Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '07

 
Kategori
Restoranlar
Okunma Sayısı
1641
 

Meyhaneci Refik

Meyhaneci Refik
 

REFİK rakısı çıksa, yaptığım bu etiketi koysa...Nasıl ama!


Ah... Refik abi, ahh! Ne adamsın sen. Meyhanecilerin kralısın be!... Rakıyı satmasını da bilirsin, içmesini de.

Rahmetli babam, bundan yaklaşık kırk yıl önce, Mahmutpaşa'dan Asmalımescit'te bir giyim mağazasına transfer olmuştu. Babam tam bir akşamcıydı. Her akşam yarım şişe otuzbeşlik yeni rakı içerdi. O zamanlar şimdiki gibi değildi. Sadece Sofyalı sokağında, Refik abinin meyhanesi vardı. Tabi babam orayı keşfetmekte geç kalmadı. Haftanın bir kaç günü işten çıkınca oraya takılırdı. Kısa zamanda Refik abiyle kanları kaynamış, iyi dost olmuşlardı.

Bir kaç sene sonra, Fatih'te oturduğumuz evin malsahibi kiraya zam isteyince, rahmetli kara kara düşünmeye başladı. Zaten mevcut kirayı bile zor veriyorduk. Fatih'te daha ucuza oturabileceğimiz bir başka yer bulma imkanı da kalmamıştı.

Bir akşam babamın düşünceli halini sezen Refik, derdini sorunca babam durumu anlatmış. Refik de o zaman Çağlayan'daki gecekonduyu yıkıp, kendi ve akrabaları için minik bir apartman yapmış. Bir daire boş ama, yabancı sokmaz. İşte bu daireyi hiç düşünmeden babama vermiş. Kira pazarlığı falan da yapmamış, "ne verebilirsen ver" demiş. Günlerdir ağzını bıçak açmayan, dokunsalar ağlayacak olan babam, o akşam mutlu ve rahatlamış olarak eve geldi. Sevinçten bir iki kadeh te fazladan içmiş!.. Allah razı olsun, Refik abi hakikaten büyük kıyak yapmış, bizi dertten kurtarmıştı.

Ben 15 yaşımdan 28 yaşımda evlenene kadar orada oturdum. Çağlayan'ı hiç sevemedim ama Refik abileri çok sevdim. Akraba gibi olduk, şimdi dükkanı idare eden çocuklar, o zamanlar yeni doğmuştu. Yeğeni Yakup da hem yanında çalışır hem de evinde kalırdı. Ufak yeğenlerinden bazılarını benim yanıma çırak verdi. Sünnetinde kirvelik yaptığım biri uzun yıllar yanımda çalıştı.

Refik abi üst katta oturuyordu. Bir gün yukarı çıktığımda, tesadüfen arnavut ciğeri yapıyordu. Pek sevmezdim, ikram etti, "tokum abi" falan dedimse de, ısrar etti... Az bir şey aldım. Aman tanrım! Hayatımda böyle bir şey yememiştim. Ciğer değil, Hacıbekir'in lokumuydu sanki. Utanmayı bıraktım, biraz daha aldım. Çok beğendiğimi söyledim, gülümsedi. Sonra her yaptığında bir tabak da bana göndermeyi ihmal etmedi. Başka mezeleri de çok güzel yapar, ama bende arnavut ciğerinin yeri bir başkadır.

Muhabbetinin ne denli güzel olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Dükkanına gidenler bilir... Okumuşluğu yoktur ama, müşteriler hep yazar, çizer, ressam, profesör v.b. olduğundan acaip kültür sahibi ve insan sarrafıdır. Masaları dolaşır, hatır sorar, bazen muhabbete dalar, hanım müşterilerine parmağını şaklatıp "fisduk" der.. Refik abi bi tanedir!

Son yıllarda yanına gitmek kısmet olmadı, ama duyduğum kadarıyla hala dükkandan ayağını eksik etmiyor. 85-86 yaşında vardır, Asmalımescit'in piridir. Allah uzun ömürler versin!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Refik Amca : -benim de derdimi sonra sen dinle hangimiz dertlidir gör yavaş yavaş

tutunamayan_3406 
 13.05.2008 10:05
Cevap :
refik baba'dan artık kadehle yavaş yavaş içilemeyecekmiş...yasak geliyor!  13.05.2008 17:54
 

bütün sarhoşların selamı var demiş ya. siz de bizden selam götürün babaya. teşekkürler.

seringel 
 08.05.2008 23:25
Cevap :
sarhoşlara kızar o.. ama serhoşlar başının tacıdır. selamını götürünce bir arnavut ciğerini de yerim babadan . sevgiler.  09.05.2008 18:12
 

bir roman gibidir. Her sayfasını çevirdiğinizde tat alacağınız, zihninizde bir yere not edeceğiz satırları olur. Böylesi yaşayan romanların hiç yitirilmemesi dileği ile...

nilgun 
 09.09.2007 19:29
Cevap :
çok teşekkür ederim nilgün...  10.09.2007 8:04
 

Harika bir yazı. Okurken çok duygulandım. Annemin çocukluğu asmalımescitde geçmiş. Dedem esnafmış. Kasap, manav, restoran... her türlü dükkan. Refik mallarını dedemden alırmış. Ahbaplarmış. Sizin gibi, güzel insan olmak üzerine, pek güzel anıları var. Uzun yıllardır görüşmediler. Götüreyim diyorum dedeme seni oraya... İçine sinmiyor. Herkes kendisinin delikanlı, kulağı kesik zamanlarını hatırlasın istiyor belki... belki değil sanırım gerçekten öyle. iyiki MB yi fark etmişsiniz, iyi ki burada yazıyorsunuz. Saygılar. K.

Kerem Oğuz 
 08.09.2007 16:12
Cevap :
sevgili kerem, sen dedeyi al götür. son demlerdir bu demler!  10.09.2007 8:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 288
Toplam yorum
: 1350
Toplam mesaj
: 205
Ort. okunma sayısı
: 1180
Kayıt tarihi
: 18.01.07
 
 

Kendi halinde yazar, çizer, çapraz bulmaca çözerim. İki yüzyıl, bir binyıl gördüm. En sevdiğim hoca ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster