Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '12

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
12833
 

Muhteşem Yüzyıl, Taşlıcalı Yahya Bey

Muhteşem Yüzyıl, Taşlıcalı Yahya Bey
 

Irakeyn seferi


Muhteşem Yüzyıl dizisinde kendisini Pargalı ile tanıdık. Muhteşem Yüzyıla Taşlıcalı Yahya Bey’in girişi pek de muhteşem olmadı. Evet, şiirleri ile perdede yerini aldı. Şimdiler de ise Mihr-i mah’ın aşkına tutuldu. Oysa Taşlıcalı 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu divan edebiyatının ünlü şairi olarak yerini tarih sayfalarında alır. Divan ve Hamse sahibi, mesnevi sanatkarı büyük şairlerinden biridir.

Döneminin şairlerinden Fuzili’den sonra mesnevi şairi olarak günümüze yansır. ‘’Şehzade Mesnevi’’ si en ünlüsüdür. Şehzade Mustafa’nın öldürülüşü ile ilgili yazdığı mesnevisini daha önce yazmıştım.

Doğum tarihi kesin bilinmemekle kimi yerde 1488, kimi yerde 1489 olarak karşımıza çıkar. Arnavutluk’da dünyaya gelmiş Taşlıcalı. Sülalesi soylu ‘’Dukagin’’ olarak tespit edilmiştir. Arnavutluk asıllı olduğu için ‘’Sergistandan’’- taşlı yerden, taşlıktan- koptuğunu söyler. Bu ismi ilk Muallim Naci kullanmıştır ve Taşlıcalı tarihte bu isimle anılmaya başlamıştır.

Küçük yaşlarda ‘’Devşirme’’ olarak Yeniçeri Ocağı’na asker olarak alınır. Öncelikle asker olarak yetiştirilmeye başlar Taşlıcalı. İlk edebiyata düşkünlüğü ve yatkınlığı ‘’Acemi Ocağı’’nda fark edilir. Yazdığı şiirler o kadar dikkat çekiciydi ki Kemal Paşazade, Kadri Efendi, Fenerizade Muhyiddin Çelebi tarafından ‘’Rahl-i Tedrisat’’larına alınır. Aldığı dersler ve öğrenmeye yatkın, yetenekli karakteri önemli devlet adamlarının da dikkatini çekti. Bu durum bize beyaz camda Pargalı’nın dikkatini çekmesi olarak gösterildi. Gerçek hayatta da bu durum sonrası Pargalı İbrahim Paşa, Taşlıcalı Yahya Bey’i himayesine almıştır. Taşlıcalı, himayeden sonra şair olarak da yükselme kaydetmiştir. Yeniçeri Ocağı’nda da ‘’Yayabaşı’’ rütbesi ile pek çok savaşta yer almıştır.

Yavuz Sultan Selim döneminde Mısır ve Çaldıran seferine katılmıştır. Katıldığı bu seferleri de Yavuz Sultan Selim’e sunduğu kasidelerden öğreniyoruz. Kanuni Sultan Süleyman döneminde de asker olarak savaşlarda yerini aldı. Kanuni Sultan Süleyman zamanında ‘’Alimler Meclisi’’ne katılarak ünü ülkede duyulmaya başladı. Her ünlünün başına geldiği gibi Taşlıcalı’nın askeri ve edebi başarıları, devlet adamları tarafından kollanması, gözetilmesi sonucunda her zaman olduğu gibi dostu kadar düşmanı da olmasına neden oldu. Taşlıcalı Yahya Bey şiirleri ile tanınırken Anadolu ve Rumeli’de cenkten cenke koşma işini de ihmal etmedi. Hatta Irakeyn Seferi esnasında çekilen sıkıntıları, açlığı tasvir ettiği, yiyecek ve para talebini de eklemeyi unutmadığı bir kaside sunmayı ihmal etmemiştir.  

Şairler arasında Hayali en büyük rakibi ve atıştığı biriydi. ‘’Sipahi’’ kıdemine gelen Taşlıcalı Yahya Bey, 2. Irakeyn Seferi sırasında Kanuni Sultan Süleyman’a sunduğu kaside Hayali ile kıyaslanmasına ve iltifatlara boğulmasına sebep oldu. Pargalı tarafından korunan Taşlıcalı’ya karşılık Damat Rüstem Paşa da Hayali’yi himayesine almıştır. Bu durum dizide gözümüze gelecek mi? Bilmiyorum, ama gerçek hayattan öğrendiklerimi sizlere aktarıyorum. Yahya Bey dışa dönük, sinirli ve hırçın kimliğini şiirlerinde de gösteriyordu.  Hayali ise üslup olarak içe dönük, derviş mizacına aykırı bir şiir tarzındaydı. Yahya bey’in taklitçi olmayan, kendine has üslubu herkesi kendine hayran bıraktı. Yazdığı şiirlerde kıyafetleri en ince detayına kadar vermesi, tarihi eserleri aynı üslupla dile getirmesi Taşlıcalı’nın edebiyata getirdiği yeni solukdu.

1533 yılında Şehzade Mustafa’nın katl edilmesi sonucunda yazdığı mersiye yüzünden Kanuni Sultan Süleyman’a ve Damat Rüstem Paşa ile takışmasına neden oldu. Mersiye, Kanuni ve çevresine acımasızca eleştiriyordu. Damat Rüstem Paşa durur mu? Taşlıcalı’yı susturmak için Kanuni’yi alttan alta oydu. Ne de olsa Hürrem’in damadı! Taşlıcalı yakalandı ve Kanuni’nin önüne atıldı. Kanuni sadece şiire olan düşkünlüğünden değil bence ‘’evlat katili’’ olmasının verdiği vicdan azabıyla, şairi afetti. Aslında bir anne olarak durumu kınamama rağmen bir yöneticinin de sanırım bir devleti bir arada tutabilmesi için kim olursa olsun af etmemesi gerektiğinin de farkındayım.

‘’Şehzade Mustafa Mersiyesi’’, Yeniçeri Ocağından halkın ağzına yayıldı. Yayılmakla kalmadı,

Yeniçeri Ocağı ayağa kalktı. Kanuni, bu ayaklanmayı dindirmek için önce Rüstem Paşa’yı görevinden uzaklaştırdı. Damat Rüstem Paşa ile zaten soğuk olan arası gittikçe uzaklaşıp, soğumasına, hatta Damat Rüstem Paşa’nın düşmanlığına sebep oldu. Fakat bu yazılan mersiye salgın gibi diğer şairler arasında da yayılıp, yeni mersiyeleri doğurdu. Saraya yakın çevreler, bu şiirlerin anası olarak ‘’ Şehzade Mustafa Mersiyesi’’ni gördükleri için içten içe kinlendiler. Damat Rüstem Paşa yerine göreve gelen Kara Mehmet Paşa bir süre sonra, Kanuni’nin emriyle hayata veda etti. Damat Rüstem Paşa da özlemini duyduğu görevine yeniden döndü. Yahya Bey, saray çevresindeki diğer şairler gibi yaltakçı değildi. Kendine verilen hediyeleri de kahramanlığına ve iyi bir şair olmasına yoruyordu.

Rüstem Paşa, şaire duyduğu nefreti, şairin mal varlığına el koyarak gösterdi. Yetmedi maaş (30.000 akçe) bağlayarak sürgüne İzornvik’e yolladı. Taşlıcalı Yahya da Süleymaniye Cami için yazdığı kaside de sıkıntısını dile getirip, Kanuni’ye sundu. Sıkıntısı Rüstem Paşa’nın ölümüne kadar da sürdü. Rüstem Paşa’nın ölümüyle de Taşlıcalı’nın intikamı bir hiciv ile geldi. İntikam aldı almasına da itibarını geri alamadı. Son kasidesini Zigetvar Seferi sırasında padişaha sundu. Çocuklarının himaye edilmesini rica etti. Son yıllarında kendini tasavvufa verdi.1582 yılında öldüğü belirtilmiştir. Mezarı olarak da çeşitli yerler gösterilmektedir. 

Şairin 5 ünlü mesnevisi bulunur. Gencine-i Raz, Kitab-ı Usul, Gelşen-i Envar, Yusuf-u Züleyha, Şah-u Geda’dır. Şah-ı Geda mesnevisi başta Ayasofya olmak üzere tarihi eserlerin tasvirlerinden oluşur. Taşlıcalı Yahya Bey’in ‘’ Divan-ı Hamse’’si bulunur. Hamse; divan şairlerinin değişik konularda yazdığı 5 kitabının bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıkan esere denir. Beşleme anlamı taşır.

Bana olaydı Hayali’ye olan rağbetler

Hoş bilur sihr-i helal eyle idum şi’r-i teri

Ben erenler nacağıyam ol ışıklar teberi,

Ben savaş güni çeriyem ol heman cerde ceri.

Hayali için yazdığı bu şiir ününe ün katmıştır. Taşlıcalı üslubu, giyim kuşamı ile farklı bir karakterdi. Her zaman savaşçı, kahraman kimliğini satırlarına yansıtmıştır. Sizce Muhteşem Yüzyıl dizisi Taşlıcalı Yahya Bey’e yeterince hak ettiği yeri veriyor mu? Bu diziler dünyaya satılıyor. Güzelim Taşlıcalı’yı dünyaya tanıtıyor mu? Yorumunuz ne?

Hayatta kahraman kimliğinizi kaybetmemeniz dileği ile……    

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okuduktan sonra Taşlıcalı Yahya'ya dizi içerisinde gerekli değerin verilmediğini düşündüm. Böylesi kıymetli eserleri olan bir şairin muhteşem denen dizide sönük kalması üzücü... Oysa Osmanlı ve Divan Edebiyatının tanıtımı için çok iyi bir fırsat olabilirdi... Teşekkürler

Nilüfer AKBAY 
 06.11.2012 17:47
Cevap :
Teşekkürler, umarım bundan sonra Taşlıcalı Yahya hak ettiği itibarı bulur. Saygılarımla:)  07.11.2012 5:48
 

Sayın Ece, bu yazıdan sonra Taşlıcalıyı daha iyi tanıdık. teşekkürler.

Erdal Ceyhan 
 23.10.2012 17:03
Cevap :
Beğendiğinize çok sevindim. Bundan sonrada beğenirsiniz umarım. Saygılerımla  23.10.2012 21:54
 

teşekkür ettim bu emeğe...eyvallah...

nedim üstün 
 23.10.2012 13:58
Cevap :
Benim yazdıklarınızı okuduğunuz için ben teşekkür ederim. Umarım daha sonra yazacaklarımı da beğenirsiniz.  23.10.2012 22:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 769
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3679
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster