Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
299
 

Mutluluk

Mutluluk
 

‘’Her insan, akıl ve vicdan sahibi herkes, hatta basit bir hayvan bile, bu dünyada, ihtiyaç hissettiği andan itibaren mutluluğu aramaya başlar. Bu öyle bir kanundur ki, bütün tabiat kanunları değişse bile bu kanun değişmez.

Hayvanlar yaratılışının elverdiği ölçüde mutlu olur. Zira hayvanların istekleri, zevkleri, düşünceleri sınırlıdır. Fakat insan – kamil insan hariç- aradığı, özlem duyduğu mutluluğu tam olarak bilmediği halde, bu konuda bir sınır tanımaz. Nice mutlu kimseler vardır ki, istek ve arzu yüzünden mutlu olamaz. Böylece bu fani dünyayı kendine cehennem yapar. Çünkü en primitif insanın, hatta bir çocuğun bile içinde bitmek tükenmek bilmeyen bir hırs vardır.

Günümüzde pek çok şey açıklığa kavuşmuşken, insan hala çözülemeyen bir bilmecedir. Nedense insan, yaratılış itibariyle tuhaf bir varlıktır. İstediği bir çok şeyi elde eder, fakat onları elde ettikçe hırsı artar.

Acaba mutluluk nedir? İşte bunu bilen yok.. Belki de yalnızca bu dünyanın gürültü patırtısından uzak olan deliler mutlu sayılabilir.’’  *

***

İşte böyledir insanoğlu. Çocukken, okurken, iş yaşamında, evliliğinde, çocuk sahibi olduğunda hep bir şeylerin eksik kaldığını düşünür. Birçok güzel şeye sahiptir ama yetmemektedir. Hep daha fazlası, daha iyisi olmalıdır. Görünmez bir varlık sürekli beynine ‘ yetmez, daha, daha’ diyerek nüfuz etmektedir sanki. Oysa çok güzel günler geçirmektedir, eğlenmektedir, gezmektedir. Sevdikleriyle beraber olmak, zevk aldığı bir kitabı iki günde okuyup bitirmek, güzel bir film izlemek, çocuğunun büyüyüşünü görmek, sevdiğine ‘seni seviyorum’ demek, bir arkadaşıyla, haftalardır görüşmemiş olsa bile, kaldığı yerden devam edercesine bir sohbete başlamak, iyi ve kötü günlerinde yanında birkaç dostunun olacağını bilmek, insan için birer mutluluk kaynağı değil de nedir?

Günümüz dünyasında gittikçe yalnızlaşan, gerçek arkadaşlıklar ve dostluklar kurmayı beceremeyen büyük çoğunluk bu yüzden mutsuz belki. Sürekli başkalarınınkiyle kıyaslanarak yaşanan bir yaşam, sahip olunanların değerini bilmek yerine o an sahip olunamayanları düşünerek yapılan hırs, hem bizi yıpratıyor hem de çevremizdekileri. Herkes mutluluğu arıyor ama mutsuzluğun mimarının kendisi olduğunun farkında değil çoğu zaman. Bazen anlık, çok kısa süreçlere adını verebileceğimiz ve yaşamımızı anlamlandıran, renk katan mutluluğun,  kesintisiz, bir ömrü kaplamasını beklemek ne kadar gerçekçidir?

Akıllı ve mutlu olabilmek mümkünken, ille de deliler kategorisine geçmeye gerek var mı acaba?

*Amak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 649
Kayıt tarihi
: 06.12.10
 
 

Bornova Anadolu Lisesi ve Sbf mezunuyum. Üniversite yıllarımda başlayan çalışma yaşamım kısa bir sür..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster