Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '15

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
553
 

Marie Curie, bilim için ölen kadın

Marie Curie, bilim için ölen kadın
 

MARİE CURİE,


"bu aşağılık dünyaya veda etmek istiyorum. Neyse ki yokluğum büyük bir kayıp olmayacak!"

Bunları on yedi yaşındayken sevgilisinden ayrıldığında söyleyen bu genç kız o zamanlar dünyanın en iyi bilim insanlarından biri olacağını biliyor muydu?

Elbette bilmiyordu.

O çalışmaları ile çığır açan bir kadın.

Nobel Ödülü'nü alan ilk kadın olmasının yanı sıra, bu ödülü iki kere alan ilk bilim insanı…

1903 Nobel Fizik ödülü, 1911 Nobel Kimya ödülü sahibi ve radyoloji biliminin kurucusu…

Hayatını bilime adamış bir kadın Marie Curie.

Onun yaptıklarını uzun anlatmak gerekmiyor. Başarılarını sıraladığımızda neler yaptığını da anlamak zor değil.

Aldığı ödüller bilim insanlarının rüyası.

 

1903 - Nobel Fizik Ödülü

1903 - İngiliz Kraliyet Birliği'nden Davy madalyası

1911 - Nobel Kimya Ödülü

1921 - Bilime katkılarından ötürü, Amerika'nın kadınları adına, başkan Warren Harding'ten 1 gram radyum

İnanılmaz başarılara imza atmış bir kadın olmasına karşın, hayatı boyunca sıkıntıları olan, eşinin ve çalışma arkadaşının ölümlerinde hatta suçlanan, bütün bunlara rağmen yılmayan insanlık için hayatını feda eden bir kadın.

Buluşlarının hayatına mal olacağını belki de biliyordu. Nasıl bir çalışma yaptığını, nelerle uğraştığını elbette biliyordu. İnsanlık için ne yaptığının da farkındaydı.

Polonya asılı asıl adı Maria Sklodowska. Fransa’da yaptığı evlilik sonucu ismi değişen muhteşem bir kadın…

O zorluklarla mücadele eden biri. Kim etmemiş ki diyeceksiniz. Evet, herkes hayatında zorluklarla mücadele etmiştir ama bunun ki farklı.

Tüm bilim insanları arasında onun kadar zorluklarla mücadele eden, çok ağır bedeller ödeyen biri yok.

 

1867 – 1934 yılları arasında yaşamış bir kadın. Varşova’da doğmuş. Fen öğretmeni olan ablası onun fiziğe ilgi duymasını sağlamış. Başarılı bir öğrenciymiş. Bir dönem birçok işte çalışmış sonrasında Sorbonne Üniversitesi'nden 1891'de, 23 yaşında mezun olmuş.

Ardından doğa bilimleri ve matematik dalında yüksek lisans yapmış. 1895'te Fransız fizikçi Pierre Curie ile tanışmış ve evlenmiş.

Çalışmaları bundan sonra hızlanmış.

Uranyumla yaptığı deneyler sonucu radyoaktiviteyi keşfetmiş.

Toryumun radyoaktif özelliğini bulmuş.

Radyum elementini ayrıştırmış.

Marie Curie, 1934 yılında Fransa'nın Savoy kentinde kan kanserinden ölmüş.

Hastalığı aşırı dozda radyasyona maruz kalmasından kaynaklanmış.

Onun içindir ki ona ‘Bilim için ölen kadın’deniliyormuş.

Radyokaktivite çalışmalarından dolayı, radyokativite birimine "curie" denilmiş.

Böyle bilim kadınlarının hayatlarını okuduğumuzda şöyle de düşünenlerimiz olabilir.

Hayatında belki de hiç mutlu olmamış,

Kendi için hiç yaşamamış.

Doğru olabilir.

Şöylede düşünüle bilinir.

Kendi için yaşamışların adı sanı bilinmezken, zamana aldırmaksızın adları bilinen, hatırlanan, konu edilen, haklarında yazılar yazılanlar hiç unutulmuyorlar.

Kendilerinden sonra dünyaya bıraktıkları ile dünyanın şeklini değiştirenlerde var.

Bana göre gerçek yaşanmışlıklar bunlar.

Nazan şara şatana

 

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1575
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4648
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster