Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1595
 

Merak ediyorum!

Merak ediyorum!
 

Dün gece yarısını bir kaç dakika geçe, ilk bölümünü hafta başında yayınladığım “Kumsalda” isimli öykümün ikinci bölümünü yayına verdim. Blogum ana sayfada görüntülendikten bir süre sonra MB editörlerinden bir elektronik posta aldım. Aynen şöyle yazıyordu:


Merhaba Yeşim Özdemir.

KUMSALDA -2- başlıklı 18.01.2008, 00:03:45 tarihinde girmiş olduğunuz blog ne yazık ki onaylanmamıştır.

Red Sebebi: Sitemizde bundan böyle hikayelere yer veremiyoruz. Yazınızı yayından almak durumunda kaldığımız için üzgünüz...”


Öylece bakakaldım bilgisayar ekranına. Çünkü bütün bir akşam boyunca en güzel kelimeleri seçmeye çalışarak, ilmek ilmek dokuyarak öykümü tamamlamıştım nihayet. O anda ilk aklıma gelen düşünce “ Neden öykülere yer verilemeyeceği!”oldu. Ana sayfaya geri döndüğümde, yazımın yerinde yeller esiyordu. Geçen 5 dakika içinde öyküme gelen bir yorumu da ne yapacağımı bilemedim. Yayınlayamıyordum ama silmeye de elim gitmedi. Bu konuya mantıklı bir açıklama getirmeye çalıştım kendimce ama düşündüğüm gerekçeler beni tatmin etmedi açıkçası. Şimdi şöyle bir yazılan bloglara bakalım hep birlikte...


MB da bazı yazıların sağlık bilgileri içeren sitelerden kes/kopyala/yapıştır yöntemiyle hazırlanıp yayına verildiğini hepimiz biliyoruz. Gene aynı şekilde elektronik posta yoluyla internette dolaşan ve hepimize tanıdık gelen bir takım yazılar da blog olarak ana sayfada yerini alıyor. Ayrıca adına "esinlenmek" diyerek, neredeyse hırsızlığa varan ölçüde orijinaline benzer yazılar da okuyoruz burada. Onun dışında birbirine sataşmalar içeren, polemik yaratan bloglar da hayli fazla. Özensiz, harf ve imla hatalarıyla dolu, aceleyle yazılmış bloglardan ise bahsetmeye gerek bile yok.


Şimdi... Bütün bu karmaşanın içerisinde MB da öykü ya da şiirlerin yer almasının ne gibi bir sakıncası olabilir? Bu konuyla ilgili 2 sebep gösterilebileceği aklıma geldi:


1- "Blog" ya da "Weblog" kelimeleri, internet güncesi anlamına geldiği ve öyküm bu amaca uygun olmadığı gerekçesi ile yayından kaldırılmış olabilir. Eğer burası elektronik bir günce ise, normalde insanlar bildiğim kadarıyla güncelerini, "Haber", "Mizah" , "Bilim", "Doğal hayat" vs vs. gibi kategorilerde yazmazlar. O zaman sadece "Bu sabah çok geç uyandım. Yüzümü bile yıkamadan evden çıktım..." ile başlayan bloglar yazılması gerekmez mi? Haa günceme belki şiir ya da öykü yazmak istiyor da olabilirim ayrıca... Günce benim değil mi?


2- Yayına verdiğim öykünün çalıntı olup olmadığı endişesiyle, yazımı yayından kaldırmış olabilirler. Yazdığımız yazılar ve kullandığımız fotoğrafların sorumluluğu birincil olarak bize aittir. MB'a daha ilk girerken kabul ettiğimiz sözleşmenin şartlarından birisidir hatırlarsanız. Belki dolaylı olarak, yasal anlamda MB da yükümlülük altına giriyordur ama bir yazının çalıntı olma olasılığı sadece öykü ve şiir için mi geçerlidir? Çok rahat, bir sağlık sitesine girip bir başka doktorun yazısını kopyalayıp, kendi yazımmış gibi yayınlayabilirim. Çok da bilinmedik bir gazetede bir köşe yazarının politik bir yazısını da çalabilirim. Kısacası sorun çalıntı olup olmaması ise , bütün kategorilerde hırsızlık yapılabilir.


Dün geceden beri düşünüyorum. Aklıma başka bir gerekçe gelmedi şu ana kadar. Hoş, aklıma gelenler de beni tatmin etmedi açıkçası. Yaklaşık 16 aydır burada duygularımı, düşüncelerimi bazen de öykülerimi paylaşıyorum sizlerle. Bu işi ciddiye alıyorum ve özen gösteriyorum. Öykü ve şiirin, ne gibi bir sakıncası olduğunu anlayamadım bir türlü. Sizlerin ne düşündüğünü de çok merak ediyorum. MB editörlerinin, konuyla ilgili beni ve öykü yazmayı ya da okumayı seven bütün blog dostlarını aydınlatacağını ümit ediyorum. Sevgilerimle...





NOT: Öykümün 2. bölümünü merak eden bütün arkadaşlarımdan, elimde olmayan sebeplerden dolayı devamını getiremediğim için özür diliyorum.


Ümit Culduz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bence ne oldu biliyormusunuz. mb editörleri öykünüzü çok beğendi ve kendileri öyküyü pazarlamak için sizin adınıza yayınlatmak istemediler. ticari olabilir yani))

Faik A 
 10.07.2008 13:09
Cevap :
:))))) Bu güzel varsayım için çok teşekkür ederim Sedat Bey... Sevgiler...  10.07.2008 16:35
 

Bir şirketin ya da bir kuruluşun sitesi üzerinden yayınlanmış olan herşeyin ama herşeyin sorumluluğu kuruma ya da şirkete aittir. bizim burda yaptığımız herşeyin sorumluluğu da tamamen milliyet'e aittir. çünkü yazılarımız milliyet üzerinden yayınlanıyor.yani buraya taşıdığımız herşey bir anlamda onların da oluyor. Milliyet istediği kadar bize ait olduğunu ya da bu nedenden dolayı doğacak olan zararlardan bizi sorumlu tuttuğunu söylesin.. Yasalar oldukça net..Onlarda gayet bunu iyi biliyor. Bu kadar sıkı denetim de zaten bu nedenle, geri kalan herşey sadece ''tehdit'' ve ''korkutma''

DrSebahattin Akça 
 11.06.2008 13:38
 

*****Not : FARUK için DAMLAYA, DAMLAYA GÖL OLUR***** BUGÜN (MB) Milliyet Blogdan BİR MESAJ ALDIM...DAHA ÖNCE YAPTIKLARI ANKET OYLAMASININ SONUCUNU BİLDİRİYORDU..(Herhalde bu mesaj sizede gelmiş olmalı..!) SEVİNDİĞİM BİR NOKTA, BENİMDE OYUM DAHİL (%61) ile OYLAMAYI BİZLER,YANİ SİZİN "KUMSALDA -2-" BAŞARI ile KAZANDIK...! TABİİ BU ARADA SİZİ ÇOK İYİ ANLIYORUM,SİZ GEREKSİZ YERE BOŞU BOŞUNA ÜZÜLMÜŞ OLDUNUZ...! ANCAK YANLIŞ HESAP BAĞDAT'dan DÖNER MİSALİ ile SAĞ DUYULARIMIZIN SESİ , BUNU HEP BERABER KAZANDIK DİYE DÜŞÜNÜYORUM...! ASLINDA (MB) Milliyet Blogdan da BU BEKLENİRDİ,DOĞRUSU...BEN HER ZAMAN DİYORUM " (MB) Milliyet Blog DEMOKRATİK BİR BLOG PORTALIDIR..! " SİZİ TEKRAR TEKRAR TEBRİK EDİYOR,ÇUKUROVA-ADANA'dan DİĞER BİR AKDENİZ ŞEHİRİMİZ ANTALYA'ya KUCAK DOLUSU BOL BOL SEVGİLER ve SELAMLAR,EFENDİM...! NECİP KÖNİ - ADANA/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 28.01.2008 19:51
Cevap :
Sevgili Necip Bey... Öncelikle bu içten yorumunuz için size çok teşekkür etmek istiyorum. Yazımın üzerinden kaç gün geçmişken, çıkan sonuca göre tekrar bir yorum yazmanız beni çok mutlu etti inanın. Evet öykülere izin çıktı. Daha doğrusu eskisi gibi oldu. Yani biz zaten öykü yazıyorduk eskiden. Son 1 haftalık değişiklik ( Ki bu arada bile bence bir sürü öykü yayınlandı bu sayfalarda) Haa olan benim hevesime ve geçen 1 hafta boyunca konu ile ilgili fikirler beyan eden sizlere oldu. Yani madem ki eskisi gibi olacaktı; ne gerek vardı ki bu kadar olan bitene? Neyse... Sağlık olsun diyelim... Ben de size selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Şu soğuk havalarda da lütfen sağlığınıza dikkat edin. Tekrar teşekkürler ve sevgiler...  29.01.2008 9:12
 

Canım Yeşom, iş sebebiyle biraz uzak kaldım blogtan. Geldiğimde habercimde öykün vardı ama sayfanı açtığımda göremedim. Bu yazını görüncede gerçekten üzüldüm. Bu gibi şeylerin insanın şefkini kırdığını düşünüyorum. Milliyet blog bu gibi öykülerle ayrıcalıklı ve özgün hale gelebilir. Hem birinci bölümü yayınlanmış bir öykünün ikinci bölümünü yayınlamamak çok doğru gelmiyor bana. Ben öyküyü okudum ve çok beğendim. Dilerim yeniden sayfanda görebiliriz. Sbseda arkadaşımızından 7-8 bölüm yayınlanan öyküsünün son bölümü yayınlanmadı. O da çok üzüldü ve diğer tüm bölümleri sildi. Dilerim tekrar yaşanmaz ve herkes istediği gibi yazar. Sevgimle kucaklıyorum. Öptüm.

Hoşsada 
 25.01.2008 12:45
Cevap :
Bak Sedacığım... Sen bir gidiyorsun, ortalık birbirine giriyor işte böyle:) Şaka bir yana, 1 haftadır benim yazım üzerinden süregelen bu tartışma ortamı bakalım nasıl bir şekilde sonuçlanacak. Elbette ki sözün yarım kalması hiçbirimiz adına iyi olmadı. Ben öykülerimi yazmaya elbette devam edeceğim. Burada ya da başka bir yerde... Güzel yazılarda buluşmak dileğimle. Desteğin için çok sağol. Kucak dolusu sevgilerle canım.  25.01.2008 13:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1639
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster