Sıkıldığın çalışma hayatından bir kaçış olarak, kendini mutlu etme çabaları başlıyor. Alışveriş yapmak, popüler kültüre ayak uydurmak, tüketmek, sonra daha fazla almak, yeniden tüketmek ve böylece hayata devam etmek.. Bir süre sonra bunlar da seni mutlu etmeye başlıyor. Hayatın amacının birilerinin belirlediği bir çark içinde dönmekten daha farklı olması gerektiğini düşünmeye başlıyorsun. Ve günler böyle geçip gidiyor..
 
Şimdi geçmişe dönüp bakıyorum da, başkalarını dinlediğimiz için, saçma bir düzenin içine dört koldan çekildiğimiz için, her karşımıza çıkanı farkında olmadan kabul eder hale geliyoruz. Ve mutluluk bizi bir türlü bulmuyor. Daha fazlasını istemeye devam ettikçe, mutsuzluğun girdabına biraz daha saplanıyoruz..
 
Sahip olduklarımızın aslında nasıl da bize sahip olduğunu fark ettiğimde, tüm bunlardan sıyrılmaya karar verdim. Günümüzde minimalizm adı verilen akımı takip etmeye başladım. En başta kendimden, evimdeki eşyalarımdan, kıyafetlerimden, yeme alışkanlığımdan başlamam gerekiyordu. Ben tüm bunlardan sıyrılmaya çalıştıkça, adeta üzerinize yapışan hava kirliliği gibi solumaya devam ettim. 1 ay boyunca, uzun saatler çalışıp kazandığım parayı biriktirmeye ve aynı zamanda benden çok daha fazla ihtiyacı olanlarla paylaşmaya başladım. Evimi dolduran eşyalardan uzaklaştıkça hafiflediğimi fark ettim. Hafifledikçe de özgürleştiğimi…  
 
 
Gili Air Adası’nda günbatımı / Sunset on Gili Air Island, Indonesia
(EN)
 
LOMBOK DİARİES – I
 
Serangan Beach, Lombok, Indonesia, 08.02.2021
 
I am on my 428th day on my journey to know myself. Once upon a time, I would wake up very early in the morning with the sound of the alarm, by forcing myself and often unintentionally started the day. When I was in traffic, I would laugh by listening to the funny announcer on the radio in the mornings, trying to establish a connection between those energetic songs and the traffic that insists on not flowing. It produced such contrasting images that it was hard not to be surprised.
 
Following to complete the day with really long working hours in the office, or rather to confine your life to a closed area .. Feeling tired yourself, although there is no heavy work done with so much physical strength. When you look out of the window, the nature that changes with the seasons chasing each other; strolling on the beach in sunny weather, playing snowballs under the falling snow, walking under the rain, breathing in the blooming flowers … All of them were postponed to the to-do list after work -if the sun was not set and you still had energy-.
 
When I look at it from another angle; as a result of my education life that I started at a very young age, you find a job completely to earn money and stand on your own feet. You do something to improve yourself in certain subjects, it is called “career”. What you add to yourself is not enough, you always learn new things. When you start to earn money, your expenses start to increase at the same rate. As an escape from your bored work life, efforts to make yourself happy begin. Shopping, keeping up with the popular culture, consuming, then buying more, consuming again and thus continuing to life.. After a while, these also start to make you not happy. You begin to think that the purpose of life should be different than spinning around a wheel that someone has determined. And the days pass by like this..
 
Now I look back, for what we listen to others, for what we are drawn from four arms into an absurd order, we become unconsciously accepting whatever we encounter. And happiness just isn’t finding us somehow. The more we ask for more, the more we are getting caught in the maelstrom of unhappiness.
 
When I realized how what of what we have have actually got us, I decided to get out of all that. Nowadays, I started to follow the trend called minimalism. First of all, I had to start from myself, my belongings at home, my clothes, my eating habits. As I tried to get rid of all this, I continued to breathe like air pollution stuck on you. For a month, I started to save the money I earned by working long hours and at the same time sharing it with those who need it much more than I do. I noticed that I was getting lighter as I moved away from the stuff that filled my house. The more I got lighter, the more I became free…
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 84
Kayıt tarihi
: 24.03.21
 
 

Fizikçi olarak başladığım hayatıma, sırt çantası ile dünyanın öbür ucunda minimal olarak kurduğum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster