Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
947
 

Maymunlar Cehennemi

Maymunlar Cehennemi
 

Hava limanlarının aslında yolcu taşımak için değil de o devasa binanın içindeki ürünleri satmak için kurulduğunu idrak etmem 10 yıl öncesine dayanır. Veya otogarların… Bu idrak ile dalga geçme düzeyine erişmem daha kısa bir zamandır. 4 yıl falan… Bu dalga geçmenin bi üst seviyesine geçme olayı ise evlilikle beraber olmuştur. 

Önce beyaz kuşağı alırsın. Zaten o kuşağı almanın amacı kavga etmektir. Onun için alırsın. Sonra bu kuşak renkleri zamanla siyah kuşağa dönüşür. Siyah kuşağı alan bir sporcunun kavgayla işi yoktur artık. Övünmez o kuşakla… Hatta kendisiyle dalga geçmeye başlar. Bu kadar yıl bu siyah renkli bez parçası için mi çabaladım, der. Olayı ti’ye alma boyutuna geçmiştir. Ta ki o 1.Danı alıncaya kadar. Bu seviye çok enteresandır. Olayla dalga geçme devam eder ama sistemi her fırsatta eleştirmeye ve bu insani olmayan sistemi değiştirmeye kalkışır. 

İşte ben de o seviyedeyim kaç aydır. 

Bayramın son günü her zamanki gibi sinemaya gittik. Amaç film izlemek ve eğlenmektir. Aldığımız yiyeceklerin fiyatı sinema bileti fiyatını ikiye katlaması sonucu kasadaki hanımefendi ile yakın temasım, beni izleyenleri bi hayli düşündürmüştür. Asgari ücretle çalışan emekçinin yani hanımefendinin 1 günlük yevmiyesiydi verdiğim para… 10 dakikada kazandığı parayı 8 saatte ödüyordu patronu hanımefendiye... Bu çelişkiyi söylemem insanları tedirgin etti. Fragmanları izlemek yerine, dev ekranda gıcık olduğum markaların reklamını izlemek olayı ise beni bu sektörden uzaklaştırma niyetine sokmuştu yıllar önce… Ama kuşak atlamamız bu niyetimi değiştirdi tabii(!) 

500 ml.lik bir su şişesi, Türkiye’de faaliyet gösteren her hangi bir markette aynıdır. İki marka 50 kuruşa satar, diğerleri 40 kuruşa… Sinemada 300 ml.lik su şişesi(ki iki yudum yeterlidir bitirmek için) 2 TL. Şimdi ben “ Way limi ne way” demeyim de kim desin. %250 kazanç ne demek ya? Bırak bilet satmayı, direkt su sat. Dedemin bu tür durumlarda güzel bir küfrü vardır. O küfrü duyunca iki dakika kahkaha atarsın sonra algılamaya başlarsın. Amaç, sinema bileti satmaktır. Bir patronun ticari zekâsı bu kadar mı yavşakça olur? Bu kadar mı insanlar sömürülür? İki tane çikolata aldık sanki İsviçre’den çikolata söyledik. İnsanların damak tadını değiştirmek zorunda bırakmak ne kadar etik? 

Bir film bitti mi insanlar hemen kendini dışarı atabilir. Salonun hepsi dahi çıkabilir. Amaaa, o dev perde kapatılmaz. Yıllarca bunu eleştirdim. Hatta gittim bir yetkiliyle konuştum. Ama inanın zihniyet hep aynı. Film nerde çekilmiş, kimler oynamış, senaryosunu kim yazmış, hangi belediyeler katkıda bulunmuş… Bunların hepsi filmin sonunda yukardan aşağıya doğru akar. Hatta bazen kamera arkası görüntüleri verilir. 2 liraya su satmayı bilen, meraklı seyirciyi niye düşünmez? İki dakikalık elektrik ücreti için mi hemen ışıklar açılır? 

Maymunlar Cehennemi filmini izlerken bu makalenin başlığını düşünüyordum. Maymun iştahlıların ortasında başlık güzel olsa gerek. 

twitter.com/mahirtemur 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel... :)

zöhre TAHİR 
 08.09.2011 10:58
Cevap :
Sağol...:))  08.09.2011 12:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 57
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 500
Kayıt tarihi
: 21.12.09
 
 

1979 Malatya doğumluyum... Evreni kendi gözlüğümden (0,50-0,75) görmeye çalışan bir yazarım... Dü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster