Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '11

 
Kategori
Spor
 

Milli Takımımızın "kurtarma sınavı"

Tarihimiz hep aşılması gereken finallerle doldu taştı. Aslına buna bir final demek de doğru değil; olsa olsa "kurtarma sınavı" denilebilir.

Bütün bir seneyi eğlenerek, tam çalışmayarak, hazırlanmayarak geçiren öğrencinin yaz tatili zehir olmasın diye öğrenmeni tarafından verilen son şansıdır; kurtarma sınavı. Öğrenci de öğretmen de bilir bunun neden yapıldığını, ancak bir şekilde gereklidir; sistemin sonucudur.

Lisede bir kimya öğretmenimiz vardı. Okulun en eskisiydi, Allah rahmet eylesin. Sene sonunda üç dört tane kurtarma sınavı yapardı. Ancak onun bir farkı vardı. Sınavlar bir çeşit öğrencinin dersi kavraması için yapılmış ders niteliğindeydi. Son ana kadar hedef öğrencinin o dersle ilgili ortalama bilgiyi edinmesini sağlamaktı.

İddialı konuşmayayım ama o öğretmenimizin öğrencilerinin büyük bölümünün kimya ile bilgilerini belli bir seviyede hala koruduğuna inanıyorum.

Milli Takımımız yıllardır bu kurtarma sınavlarına giriyor ama ne sınavlar sırasında, sonrasında veya diğer bir dönemde bir şeyler öğrenemiyor.

Hep önemli dersler veriliyor bize; ama bir sonraki elemelerde aynı hatalarımızı tekrar ediyoruz.

Bugün millilerimize sınav öncesinde bize annelerimizin, büyükannelerimizin verdiği umut dolu özeni gösteriyoruz.  

Başaracaklarına inanıyoruz. Okunmuş pirinç yutturuyoruz.

Neden?

Çünkü hepsi bizim evladımız, bizim ürünümüz. Her ne kadar kızsak da aslında onların var oluş sebebi biziz.

Futbolcularımız bu ülkenin onlara hazırlamış olduğu eğitim, öğretim, bilgi, görgü, kültürün, değerlerin sonucu yetiştiler; bu hale geldiler.

Bu nedenle onları yetiştirme şeklimiz, tarzımız ve birikimlerimiz futbolcularımızın fiili durumunun göstergesi oluyor.

Bir ülkenin okullarında kurtarma sınavına giren öğrencinin sayısı aynı zamanda eğitim sisteminin başarısını veya ne olduğunu gösteriyor.

Sistem o kadar başarısız ki her sene değiştirme ihtiyacı duyuluyor.

Aynen futbolumuzdaki gibi; statülerle devamlı oynanıyor.

Neyse…

“Allah zihin açıklığı versin çocuklar; bildiğiniz sorudan başlayın, acele etmeyin, iyi düşünün, dikkat eden ve attığınız gol olsun. Şans sizin yanınızda bulunsun."

“Size gerçekten inanıyoruz.”  

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şans yanımızda olmadı ne yazık ki... Sadece şans mı, kazanma azmi, heyecanı, motivasyon, oyun disiplini, soğukkanlılık vs gibi özellikler de yoktu futbolcularımızın yanında... Geçmiş olsun demekten başka yapacak bir şey yok... Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 11.11.2011 23:49
Cevap :
Hak etmediğimiz bir finaldi, hak edenin gitmesi gerekiyor. Futbolumuz bu haliyle zaten başarılı olamaz. Herşeyin çok daha olumsuz olduğu bir ortama doğru süratle ilerliyoruz. Benden de selam ve saygıyla...   12.11.2011 8:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1890
Toplam yorum
: 2000
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1345
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster