Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '07

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
598
 

Misket

Misket
 

Misket 5 yaşını geçti. İsmini tam manasıyla hakeden bir varlık O... Tam bir ''Kedi hanım''. Aslında Kontes de olabilirdi ismi...o da yakışırdı. Çakır gözleriyle binbir manada bakabiliyor. Kızdığında kaşlarını çatabiliyor, korktuğunda o gözler bütün suratının yarısını kaplayabiliyor. Baygın bakışlarıyla karşısındakini mest de edebiliyor.

Tüylerinin rengi de alışılmadık renklerde... Beyaz ve vizon tonları cazibesini epey arttırıyor. Gövdesinin ılıklığını bu tüyler ayrıca bir de yumuşatıyor. Ama bu güzelliklerini ancak kendisi isterse hissedebilirsiniz. Bunun için de biraz iltifat etmek, gönlünü hoş tutmak gerekiyor. Kuyruk tarafına ve ayaklarına dokunursanız hemen sinirlenebiliyor. Sinirlendiğinde gözü hiç bir şey görmez olabilir, her şeyi göze alabilir. Fazla restleşmek doğru olmaz.

O'nu ilk gördüğümde bir kedi ailesinin yeni doğmuş bir grup yavrusundan biriydi. Gördüğüm anda vurulduğumu itiraf etmeliyim. Aslında hayvanları sırf güzellikleri dolayısıyla sevmek bana çok aykırı bir düşünce, ama bu defa ki bir sevda oldu. İstersem hemen alıp eve götürebilecektim. Çok istiyordum ama bu mümkün değildi. Evde kedi kadromuz doluydu. Bir süre direndim. Direncim pek güçlü değildi, iyice yıkan ise kızımın özellikle bir yavru kedi istemesi oldu. Arkadaşımın
parfüm kokulu ceketine sarılı olarak küçük bir sepet içinde geldi hanımımız. O koku hala devam ediyor, buna ne demeli bilmem! Özellikle suratı olağanüstü cazip olan Kedi hanımımızın soyunda İranlılar da varmış. Düşünceme göre O tam bir melez güzeli, İranlıdan filan çok daha güzel...

Evdeki diğer kedilerimizden biri, erkek bir sarmandı, pantuflaya dönüşmüş bir Patik idi. Kallavi bir beydi Patik'imiz. Maalesef O, Misket'in doğurmasından bir ay önce yok oldu ortadan, acısı hala içimde bir sızıdır. Misket, daha tedbir almamıza fırsat bırakmadan, buluğa erer ermez biz hiç anlamadan hamile kaldı. Yeni yavrular istemiyorduk ama yapacak bir şey kalmamıştı, doğuracaktı... Hamilelik sürecinde, etraftaki hayranları doğacak yavrulara talip oldular. Üç bebeği oldu,
kedikızımın...

Doğumunu benim nezaretim altında yaptı. O sabah önceden organize edilmiş bir geziye gitmeye hazırlanırken adeta eteğimden tuttu beni yollamadı. Mayısın üçüydü. Doğum yapacağı yeri hazırlarken ayağımın dibinden ayrılmıyordu. Sonunda yarımşar saat arayla yavruları dünyaya geldi. İlk doğanı temizliyor, sonrakini bekliyordu. O arada ağzına doğru uzattığım sütü büyük bir iştahla içiyordu. Bunu gördüğüm zaman sokaklarda tekmeler altında gizli bir köşede doğum yapmaya çalışan kediciklere o kadar canım yandı ki... ne bir damla sütü, su uzatanı, kovalamasınlar yeter!

Üç yavrusu oldu Misket'in...İki dişi, bir erkek. Dişiler araya sarının da karıştığı tekir formatında, erkek ise tam bir maskeli zoro görünümündeydi. Tüyler kısaydı. Belli ki babaları sokaktandı. Patik olması ihtimali de var tabii. Hamileyken talip olanlar, yavruları görünce taleplerinden vazgeçtiler. Nasıl olsa bunlardan her yerde bol bol vardı. Çok ısrarla isteyen bir oğlan çocuğuna da vermeye ben kıyamadım. Besbelliydi, haşin bir muameleye tabi olacağı!

Bir anda diğer kedilerimden başka, üç yavru bir anneden ibaret ma'aile kedilerimiz olmuştu. Fakat işte Allah büyük ne diyeyim! Önceki kedilerim bir şekilde dağıldılar. Patik kayboldu, Maşuka zaten uzun zamandır başka evleri mesken edinmişti, zavallı Tütsü'cüğüme olanı yazmak istemiyorum. Elimizde kala kala Misket ve ailesi kaldı. Ev ve araba düzenimizi onlara göre dizayn edip koca bir aile olarak yaşamaya başladık. Yazlığa gidişimiz 12 saat alıyor, ama neyse ki minibüsümüz var, evler de kediler için donanımlı.

Kızların doğum yapmamaları için bu defa atik davrandık ve buluğa erdiklerinde kısırlaştırmalarını hemen yaptık. Keşke oğlana da yapsaymışız...''Gece'' idi ismi...Bir yaşındayken Bodrum'da yazlık evimizin bulunduğu sitede kayboldu, belki bir dişi peşine gitti. Günlerce aradım, her yere resimlerini astım, ama yok oldu gitti. Tek umudum, birisinin O'nu çok sevip sahip çıkmış olması...

Üç yıldır kedi ailemde eksilme yok, üç taneler. Umarım uzun yıllar daha birlikte olabiliriz onlarla...
Misket, anne... Ama bunu unuttu... Bazan kızlarına haşin davranabiliyor. Tabii O'nu da kısırlaştırttık.
Dişi kediler erkeklere nazaran daha mutedil oluyorlar, hele kısırlaştırınca, evlerine yaşamlarına sahip çıkabiliyorlar. Bu konudaki zekalarına bazan hayret ediyorum. Kızların biri Reçel, ki abla O, diğeri Mercan... Geçenlerde balkondan düşüşünü ve bulunuşunu burada ayrı bir yazı konusu etmiştim.

Misket fotoğrafını çekerken ya da resmini yaparken modellik de ediyor. Kendisine bakıldığını anladığında hemen pozunu alıyor haspam...! Yaşlandığı da hiç belli değil, halbuki beş yaşını geçti...Kızları kendisinden büyük duruyor. Hepsini çok seviyorum, bana mutluluk veriyorlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bayıldım ben bu miskete..Bir kedi çok istiyorum ama benim Aliş'im var (muhabbet kuşu) yer diye korkuyorum..Hayvan deyip geçmemek lazım öyle hisli ve akıllılar ki sevmeyenlerden ,kötü davrananlardan çok akıllılar saygı ve sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 15.06.2007 10:19
Cevap :
Sevgili Meral, gerçekten evde kuş ya da hampster gibi bir kafes yaratığı varsa acaip ilgileniyorlar. Sonucu nereye varır bilemiyorum ama pek tekin değil. Sevgili Aliş'in can sağlığına pek iyi gelmeyebilir. Bütün hayvanlara karşı ilgim ve sevgim çok, ama kedilerden aldığım karşılık bir başka... İlerde müsait olduğunda kedi annesi (''sahip'' pek olunamıyor) olmanı dilerim, sevgiyle...  16.06.2007 9:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 134
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1685
Kayıt tarihi
: 12.12.06
 
 

Ununu elemiş, eleğini henüz asmamış bir ''Mimar''ım. Hep özel sektörde çalıştım. Yoğun çalışma yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster