Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1238
 

Milliyetine göre turist izlenimleri

Milliyetine göre turist izlenimleri
 

Selçuk Erdem karikatürüdür


Havalimanındaki işimde 7. yılını geçiriyorum. Bu süreçte dünyanın her yerinden binlerce yolcu ile diyalog kurdum. Bir kısmı ile kısa sohbetler etme imkanım oldu. Kişisel özellikler milliyetlere göre farklılık gösteriyor. Her milletin kendine has farklı kişilik dokuları oluyor. Kişisel gözlemlerimle edindiğim İzmir bölgesine turist olarak gelen milletlerin özellikleri;

İngilizler kendilerini dünyayı yönetmesi gereken asil ırk , asil millet olarak görürler. Diğer ülke vatandaşlarıyla kıyas yaptığınızda gerçek bir asaleti , tabiri caizse bir kaliteyi farkedebiliyorsunuz. Sürekli sarhoş gezdikleri için çok neşeliler, gülerken güldürmeyi , eğlenirken eğlendirmeyi de biliyorlar. Kocam çok içiyor diye dert yanan hanımlarımızı birde İngilizleri içki içerken izlemelerini tavsiye ederim. Önemli konularda kulaklarını dört açıp pür dikkat dinlerler ve tek seferde konuya hakim olurlar.

Fransızlar entellektüel tarzlarının yanında her an bir şeye isyan edebilcek şekilde yüklenmiş enerjilerini de hissettirirler. En çok sorun çıkaran turist gruplarından biridirler. En ufak bir sorunda kitlesel bir reaksiyonla birbirlerine destek çıktıklarında devrim coşkusunun Fransızların genlerine işlediği düşünürsünüz. Saygı gösterdiğiniz taktirde size güleryüz gösterirler. İngilizce bilmediklerini söylerler ve konuşmazlar tabi ihtiyaç duydukları ana kadar.

Almanlar çok sert yapılarının aksine son derece insancıl, güleryüzlü, eğlenceli ve beyefendi insanlar. Ülkelerindeki milyonlarca vatandaşlarımızla yaşadıkça ülkemiz onlara yabancı gelmiyor. Ülkemize tekrar tekrar gelen turistler genellikle Almanlardır. 1976 yılından beri her sene gelen bir alman turist , neden her sene geldiğini ; " Türkler ülkemize iş için gelip yerleştiğinde sadece iş için yaşadıkları ülkelerini terketmelerine anlam verememiştim. Özellikle tanıştığım Türklerin yaşadıkları yerlere gidip görmek istedim. Tatilimi Türkiyede geçirmek için programı yaptım. Yaşadıkları köylere gittim beni çok güzel misafir ettiler. Artık o insanlar, çocukları benim dostum oldu. Her sene onları ziyarete geliyorum." şeklinde açıklıyordu. Türkiyeden ev alıp yerleşmeyi düşünmediniz mi diye sorduğumda, " Türkiyeyi o kadar çok seviyorum ki burdan ev alırsam Almanyaya dönemem. Torunlarımın bensiz büyümesini istemiyorum " diye cevapladı. Almanlar ile aramızdaki çok sıkı bağlar var umarım bu bağlar hiçbir zaman kaybolmaz.

Ruslar çok farklı bir millet. Çok fazla konuşmazlar. Grup içinde iletişim kurmazlar. Çok fazla alkol tükettikleri ile ilgili de olabilir. Ülkemize seyahati tercih etmelerinin iki sebebi var. Fiyat olarak Avrupadaki tatil bölgelerine göre çok uygun olması ve ulaşım süresinin kısa olmasıdır. Rus kadınlarının kıyafet seçimlerindeki dekolte rahatlığının yanında Rus erkeklerinin de kadınlarını ve çocuklarını umursamazlığı birbirini tamamlıyor galiba.

İranlılar herkese sabır çekmekten dudaklarını ısırtıyor. Tam anlamıyla problemler makineleri. Herşeyde problem çıkartırlar. Ülkelerindeki düzenin kaymağını yiyen zengin kesim tatil amaçlı Türkiye seyahatlerinde tekstil ve gıda ürünlerine çok fazla para harcarlar. Otobüste kusan çocuğun kustuğu torbayı iki adım öteki çöp kutusuna atmak yerine otobüsün tekerleğinin altına sıkıştırıp, otobüs hareket ettiğinde tekerleğin üstünden geçip torbayı patlatmasına sebeb olacak kadar da çevreye saygısızdırlar. Ama şu noktada haklarını vermek lazım ki onlara yardımcı oluyorsanız sizi " Sir " ilan ederler ve " thank you Sir" haykırışlarıyla yanınızdan ayrılırlar. Sanılanın aksine bütün kararları kadınlar veriyor. Kadınlar erkeklerini yönetiyor.

Uzak Doğulular özellikle Japonlar saygı, sevgi, düzen, tertip birliktelik abidesi. O kadar insancıl bir yapıları varki ülkemizde artık pek karşılaşadığımız için insan şaşkınlığını gizleyemiyor. En son teknoloji ürünleri onlar kullanıyorlar.

Atlantik ülkelerinden ülkemize az sayıda ziyaretçi gelir. Varlıklarını , farklılıklarını farketmezsiniz bile , kalabalığın içinde kaybolur giderler.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden gelen ziyaretçilerimizden gazeteci, öğretmen, işadamı, devlet dairelerinde ciddi pozisyonlarda görevli kişilerle de kısa sohbetler yapma imkanı buldum, Türkiyeye karşı nefretinize anlam veremiyorum. Güneyle birleşmenin size daha iyi, daha güzel bir hayat sunacağını düşünüyorsunuz. Sizi sevmeyen bir eşle yapacağınız evlilikte ne kadar mutlu olabilirseniz, güneyle birleştiğinizde ancak o kadar mutlu olabilirsiniz. Karşılıklı mutabakat olmadan atılacak her adım sizin zararınıza olur. Türk askeri kıbrısta işgalci güç değildir. Kuzey Kıbrısın varlığı dünyada tanındığında, kıbrısın dış güvenlik sorunu kalmadığında askerimizi çekeriz. O asker orda sizin için var.


Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarımız için ise ayrı bir pencere açmak gerekiyor. Eski kuşak yine aynı, bir değişim beklemek zaten haksızlık olurdu. Yeni kuşak gurbetçiler ise kişisel gelişimlerini tamamlayarak, yaşadıkları ülkelerinde önemli bir beyin gücü olmaya başarmışlar. Türkiyeyi, akrabalarını çok özlüyorlar ve ziyaretlerini bu özlemi dindirmek amaçlı gerçekleştiriyorlar.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 161
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1247
Kayıt tarihi
: 03.05.11
 
 

İzmir Karşıyaka'da yaşıyor Maliye mezunu http://www.karsiyakahaber.com/ yazarı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster