Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '20

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
57
 

Manifestom...

Ben neden yazıyorum?

Yazmamın gerekçesi ne olabilir?

Hayat felsefem nedir?

Politik duruşum nedir? Siyasal ideolojim nedir?

Şu kadar ki…

Hiçbir zaman ideolojilerin bağnazlığına veya siyasî öğretilerin boyunduruğuna girmedim.

Her görüşten insanın düşüncelerini okumaya, onları dinlemeye azami özen gösterdim.

Farklı fikirleri, farklı mecralardan takip ederek, sentez oluşturmaya gayret ettim.

Bu bağlamda, az-çok yazan, yazmaya çabalayan biri olarak, hiçbir zaman “ben bilirim edasında” olmadım.

Yazılarımda, kin ve nefretten uzak durdum. İnsanları düşüncelerinden ötürü ne “ötekileştirdim” ne de “yabancılaştırdım”…

Yapım gereği ben “iyimser” biriyim. Ülkemde ve dünyada zuhur eden gelişmeler ve dönüşümler karşısında, daha çok pozitif yönler aradım ve umutvar olmaya çabaladım.

Bu kadar girizgâhtan sonra…

Öze gelelim:

Ülkemizin müreffeh bir toplum olmasını, her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı gibi isterim.

Yazılarımda elimden geldiği kadarıyla, Türkiye’deki ve dünyadaki değişimleri/dönüşümleri, verili argümanlara bağlı kalarak irdelemeye çalıştım.

Şimdi, bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak, ekonomik beklentilerim var…

Artık ülkemde de ekonomik büyümenin ve sosyal kalkınmanın uç vermesini ümit ediyorum.

* * * *

Türkiye’de yaşayan sıradan bir vatandaş olarak, tüm insanlarımızın onurlu ve başı dik bir yaşam sürdürmelerini tasavvur ediyorum.

Artık sığ suda balık avlamak yerine, değişen dünyayı anlayarak, dünyanın ekonomik ve siyasi paradigmalarını gözlemleyerek, çağa ayak uydurmamız gerektiğine kaniyim.

Bu zamana kadar, ekonomimizi “el parasıyla” döndürdük. Yabancı sermayenin ülkemize gelmesi için milli çıkarlarımızdan ödün verdik. Tüketerek büyümeye öncelik verdik.

Ama artık üretelim istiyorum. Daha fazla üreterek, daha fazla istihdam olanakları sağlayalım. Üretim demek, iktisaden büyümek demek. Büyüyen ekonomi, sadece GSMH’yı değil, geleceğe dönük olarak insanların umutlarını da büyütür.

Geleceğe dönük olarak baktığımızda, artık klasik iş edimlerinin, iş tanımlarının da pek önemi kalmayacak. İşte bu bağlamda, devletimizin, vatandaşlarına daha müreffeh bir yaşam sunmak adına, daha aktif politikalar izlemesini beklemekteyim. Post-modern toplum ötesi dönemi tecrübe ediyoruz. Dijitalleşmenin, her alanda yaşandığı bir dönem, bu dönem. O yüzden insankaynaklarımızın, çağa ayak uyduracak bir formasyondan geçirilmesi, hem işsizlik hem de istihdam görünümü açısından elzem olmakta.

Öte yandan, artık dönem tek adam yönetimlerinin prim yapacağı bir dönem değil. Küreselleşme ne olursa olsun hükmünü devam ettirecek. Her ne kadar pandemi döneminde, devletler içe kapanmaya yöneliyorsa da, birlikte hareket etmenin önemi daha fazla belirleyici olacak.

KISACASI…

Daha fazla özgürlüğün hüküm sürdüğü, yasalara ve anayasaya herkes tarafından sadakatle uyulduğu bir sosyal ortamı; demokrasi standardımızın olması gereken düzeylerde tecrübe edilmesini, büyük bir iştiyakla beklemekteyim.

Kısacası, elim kalem tuttuğu müddetçe, hiçbir kimseyi ötekileştirmeden, yabancılaştırmadan, daha iyi bir dünya özlemi hasretiyle yazmaya çabalayacağım.

Okumak özgürlüktür…

Yazmak da kendini gerçekleştirmektir.

Daha iyi bir dünya özlemiyle…

Kaleme/klavyeye kuvvet.

 

Cemile Torun, Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 567
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 76
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster