Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '18

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
69
 

Namludaki Sevda

Namludaki Sevda
 

Jakub Schikaneder – Last Rites, 1891


------------oğul dedi ana

--etme eyleme, tetiği düşürürsün kendine
-yanar ciğerim, dağlar inler benim derdime

devrilmeyen son ağaç sensin ocakta
baban gitti, geldi kanlı kucakta

kor hançer saplı durur, sanki hâlâ göğsümde
soluğum yeşilindedir benim, nefesimi kesme

-------------murâdın var ise kısmette
------------Ayşe’n olur elbet sana yar
koma gönlüme yeniden, alevli bir hâr
boy ölçme zenginle / fakirliğinle

pervâsız yellere, salma kendini
sararıp soldurma, böyle kendini
gidip de, virâneye döndürme evimi
kahrolası pistolu bırak elinden

/


gölgelenmişti bir kez, sevdâ cenneti
--------kanına girmişti, yılanın zehri
------silinirken, ufuktan güneşin rengi
-------şaklattı kırbacı Ali, küheylanın sırtında

kuş uçmaz yollardan, sürdü yel gibi
kalbine batanlar, sanki ok gibi

bir mevzi buldu sindi pusuya
bekledi durdu sabırsız, ay çıkasıya
saatler / yaşamla ölüm arası
sınırda, bir bıçak sırtı

süzüldü Ayşe’nin gölgesi mehtapla
----------dedi, Ali’m geldin mi
------kaçalım bu gece hemen
o zengin yaşlıya, verecekler beni
sarmışken kolları, henüz birbirini
uzak kapıları açıldı ölümün
pistolden çıkan kurşunun sesi
söndürdü birden, dünya ışıklarını
siper olmak isterken, Ali’nin önüne
önce Ayşe devrildi yere
henüz onyedisinde o güzel peri

davranamadan belindeki silaha
kan sızdı şakağından, düştü toprağa
yırttı geceyi, Ayşe’m diyen feryâdı
sustu onsekizinde, Ali’nin yaşam avazı

kurşunu, tam isabet atan o nâmert
duygusuz, taş gibi, soğuk boşluktan
yok oldu gecenin ıssızlığında

iki atımlık kahpe kurşunla
kendi kanıyla, yıkandı sevdâ
yas'a durdu sevdâ bahçelerinin şenliği
sessizlik senfonisinde, vurdu ateşin sesi

iki genç fidan düştü toprağa
kendi gölgelerinde, yasını kazdı zaman
yarıldı iki ocak damı, âni yıldırımdan
eller uzandı, verildi omuzlar
sükûnlu bahçede, ebedî uykuya daldı fidanlar
toprağın nefesine, acı bir su süzüldü...

 

24 Haziran 2009
 

Hâdiye Kaptan

  • (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.


 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

acıyla yoğrulup şiirleşmiş hüzünlü bir öykü.Hangi kalp dayanır ki sevgilerini giyinmeden yaralı bedenleriyle toprağa verilenlerin bahtsızlığına...Farklı ve üzücü,oldukça da etkileyici bir şiirdi!Elinize sağlık Hâdiye hanım.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 10.11.2018 18:23
 

Değişik bir şiir ama ne şiir!

Kerim Korkut 
 10.11.2018 9:57
 

"Devrilmeyen son ağaç sensin ocakta, baba gitti, geldi kanlı kucakta" bir ananın dilinden nasıl etkileyici,derinden, çok acılar yaşandı çok, emeğinize, yüreğinize sağlık Hadiye hanımcığım selam sevgilerimle

Cemile Torun 
 09.11.2018 0:12
 

Sevgili arkadaşım maalesef nice canlar sevda uğruna cahil insanların elinden kara toprağa gidiyor.Güzel anlamlı şiiriniz için kutlarım canım öptüm sevgilerimle.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 09.11.2018 0:05
 
 
Toplam blog
: 494
Toplam yorum
: 1652
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 132
Kayıt tarihi
: 16.05.11
 
 

Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı,  deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster