Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '14

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
969
 

Muhteşem Yüzyıl/ Muhteşem hatalar ile devam ediyor (1)

Muhteşem Yüzyıl/ Muhteşem hatalar ile devam ediyor (1)
 

Muhteşem yüzyıl’da 2-3 haftadır Kanuni çok hasta, hem de ne hasta… Neredeyse öldü ölecek!

Van Kalesi Seferi 1548-1549 yıllarında yapıldı. Kanuni 1494 doğumludur ve bu sefer sırasında 54-55 yaşındadır. Sefer sırasında hasta olduğu ile ilgili hiçbir yazıya rastlamadım. Oysa ekranda Kanuni son nefesini verdi, verecek.

 Kanuni’nin hasta çıktığı sefer ise Zigetvar seferidir.  Kanuni Sultan Süleyman, Eğri, Zigetvar kalelerini fetih etmek, Tokay ve Serencs şehirlerini geri almak, Avusturya siyasetinin bir parçası olan Erdel Hanlığını himaye etmek, Malta kuşatmasının başarısızlığı ve oğullarını idam ettirmesi sebebiyle askerle halk arasında doğan hoşnutsuzluğu gidermek nihayet sarsılan imajını düzeltmek için 1 Mayıs 1565’te Avusturya’ya karşı ihtiyarlığına, istirahat ihtiyacına, hastalığına en önemlisi ölüm tehlikesine rağmen ordusunun başında 13’üncü ve son seferine çıkmıştı.

10 sene 9 aydır sefere çıkmamış olan Kanuni, böyle önemli seferleri bizzat padişah idare etmedikçe başarı kazanılamayacağını bildiği ve yeni Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ile kızı Mihrimah Sultan kendisini cihada teşvikiyle bu kararı hayatı pahasına vermişti. Nitekim sağ olarak geriye dönemeyecekti. Oysa biz Kanuni’yi bu sefer sırasında at sırtında pek az gördük, hem de araba ile sefer görüntüleri ekrana geldi.

Oysa Kanuni Zigetvar’da hayatını kaybetmiştir, ölmüş birinin at sırtında oturması imkansızdır! Hayatını kaybeden padişahın iç organları çıkartılıp, naşı mumyalandı. İç organların gömüldüğü düzlükte şu anda Kanuni’nin heykeli vardır ve bunu da Macaristan devleti dikmiştir.

Atların çektiği bir saltanat arabasına bindirildi. Yeniçerinin huzursuzlanmaması için de askerlerini bu arabanın içinden selamlamıştır. Bu açıklamalarımı geçen sene yazdığım Sarı Selim yazımda paylaşmıştım. Sanırım senaristlerin kafası karıştı ya da erken sezon sonu yapılmak isteniyor.

Şahzade Elkas Mirza yazımda zatın 1550 yılında öldüğünü yazdım, demek ki daha 1550 yılına yeni geliyoruz. Kanuni’yi bu kadar aciz göstermenin de bir anlamı yok!

Dizi boyunca sadece bir kere duyduğum, (onu da halktan biri söyledi )“Mağrurlanma padişahım, senden büyük Allah var!” sözü hala ekranlarda çınlamadı. Oysa bu söylem kazanılan her zaferden sonra Padişahların kibre sürüklenmemesi için halk, Yeniçeri ve paşaları tarafından hep bir ağızdan söylenen muhteşem bir gelenektir.

Bu söylem Osmanlı padişahları tahta geçtiklerinde yani cülus törenlerinde yeniçerilere bahşiş dağıtırken, Yeniçeriler de bu esnada hep bir ağızdan``Mağrurlanma padişahım senden büyük Allah var...`` diye bağrışarak alkış tutarlardı. Bu durum aslında onların kibre kapılmaktan ne kadar korktuklarının bir göstergesiydi...

Padişahın akıl ve ruh sağlığını koruması için etrafındakilerin yaptığı bir ritüeldir ve çok güzel ayrıca da çok özel bir merasimdir. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir imparatorlukta görülmemiş ve duyulmamıştır.

Osmanlı’da bu gelenek Yavuz Sultan Selim’in halife olması ile başlamıştır. Sarayda büyük salonda ise sadece padişaha paşalar söyler ve kibirden uzak kalması gerektiğini hatırlatırlardı.

Nerede Kanuni’ye yapılması gereken bu muhteşem söylem? Ben ekrandan bizlere Allah’tan daha büyük olmadığımızın hatırlatmasının yapılmasını istiyorum, çünkü belki unutanlar vardır da hatırlarlar!

Hayatta kibirden uzak yaşamanız dileği ile…


eceer6@gmail.com

https://twitter.com/eceer6
https://www.facebook.com/pages/Ece-Er-%C4%B0le-Ba%C5%9Fb

 

 

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ece hanım...Ben de sizin gibi, "Muhteşem Yüzyıl"ı izlerken, kitaplardan ve ansiklopedilerden doğruları ve yanlışların uygunluğunu saptamaya çalışıyorum..."Kanuni, Tebriz'i yeniden ele geçirdikten sonra Van üzerine yürüdü ve kaleyi teslim aldı. Kış mevsimini Halep'te geçirdi. Ertesi yıl, İran içlerine ilerleyeceği sırada Elmalı'da hastalandı(1549)..."..Yani hastalanması doğrudur. Ancak, fazlasıyla abartılmıştır... Bu da, dizinin uzaması için yapımcıların bir oyunudur...Bu bilgileri, Büyük Larousse Ansiklopedisi'nden aldım...Ansiklopedide hastalığının ne olduğu yazmıyor...Selamlar.

cdenizkent 
 23.01.2014 19:14
Cevap :
Açıklama için teşekkürler, ama hastalığı gripal enfeksiyon bile olabilir. Dizi de zaten giderken hastaydı. Yok böyle bir şey! Saltanat arabası dahil savaşa gitti, adamcağız öldü ölecek acı içinde seferde... Rastladınız mı bu bilgiye? Beni de aydınlatırsanız memnun olurum. SAYGILAR  24.01.2014 10:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 781
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3868
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster