Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
884
 

Mustafa Kemal'in CHP'si

Mustafa Kemal'in CHP'si
 

Kuvayı Milliye Ruhu


Eskiyen yüze tokatlar iniyor ardı ardına. "Sam" yelleri, yakıcı saman alevlerine döndü. Yalayıp geçiyor şimdilik. Samanlık tutuşacak gibi... Ya da ben öyle düşünüyorum. 
 
Ve Sam Amca yeni yüzler arıyor sanki. Terörist besleyen bir Türkiye’nin kendisine de zarar verebileceğini biliyor. Birilerini deliğe süpürmenin zamanının geldiğini düşünüyor sanırım. 
 
Belki de bir önlemdir. Olur ya Türkiye uyanır. Atar uyuşukluğunu üstünden ve sosyal demokrasiyi denemeye kalkar. Çağırıp pışpışlamanın zararı olmaz, sosyal demokrat parti başkanını. 
 
Hani bunları anlarım da bu parti başkanının, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan Adayını, Sam Amca’nın kulağının dibinde açıklaması neyin nesidir? “Sizin desteğiniz olmadan Türkiye’de iktidar olunamayacağını anladım. Bakın, sizin adamınızı aday yaptım. Sorun çıkaracağımı düşünmeyin. İyi bir müttefik olabiliriz. Seçimlerde desteğinizi bekliyorum.”  mesajı mıdır? 
 
Bu yetmezmiş gibi Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP heyeti; Fethullah Gülen’in onursal başkanı olduğu, ABD’deki cemaat derneklerini çatısı altında toplayan; Turkic American Alliance'ın Başkanı Faruk Taban ve diğer yöneticileriyle birlikte kahvaltı yapmışlar.
 
Afiyet olsun(!) ama bu kahvaltıda neler “yediklerini” çok merak ediyorum doğrusu. Daha açığı, bu dernek yöneticilerinin, CHP heyetine neler yedirdiğini(?)…
 
“Yeni CHP” bu mu Allah aşkına? 
 
“Yeni CHP” buysa Mustafa Kemal’in CHP’sine dönülür; yola onunla yürünür. CHP; önünde sonunda, aslına dönecektir; dönmelidir. İçerisindeki emperyalizm tutsaklarını kusacaktır; kusmalıdır. Tabanında bu potansiyel vardır kuşkusuz. 
 
Keşke, “Sosyalist bir parti kurulur, onunla yürünür.” diyecek koşullar olsaydı. Ne yazık ki o koşullar yok. 
 
Mustafa Kemal’i küçümsediğim sanılmasın. Onun antiemperyalist duruşu, bizim meşalemizdir. Biz sosyalistler, bu meşaleyi asla bırakmayacağız. En azından benim, Türkiye sosyalizmine bakışım, o meşalenin aydınlattığı noktadan başlar. 
 
Bu yüzden, “Yeni CHP” uydurmacılığından vazgeçilip Mustafa Kemal’in CHP’sine sahip çıkılmalıdır. Kuvayı Milliye temelinde yeşeren CHP’ye… 
 
Kuvayı Milliye ruhu olmadan ne bağımsızlık ne özgürlük ne de sosyalizm gerçekleşebilir. Kaldı ki yakın hedef sosyalist devrim değil; bağımsızlık, özgürlük ve laik cumhuriyetin yeniden hayata geçirilmesidir.
 
Bu da “Yeni CHP”nin işi değildir. Herkes aklını başına toplasın! Özellikle de Sam Amca’dan ve Gülen Cemaatinden medet bekleyen CHP kurmayları… 
 
Mustafa Kemal’in kemiklerini sızlatmak, kimsenin hakkı da haddi de değildir. 
 
Haydar Bibinoğlu
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

KEMALİZM VE SOSYALİZM NASIL AYNI KEFEYE KONABİLİR? İŞİN İÇİNE 'KEMALİST KÖYLÜ KURNAZLIKLARI' GİRDİĞİNDE HER ŞEY MÜKÜNDÜR!

ERGIN TOYER 
 11.12.2013 13:53
Cevap :
Yazıyı anlamamışsınız Engin Bey. Ben, Kemalist değilim. Mustafa Kemal'i seven ve takdir eden bir sosyalistim. Onun antiemperyalist ve yurtsever duruşudur önemli olan. Yüceltilmesi gereken meşale de budur. 1917 Rus Devriminde, iç savaşların en yoğun yaşandığı dönemde, Mustafa Kemal'in emperyalistlerle savaşına -onun, sosyalist olmadığını bile bile- destek olan Lenin, sizin kadar sosyalist değildi demek ki(!).   13.12.2013 2:20
 

Değerli Haydar Bibinoğlu, konu ile ilgili son yorumumuzu yazarken, bir çay ikram edeceğimiz kişiye, "Bir çay alır mısınız?" diye görüşünü sorarken, " Şapka takmadığında, "Kelleni alabir miyim miyim?" anlamında görüşü neden alınmamaktadır? Ol hikaye budur. Nerede kalır, "Cumhuriyet", nerede kalır "Demokrasi", nerede kaldı, "halkın kendisini (kendi kararları ile) yönetmesi! reklamları? Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 07.12.2013 13:05
Cevap :
Anlaşıldı Mehmet Bey; siz, Osmanlıcısınız. Mustafa Kemal'e karşı önyargılı davranıyorsunuz. Üzülseniz de Mustafa Kemal galip, Osmanlı mağluptur.   08.12.2013 3:14
 

Merhaba...CHP, şu anda kimliksiz bir siyasi partidir; ne sağcıdır ne solcu, milletvekillerinin bir kısmı "yenilikçi", bir kısmı ise "ulusalcı"...Genel Başkanı ise, parti kültüründen bihaber ve parti arşivini okumamış bir kişi. Liderlik özelliği yok...Bir sözü, diğer bir sözü ile çelişiyor. Bunun için onlarca örnek verebilir. Ergenekon destekli ve Demirel tavsiyeli bir kişiyi milletvekili olarak partisine katmıştır...Darbelere sıcak bakmayı ve desteklemeyi demokrasinin neresine sığdırıyor anlamıyorum...Parti adında "halk" olmasına ve Atatürk'ün ilkelerinden biri de "Halkçılık" olmasına rağmen halktan bu kadar uzak bir parti olması ilginçtir. Atatürk Devrimi'ni, devrimin uygulama yöntemini, toplumsal özünü ve felsefesi tam anlamıyla bildiklerinden de emin değilim. Bence, sık sık "biz Atatürk'ün partisiyiz" demelerini de hak edecek ne yapmışlar ki...Bence, bu ülkeyi AKP'ye teslim edenlerin başında CHP gelmektedir. AKP'yi iktidar yapan CHP'nin başarısızlığıdır. Selamlar.

cdenizkent 
 06.12.2013 18:48
Cevap :
Öncelikle şunu söyleyeyim: Ben ne CHP'liyim ne de sosyal demokrat. Bir partinin kimliği, programıdır. Bağlayıcı olan odur. Parti programını eleştirmek, en akılcı yöntemdir. Pratikteki etkinliklerini, örgütlenme eksikliklerini, taktiklerini eleştirebilirsiniz elbette. Ama sadece bunlara bakarak; parti programını göz ardı ederek; kimliksizlikle suçlamak, eleştiri değildir. Yine de ilginize teşekkür ederim.   13.12.2013 2:47
 

Değerli Haydar Bey, Konuyu biraz açalım; "hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye müzakereyle, münakaşa ile verilemez. hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. osmanoğulları zorla türk milletinin hakimiyet ve saltanatına vaziülyed olmuşlardı. bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdir. şimdi de, türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor. bu bir emrivakidir. mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. bu behemehal olacaktır. burada içtima edenler meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. aksi takdirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir." Bilirsiniz, bu konuşma bir halk meclisinde geçmektedir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 06.12.2013 16:20
Cevap :
Sadece şu kadarını yazayım: Yapılan bir devrimdir ve devrimin tavizsiz yasaları vardır. Bu yasalar duygusallığa ve merhamete kurban edilemez. Hiçbir devrimde de kurban edilmemiştir.   06.12.2013 18:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 746
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Emekli Öğretmenim. Anadolu Üniversitesi, AÖF, Eğitim Önlisans Programı mezunuyum. İlgi Alanım: Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster