Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
832
 

Maksat linç olsun

Maksat linç olsun
 

Geçen Pazar günü Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde enteresan bir linç girişim yaşandı. Artık ülkemizde “linç” normal ve sıradan bir eylem haline geldiği için buna “enteresan” deme gereği duydum. Emperyalizme Karşı Yurtseverler Cephesi üyesi birkaç genç “ABD’den Korkma” konulu bir imza kampanyası için stant açmış. Bunu gören Ülkücüler hemen gençlere saldırıp stantı dağıtmış. Ancak bununla da yetinmeyip “hadi elimiz değmiş, bunlar da ayağımıza kadar gelmişken şunları bir de linç ediverelim bari” demişler. Linç görüntüleri dün akşam televizyon haberlerinde yer aldı. Kaçıranlar ve izlemek isteyenler o görüntüleri http://www.milliyet.com.tr/2007/04/02/son/sontur10.asp adresinde izleyebilir.

Görüntüler normal bir ülkede yaşayan insanlar için tüyler ürperticiydi; ama normal bir ülkede; bizim için değil... Eli sopalı onlarca kişi, bir binaya sığınmış birkaç genci öldüresiye dövüyor, polis ise acz içinde olan bitene sözüm ona müdahale etmeye çalışıyor. Ülkücü linç kalabalığı gençleri dövmekle de yetinmiyor onların götürüldükleri karakolu kuşatıp “onlar burdan çıkmayacak”, “onları bize verin” naralarıyla yarım kalmış eylemlerini tamamlamaya -sanırım gençleri parçalayarak öldürmeye- çalışıyorlardı. Neyse ki sağolsun polisimiz linç eylemcilerini güzel nasihatlerle yatıştırıp evlerine gönderdi. Tabii grup dağılırken bu tür olaylarda mutat olduğu üzere bayrak açıp İstiklal Marşı okumayı da ihmal etmedi.

Linçlere alıştık ama bu son olay yine de birkaç soru getiriyor insanın aklına.

Şimdi bu gençler, “ABD’den Korkma” başlıklı bir metin hazırlayıp vatandaşlardan Amerikan saldırganlığına karşı imza toplamaya çalışmışlar. Bildiğim kadarıyla bu tür kampanyalar en başta ABD’de olmak üzere bütün dünyada düzenleniyor. Asker oğlu Irak’ta öldükten sonra başkan Bush’un çiftliğinin kapısına çadır kuran Cindy Sheehan’ın protesto eylemini hatırlayalım. Olaydan anladığımız kadarıyla galiba bu konuda tek istisna Türkiye’nin bazı il ve ilçeleri... Acaba bu ABD’ye laf söyletmeyenler çok muhafazakâr bir Amerikan eyaletinin vatandaşları mı? Eğer öyle değilse bu içerikte bir kampanyaya imza vermek yerine niçin o gençleri linç etmeye çalışıyorlar?

Yukarıdaki paragrafı kara mizah olarak değerlendirip olayın başka bir yönüne geçelim. Acaba linç girişimcileri o metni alıp okuma gereği duydular mı hiç? İki ihtimal var: Ya okuyup içeriğine katılmadıkları için saldırdılar ya da hiç okumadan, orada ne yazıldığına bakmadan, sırf “böyle imza kampanyasıymış, protesto eylemiymiş bize ters” deyip lince kalkıştılar. İki durum da birbirinden berbat. Ya bazı vatandaşlarımızın aslında emperyalist bir devletin gönüllü destekçileri olduğunu kabul edeceğiz ya da bu gün kimi, hangi bahaneyle linç edelim diye ortalarda dolaşan kimseler olduklarını... Seç beğen al.

Olayın dikkat çeken bir başka yönü: Hani biz mert bir ulustuk. Eğer öyleysek bunlar kendilerine milliyetçi dedikleri ve bununla övündüklerine göre ulusun mertlik gibi erdemlerinin temsilcisi olmaları gerekmez mi? Mertlik, kavga ettiğin adamla az çok eşit şartlarda, eşit silahlarla, bire bir karşılaşmak değil midir? Eli sopalı, satırlı yüz kişinin silahsız sopasız topu topu sekiz kişiye saldırması ne zaman mertlik oldu? Yoksa mertliğin tanımı değişti de bize mi haber vermediler?

Bir başka nokta: Milliyetçilliğin temel savlarından biri, ülkede devlet otoritesinin hakim olmasıdır. Şimdi bu adamlar, bir yandan ona buna saldırıp ülkede can ve mal güvenliğini tehdit eder, devletin karakolunu basmaya yeltenirken en başta kendileri o devlet otoritesini sarsmaya kalkışmış olmuyorlar mı? Bu tür olayların defalarca tekrarlanmasına göz yuman, linççiyi sanık olarak tutup adalete teslim edeceğine nasihatle yatıştırıp evine gönderen güvenlik yetkilileri acaba kendi varlıklarını gereksiz hale getirmiş olmuyorlar mı? Birileri kafasına göre ona bunu ceza verecekse polise, yargıya, hapishaneye falan ne gerek var ki?

Eğer bu ülkede yasalar süs olsun diye, keyfi biçimde ya da kişiye göre uygulanmıyorsa şimdiye kadar meydana gelen bu türden linç olaylarında kaç kişi yargı önüne çıkarılmıştır? Benim bildiğim hüküm giyen kimse yok. Öyleyse bazı kişilerin suç işleme özgürlüğü mü vardır? Ya da ülkemizde linç ederek adam yaralama/ öldürme suç kapsamında değil midir?

Yine normal bir ülkede bu tür hak ihlallerine ve linç gibi iğrençliklere karşı en büyük tepkiyi sol, sosyal demokrat partiler verir. Seçim zamanı solcu ve demokratlardan oy isteyen CHP’nin genel başkanı sayın Baykal MHP ve BBP'yle milliyetçilik yarışından başını kaldırıp da bir gün olsun o dehşetengiz hitabet yeteneğini bu sorunu gündeme getirmek ve Hükümetten bu konuda hesap sormak için kullanacak mıdır?

Dün akşam haberlerde İngiltere’den de ilginç bir haber vardı. İngiliz biliminsanları kök hücreden kalp kapakçığı üretmeyi başarmışlar. On yıl içinde de aynı teknikle kalp üretmeyi planlıyorlarmış. Dünyaya bizden yansıyan haberlerle bu haberi kıyaslayıp biraz düşünelim. Acaba aralarında ters ya da doğru orantılı bir ilişki var mıdır?

Foto: http://www.ntvmsnbc.com/news/245210.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

eline sağlık, ben milliyet internete bir tepki yorumu yazayım dedim, baktım felaket yorumlar var, bu zamana kadar da Mİ benin onca yorumumun hiç birini yayınladı ben de vazgeçtim. Tekrar eline sğlık. seviler.

Ruksan İLDAN 
 04.04.2007 15:06
Cevap :
Sevgili Ruksan, milliyet.com.tr'deki o, "demirle vurmaları gerekirdi" minvalindeki felaket yorumları ben de gördüm ve bir kez daha utandım insanlığımdan. Ancak sonra baktığımda kaldırıldığını fark ettim. Allah hepimize akıl, fikir ve vicdan versin. Sevgiler...  04.04.2007 21:30
 

Genel olarak haklısın onlarca yıldır bu milliyetçilik kisvesi altında hemen her yolu mübah sayan bir anlayışın egemen olduğu mutlak. Fakat hani neredeyse sülale boyu polis ve hukukçuluk bakımından işin içinde sayılan biri olarak açıkça belirteyim ki bizim polisimiz genel olarak geçim derdinde ve ağır iş koşullarından şikayetçi bir halde, karakollardan ev yolu gözlemekte. Yazında da belirttiğin gibi, onlarca belki yüzlerce linçciyi gözlem altına al, hepsine ayrı tutanak tut, doktora yolla, savcılığa yaz, herbirine avukat çağır uff! Demek istediğim, orada polis olan kendi kardeşim olsa, iki tarafa da konuşacağı lafı biliyorum: "Gidin kardeşim ya aptal mısınız size mi kaldı ABD' ye karşı durmak işi, siz de hadi bakayım evinize, görmeyeyim bir daha size mi kaldı vatan memleket işi?" Valla sevgili Celal bir de bu açıdan bakmakta fayda var. Dediğim gibi o kadar kişinin yazışması bile iki gün uykusuz bırakır o polisleri. İşin aslı biraz da bu galiba. Endişelenme :)) Sevgiler...

Lale Beşe 
 04.04.2007 10:13
Cevap :
Sevgili Lale, polisin işinin zorluğunu biliyorum. Ama o açıdan da baksak iş sakat. Çünkü bu gerekçeyle herkes görevini ihmal edebilir. Öte yandan bunlara göz yumulması ilerde polisin işini daha da arttıracaktır. Yani yine onların başına patlayacakır sonuçta. Hepsi bir yana ortada kronik bir rezalet yok mu? Bunu görmezden gelerek mi çözümleyeceğiz? Neyse yorma kafanı, burda rezaletin de anlamı başkadır zaten. Sevgiler...  04.04.2007 15:54
 

Ne yazık ki ülkemizde yasaların uygulanışı kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Sizin verdiğiniz örnekte ve yaşanan benzerlerinde de gördüğümüz gibi, eğer milliyetçi ve sağ görüşlü bir insansanız çoğu kez yaptığınız eylemler, şiddet içerse dahi, polisler tarafından son derece büyük bir hoşgörüyle karşılanıyor ve sadece nasihat alıp eve gidiyorsunuz. Ancak diğer bazı vatandaşların şiddet içermeyen protesto eylemleri bile genellikle cop darbeleri ve tutuklamalarla sonlanıyor. Linç kültürünü hayat tarzı olarak benimsemiş kişilere söylenecek birşey yok. O konuda yapılması gereken şey, bu zihniyette ve saldırganlıkta insanlar yaratan koşullar nedir onu tespit etmek ve durdurmak, tabii bir de yasaları herkes için uygulanabilir kılmak. Sevgiler...

Özlem ERTAN 
 04.04.2007 1:38
Cevap :
Söylediklerinizin tamamına katılıyorum sevgili Özlem Hanım. Bu ortam belli çevreler tarafından hazırlanıyor yıllardır. Kimi ortamdan nemalanmak için bilinçli olarak hazırlıyor, kimi de görmezden gelerek yardımcı oluyor buna. Selamlar..  04.04.2007 11:47
 

Ülkücü kardeşlerimin 3 düsturu ezan,bayrak,vatan olduğuna göre,komşu kapısı Irak,Amerikan postalları altında yerle bir edilip,Irak semalarında ezan,bayrak,vatan sevgisinin artık batağa gitmekte olduğu görmezler mi?"Amerika'dan korkma" eylemi yapan (görüşü önemli değil)gruplara ilk önce kendilerinin katılıp destek vermeleri gerekmez mi?Hergün yüzlerce kişi Irak'ta feci şekilde can verirken ülkücü kardeşlerimin,kanı depreşmez mi?Solcu gençleri dövmek ülkücülüğün vazgeçilmezi mi?Uzlaşma,hoşgörü,paylaşma gibi duygular ülkücü kardeşlerime birşey ifade eder mi?Saygılarımla.

Ahmet AYDIN 
 04.04.2007 0:20
Cevap :
Umarım bu soruların muhataplarının kendilerine göre cevapları vardır Ahmet bey dostum. Katkıların için çok teşekkür. Sevgiler...  04.04.2007 13:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3689
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster