Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '08

 
Kategori
Cinsel Sağlık
Okunma Sayısı
4235
 

Mutlu seks, hem de ömür boyu (2)

Mutlu seks, hem de ömür boyu (2)
 

Evet dün nerede kalmıştık? (Mutlu seks, hem de ömür boyu (1) )

“Bir erkek, cinsel birleşme başladıktan iki dakika sonra boşalıyorsa problem vardır”…

Kaldığımız yerden devam edelim:

Ben: Kitabınızda anlattığınız öğrenme, çalışma, merak etme, kendini ve eşini tanıma, hatta antrenman yapma, hepsi bununla ilgili o zaman…

Psalti: Elbette. Örneğin bir kadına soruyorsun: “Orgazm olmak için neye ihtiyacın var?”. Diyor ki; “Ben kendime dokunduğumda daha rahat oluyor”. E peki yap o zaman. Ama hayır. Çünkü erkek egosu “o zaman ben ne işe yarıyorum ki” diyor. Ve kadının vajinal orgazm olmasını istiyor. E be adam, illa da kendi istediğini tutturduğunda işe yaramış oluyor musun sanki? Bunu düşünmüyor. Bırak kadın mutlu olsun, sense hem onun mutluluğundan mutlu ol, hem sen de öğren eşinin neye ihtiyacı olduğunu. Bir kadının vajinal orgazm olmayı öğrenmesi uzun yıllar ve antrenmanlar istiyor. Kadın ancak 35’ini devirecek, karşısına da onu gerçekten seven, birlikte doruklara çıkmaya istekli, akıllı bir adam olacak. İşte bahsettiğim cinsel çağlar bunlar. “Altın çağ”a erişebilmiş bir erkekte, ne ego kalır ne de gurur. Onu en mutlu eden şey; kadına verdiği zevktir. Çünkü o zaman kendi zevki de on kere katlanır.

Ben: Kadınlar için de aynı şey geçerli değil mi?

Psalti: Teorik olarak geçerli olsa bile, kadınlara bazı şeyleri anlatabilmek çok zor. Mesela diyorsun ki; “Arada adama cilve yap, karşısında soyun, striptiz yap” Yok efendim, kadın kafası direkt olarak şöyle çalışıyor: “Ama o zaman arzuladığı ben olmam ki, kim yaparsa uyanacaktır zaten”… Nasıl ki erkek kendi egosundan kurtulacak, kadın da bunları kafaya takmamayı öğrenmek zorunda. Yok efendim sevişirken gözünü kapatıyormuş da, acaba o anda kimi düşünüyormuş! Veya aklından hangi fanteziler geçiyormuş… Bu eğer birbirinize verdiğiniz, dolayısıyla aldığınız zevki arttıracaksa, o anda varoluşçu sorulara dalmanın ne alemi var? Sevdiğin bir eşin var, onunla yatakta mutlu olma ve zamanla bunu daha da arttırma şansın var. Bunu başardığında, olası en güzel seksi yaşayacaksın. O zaman neden buna ulaşmak için çalışmak yerine hayatı zorlaştırmayı seçeceksin ki?

Ben : Bu anlattıklarınız “erkekler doğuştan çok eşlidir” tezini çürütüyor.

Psalti : Ben erkeklerin doğalarında çokeşlilik (poligami) olduğuna inanmıyorum. Erkekleri kategorilere ayırırsak; en ilkel seviyede olanlar için zaten kadın, erkek, hayvan veya anahtar deliği fark etmez. “Olgunluk çağı” veya “Altın çağ” a erişmiş olanlarla bu ilkel sınıf arasında kalanlarsa, eğer eşi dışında ilişkiler arıyorsa, ya eşiyle mutlu değildir veya eşini sevdiğini iddia eden biriyse, bu sefer de mutla kendisiyle ilgili kişilik problemleri vardır. Eşiyle bu bahsettiğimiz aşamalardan geçip yatakta mutluluğa ulaşmış bir erkek, başka kadınla olma ihtiyacı bile duymaz. Bu arada yeri gelmişken, kadınlara bu konuda çok değerli bir tüyo vereyim : Kendinizi ne kadar güzel hissederseniz, erkeğiniz de sizi o kadar güzel görür. Asla, “ay şişmanladım, kırışıklarım derinleşti, gıdığım sarktı” gibi cümleler kurmayın. Sizi seven adam size inanır ve sizi sizin anlattığınız gibi görür…

Ben : Kadınlar niye aldatır peki?

Psalti : En sık görülen sebep aşk. Evinde bulamadığı aşkı arıyor. Sadece seks için yapanların yüzdesi ise çok az. Kadınlar ne yazık ki çok talepkar. İstedikleri bütün koşulların gerçekleşmesini bekliyorlar. Ancak ondan sonra kendilerini bırakabiliyorlar, ardından da muhteşem orgazmı bekliyorlar. Bilinmesi gereken şu ki; o “insanı uçuran muhteşem orgazm” en düzenli ilişkilerde bile senede ancak senede 4-5 defa olur. Bu bilinmeli ki hayal kırıklığı yaşanmasın. Hayal kırıklığı olunca soğuma başlıyor, soğuyunca uzaklaşılıyor, seks sayısı düştükçe istek de azalıyor ve kısır döngüye giriliyor.

Ben : Bütün bunlar iyi güzel de, seks dediğimiz olgu dünyanın en doğal şeyi. Peki bu kadar doğal bir şeyin üzerine sizin dediğiniz gibi bunca okumak, çalışmak, ev ödevleri gerçekleştirmek, bu işi doğal halinden çıkarıp yapay bir hale dönüştürmez mi?

Psalti : Bu soruya verecek tek bir cevabım var : Bugüne kadar uzun süredir beraber olup, işi tamamen doğallığına bırakmış ve bahsettiğimiz “altın çağ” a erişip mutlu olmuş tek bir çift bile tanımadım.

Ben : Size kadınlar tarafından çok sorulan sorulardan biri; “Sen erkeksin, ne anlarsın kadınların cinselliğinden?”… Bu soruya cevabınız ne?

Psalti : Bu soruya bayılıyorum, zaten genelde feministlerden geliyor. Hemen hayatımda çok fazla akıllı kadın tanıma şansım olduğunu, onların da bana hemcinslerinden çok daha fazla ayrıntı deneyimler anlattıklarını söylemekle başlıyorum. İşin komik tarafı; seksoloji kongrelerinde falan meslektaşlarla aramızda konuştuğumuzda , bu sorunun hep kadınlar tarafından erkek seksologlara yöneltildiğini görüyoruz. Hadi bakalım, akıllı kadınlar bundan da sonuç çıkarsın.

İşte böyle…

Neymiş; yan gelip yatmak yerine çalışacakmışız.

Her iyi şeyin başında da çok çalışmak yok mu zaten?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir erkek ancak aşık olduğu kadını orgazma ulaştırabilir ve kadın bunu isterse...:) Yazınızı geç okudum ancak hoşuma gitti.

Beymihdar 
 02.10.2011 18:09
 

Neden öncelikle cinsellik üzerine yazıyorsunuz?Cinsel özgürlük daha büyük bir sorun.İnsanlar ta kapılarına kadar yığılmış bir sürü tabular,yanlış inanışlar,ayıplar,günahlar ve daha bir sürü abuk sabuk engeli aşıp da yatak odalarına giremiyorlar ki sizin dediklerinizi yapsınlar. Yine de tebrik ederim. Kerim Korkut

Kerim Korkut 
 19.12.2008 20:08
Cevap :
Halısınız ama o ayrı bir konu. Ben burada yapmış olduğum bir roportajı paylaştım. Bu konuda uzman olan birinin görüşlerini die getirdim. Röportajın başı aynı başlığın birinci yazısındadır. Saygılar  19.12.2008 23:16
 

Çalış senin de olur. Durmak yok yola devam.

Sokrates 
 11.11.2008 8:45
 

Hep çalış...Hep çalış...Nereye kadar.!? Bu kadar çok çalışmak bazen, 50'li yaşlara ulaştığı zaman, Sapkınlıklara sebebiyet veriyor...( Bknz: Üzmez olayı...Markette 14 yaşındaki kız çocuğuna sarkan 10 torun sahibi..!!, yada ortaokul talebesi erkek çocuklarına sarkmaya çalışan Bodrum'lu ihtiyar...vb..vb..vb..) Sayın Kuji; Yazmış olduğunuz her iki blogta, normal bir hayatta olması gereken temel içgüdüler...Ama sapkınlık olmadığı sürece...Bu röportajınızı paylaştığınız için de, teşekkürler ve sonsuz saygılar... =0)

Teohand 
 07.11.2008 0:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1207
Kayıt tarihi
: 25.10.08
 
 

Fransa ve Türkiye'de on sene kadar turizmcilik yaptıktan sonra iletişim alanına yönelmiştir. İnte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster