Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '19

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
81
 

LÜKS SONRASI

Verginin tabana yayılması demek; hemen herkesten vergi almakla beraber, söz konusu kişilerin vergilerini ödemedikleri takdirde cezai yaptırımlarla korkutularak verilmesini teşvik etmektir. Zorlamak suretiyle de olsa bu alacağı tahsil etmek gerekir.

İnsanlar; arabalarına uygulanan vergileri ödüyorlar. Çünkü trafik kontrolü sırasında aracın bağlanması söz konusudur. Eğer kişi aracıyla iş yapıyorsa bu durum işlerini aksatacağından ödeme yapar.

Araba aynı zamanda lüks ve dış görünüşün önemli olduğu ülkemizde millet sırf zengin görünmek için araba aldığı için söz konusu arabasının da bağlanmaması için vergisini öder.

Üst sınıfa dâhil olma çabasındaki birçok vatandaşımız son model telefonlar almak suretiyle miktarına bakmaksızın yine aynı şekilde onlardan alınan vergilere pek kulak asmaz. Şansı olanlar ise; kaçak getirilen telefonlara veya birden fazla cihaza bandrol almak suretiyle kayıt altına aldırmak zorundaysa bunu yapar.

Diğer alışverişlerde vergi hâlihazırda zaten ödeniyor. Özellikle bağımlılık yapan, yapıcı sigara alkol gibi tekel maddeleri ile istendiği kadar vergi almak mümkündür. Ancak bu defa da insanlar kendi içecekleri alkollü içecekleri üretmeye başlayabilirler ki son yıllarda kilo ile tütün alıp sigara sarma ve içki imalatı anlamında Türkiye’de bayağı gelişmeler olduğu düşünülebilir.

Aynı şekilde bağımlıların kullandıkları ancak miktarının ne rakamları bulduğu bilinmeyen bir uyuşturucu pazarı var ki; burada da ciddi bir alışveriş ve sıfır vergi olması yasaklandığından ne kadar vergi kaçağına yol açtığı bilinmesi zor.

Manukyan’ın yıllarca vergi rekortmeni olduğu ülkemiz geçmişinde fuhuşu savunmak anlamına gelen ticaret gizli yapılıyor hem sağlık koşulları denetlenemiyor hem de vergilendirilemiyorsa bunlardan hangisinin tercih edileceği bir başka sorundur.

Önümüzdeki yıllar boyunca geçmiş yıllarda son derece düşük kalmış emlak vergisinin artışını izleyeceğiz.  Şöyle ki; herkes ev sahibi olduğu zaman, yeni evler talebi eskisi kadar olmayacaktır. Çünkü geçmiş yıllara göre nüfus hem daha az artmaktadır, hem de insanların büyük bir kısmı evsiz kiradadır ancak evi olanların birden çok evi vardır ki bunların ciddi şekilde vergilendirileceğini öngörmek fazlaca saflık olur. Konut sahibi olma oranı arttıkça yıllık vergilerin katlanarak artacağını öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. Konut sahipleri ki çoğunluğu birinci konutundan sonra konut almaya meyillilerse en azından kiradaki rakamın paylaşımındaki oran şimdilik yüzde yirmi beş ise rakam daha yukarılara çıkacaktır.

Bu konu da aslında yıllardır saçma bir oranlama söz konusuydu ki; adamın yüz bin, bir milyon ve beş milyon değerinde konutta oturan kişilerin zenginliğini aynı değerlendirmek bir yana, söz konusu değer üzerinden vergilendirme söz konusu olduğunda binde oranlarda ifade edilen oranlar yerine yüzdelerle ifadeleri göreceğiz. Bu zaman içinde ve gerçekleşecek bir ütopyadan ziyade gerçektir. Burada ekonominin itici gücü olarak inşaat görüldüğünden bu konu şimdilik es geçilmektedir.

Yüz bin liralık arabaya iki bin lira vergi ödenirken üç yüz bin liralık eve ödenen vergi sadece üç yüz lira civarında. Birinde binde, diğerinde yüzde oranlarda olan bir vergilendirme, ekonomide itici güç inşaat olmaktan çıkınca ciddi artışlar olacağı kuşku götürmez. Belki insanlar bir süre sonra kendi evlerinde kira öder gibi vergi ödeme zamanı gelip çatacak. Bu sadece bir süreç işi.

Esaslı bir ekonomide elbette ki üretim olur, üretim için de organizasyonlar ortaklıklar lazımdır. Üretimden kaçıp, paranın betona gömülmek suretiyle, birden fazla ev almak suretiyle üretim sermayesinin tamamen stabil halde olması sağlıklı bir durum değildir.

Ev için çok fazla paranın yatırılması inşaatlar yapmak için yeterlidir. İnşaatlar yapmak, yatırım sermayesi kısıtlı bir halk için paranın lükse şatafata toplum parasını yatırdığında lüks yaşantıyı finanse etmek için borçlanmak zorundadır. Bu borçlanma ise içeriden karşılanmadığı takdirde dışarıdan yüksek bedeller karşılığında alınacaktır. Bu durum ise paranın içeride dönmesinden daha da vahim sonuçlar doğurur ve doğuruyor gibi görünüyor.

Herhangi bir tüketim vasıtası almak için aynı fabrikayla organik bağı olan bankadan kredi almak suretiyle rakip hatta düşman ülkelerin ekonomik sistemini aleyhimize büyütmeye ne gerek var.

 

jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1535
Toplam yorum
: 256
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 188
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster