Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
225
 

Mektup

"Ey vapurlar, gemiler beni buradan götürün" demek geliyor içimden Baudelaire gibi. Adsız sansız meçhul bir gemiye ardımda tek bir mektup-ulaşırsa bu olacak- bırakarak binmek ve ölesiye kaybolmak istiyorum. En ufak bir iz olmayacak arkamda, mesela gittiğim gemi düdüğünü çalmayacak, uskurlarını döndürmeyecek ve tek bir köpük bırakmayacak suda. Kalırsa sadece bu kağıt kalacak geriye. Edip Cansever'in dediği "benden sonrası" var ya hani, o bile kalmayacak.

Ben o gemide, kadınsızlıktan başları dönmüş tayfalara kadınları kötüleyen biri olacağım. Telkin edeceğim belki onlara, en iyisinin nereye gittiği belli olmayan bir gemide kadınsız olmanın ümitvar mutluluğunu. Ama yine de belki varacağımız yerde sakin bir koy vardır, umuttan büyümüş ağaçlar ve o kadının sureti vardır. Onun yüzünden çıkmış olsam da bu yolculuğa her sabah gölgesini yüzüme çarparak uyanırım. Bir yersiz kahkaha gibi uykumu böler sesi.

Acımın susmayı reddettiği bir gün seslenme ihtiyacı duyarsam ona umarım seslenemem. Ne kadar da sevinirim buna. İşte bu yüzden yanıma hiçbir şey almadan gitmeliyim. Seslenememeliyim ona, seslense- ki seslenmez adım gibi bilirim- uzaktan gelen bir vapur düdüğü kesmeli sesini.

"Ey vapurlar, gemiler beni buradan götürün" der. Sadece Baudelaire okuyan bir kayıp denizci mi olurum sonunda?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 485
Kayıt tarihi
: 16.09.10
 
 

Edebiyata, siyasete, yaşam tarzlarına ilgi duyan, son sınıf hukuk öğrencisi...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster