Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
38
 

MEDYA GÜCÜ

Medyanın gücü elbette yadsınamaz. Bizler onun sayesinde zalim için gözyaşı döker, mazluma düşman oluruz. Bu durumu erken fark ettiysek neyse ama bu fark edişlerimiz bazen hiçbir zaman gerçekleşmeyebilir. Medya denince haklı olarak dünya hâkimiyetinin şu andaki tek ve en etkin (bana göre ABD) ABD gücü akla gelir. O ne güzel filmlerdi, halkımız hakkıyla dünyaya Amerikan filmleriyle, Alman filmleriyle gözünü açtı. Aralarında kategori farkı olsa da hayata dair eğitici roller oynayan bu güç elbette bizi etkisi altına aldı. Nasıl almasın ki? Bizde o tür imkânlar yoktu.

Suç ve suçluyu övmek suçtur. Farkında olmadan suç ve suçlunun tarafında olmak da insandan başka bir şeye dönüşmektir. Çünkü bilinç halinde değil, farkında olmadan yapılan bir davranış sergileyen insanda iradeden söz edilemez. İradesi başkalarının elinde olan, fikri esirdir. Kişi ve toplum zaman zaman böyle bir duruma düşebilir mi düşer. Durumun net bir fotoğrafını ortaya koyan bir yazı okudum. Çok etkileyici bir yazıydı:

Sanatın toplumlar üzerindeki etkisinin en başarılı örneklerinden biridir bu Rambo serileri; Büyük bir heyeycanla izledik. Rambo’nun Vietnam’ı ateşe verip bütün Vietnamlılardan kurtulması için dualar ettik ekran başında.

Amerikan askerlerinin o harap hallerini gördükçe yüreğimiz dağladı. Hele o Vietnam'lı komutan yok mu?Bir kaşık suda boğmak istedik o alçağı…

Rambo’nun kız arkadaşını öldürdüğünde hepimiz lanet ettik Vietnam'lılara.Artık o dakikadan sonra Rambo’nun yağdırdığı her füze yüreğimize su serpiyordu. Var mı farklı düşünen? Hepimiz bu anları yaşadık ekran başında. Gerçek olan şuydu aslında; Bayıldığımız Rambo aslında bir casus ve bir katıldı. Rambo’nun kurtarmak istediği şu acınası Amerikalı askerler aslında tecavüzcü kan emici işgalcilerdi. Rambo’nun âşık olduğu Vietnam'lı kız ise kendi toprağında bir Amerikan casusuna yardım ve yataklık eden kendi ırkına ihanet eden bir vatan hainiydi.

Rambo’nun paşini bırakmayan şu Vietnam'lı komutan, kendi toprağını Amerika'lılara karşı savunan bir vatanseverdi: her ne kadar Rus hayranı olsa da.  Rambo’nun füze yağdırdığında ölmelerinden keyif aldığımız şu insanlar Vietnam’ın masum insanları köylüleri ve hatta ordusuydu.

İşte medya sanat adı altında algı operasyonlarıyla bu şekilde toplumları zorbaların ellerinde birer oyuncağa çevirecek, iyiye kötü kötüye iyi dedirtecek kadar güçlüdür.

Bu filmlerle önce Orta Doğu insanını “Amerikalı asker “ profiline hayran bıraktılar, sonra Orta Doğu’yu kan gölüne çevirdiler...” durumun farkında halktan biri, bir vatandaşımız Yunus Emre Kiraz böyle yazmış.

                Haksız mı?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Medya halkı uyutmak için vardır, eski tarihlerde neden çok tiyatro var o dev tiyatro meydanları hep uyutmak için ve sergilenecek oyun önce kral ve kraliçenin elinden geçiyor, değişen hiç bir şey yok günümüzde de..Filmi izlemedim.. Bu konu hakkında görüşlerim george carlin gibi...sevgiler

jale kasap 
 28.11.2020 6:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1974
Toplam yorum
: 306
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 166
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster