Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '07

 
Kategori
Mimarlık
Okunma Sayısı
22750
 

Ne yapar mimar?

Yüzyıllar boyu "ev" insanoğlu için en önemli mekan olmuştur. Kah kerpiçten, kah taştan örerek duvarlarını, o en mahrem mekanları yaratmıştır insanoğlu. İlk başta herkes kendi işini yaparken toplu yaşam gitgide iş bölümünü zorunlu kılmış. İnsanlar artık kıyafetlerini terzilere diktirir, saçlarını berbere kestirir olmuşlar. Evleri ise ustalara, mimarlara teslim etmişler.

Ancak zaman içinde herkes kendini biraz doktor, biraz avukat, biraz mimar zannetmeye başlayınca ortaya bir sürü gerçekte doktor olmayan doktorlar; mimar olmayan mimarlar çıkmış. Günümüzde hiçbir mimari formasyona sahip olmayan müteahitlerin patates baskı yöntemiyle yaptığı evlerde oturup, mimarın tam olarak ne iş yaptığını bile bilmeden mimarlara atıp tutan çok fazla insan var. İstanbul'da kaç ev vardır gerçekten bir mimar tarafından tasarlanan. Vaziyet planıyla, hakim rüzgar yönüyle, güneşiyle, enerji tasarrufu hesaba katılarak tasarlanan kaç ev vardır? O kadar bihaber ki insanlar mimarın ne yaptığından, hatta "içmimar" ile aynı olduğunu zannediyorlar. Soru hep aynı "iç mimar mı? Dış mimar mı?" Mimarları sadece evlerinin içlerini dekore ettirecekleri insan olarak gören zihniyet zannedildiği kadar az da değil.

Hayatlarımızı etkisi altına alan televizyon sayesinde mimarlar da kendilerini biraz daha ifade edebildiler. Son dönemlerde yayınlanan bir kaç reytingi yüksek dizide başlıca karakterlerin mesleklerinin mimar olması insanları biraz daha aydınlatmaya başlamıştır umarım.

"Peki ne yapar bu mimar?"

Mimar yaşam mekanlarını tasarlar, gerektiğinde içerisinde yer alacak dolabıyla, vazosuyla; gerektiğinde dış çevresinde oluşturulacak yapay gölüyle, aydınlatma elemanlarıyla. Mekanın fonksiyonunu yerine getirmesini sağlarken ona estetik katmayı da başaran insandır mimar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mesleğimizi anlatmaya çalışmışsın.ne güzel!kentlerimizin çoğunun yapılaşma yoğunluğunu tamamladığı ülkemizde bu iş malesef çok zor.birde şu var,bu şikayet ettiğimiz yapıların büyük çoğunluğunda bir mimarında imzası var ne yazık ki!projesini kendi yapmamış olsa bile.işimiz daha zor bu yüzden.

esmermavi 
 19.09.2007 15:39
Cevap :
Ülkemizde her mesleğin bir kağıt üzerine imza atıcıları bir de mesleğini gerçekten hakkıyla icra edenleri var. Diğerleri varolduğu sürece inanın mesleğini hakkıyla yapmaya çalışanlar çok daha kıymetli olacaklar. Saygılarımla  19.09.2007 23:39
 

Oğlumun mimar olmasını istedim .O gittiSiyasalı seçti.Mimarlarımız daha yeni yeni bir şeyler yapmaya başladılar .Ama önleri açık onu söyleyeyim.Şimdi evlerde görsellik ve işlevlik ön planda.Bu da mimarın işi.Taklit mimariyi bırakmamız lazım.Adamın evine gidiyoruz.Övünüyor bize Meksika mimarisine uygun evi var diye.Ben açık insanım öyle sonradan görmeleri hemen bozarım.Bizim mimarimiz ne güzel değil mi.Rahat ve süslendikce güzelleşen.Bize özgü eserlerin çoğalması en büyük dileğimdir.Bunu sizler yapacaksınız.Anlatacak çok şey var ya!

Ahmet Balcı 
 15.09.2007 17:45
Cevap :
Kendimizi, tarihimizi ve olduğumuz kadarıyla varlığımızı kabullenip sevdiğimizde daha iyi şeyler yapmak adına ilk adımı atmış olacağız. Çocukluğum 80'li yıllarda çocuk olan tüm arkadaşlarım gibi Amerikan hayranlığı ve Türklüğümden utanarak geçti. Geçen yıllar içinde tarihsel, kültürel zenginliklerimizi öğrendikçe ulusuma ve milliyetime bakışım çok değişti. Tarihimle ve miletimle övünüyorum. Umarım bir gün ülke olarak tüm komplekslerimizden kurtulup artık önümüze bakmayı öğreneceğiz. Yorumunuz ve desteğiniz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla  17.09.2007 11:26
 

Mahalle bakkallığından ya da kasaplığından hatta Züccaciyelikten Müteahhitliğe geçişin hiç bir ön koşulu olmadığı memleketimizde; Mimar : mezuniyetlerinin ilk yılları ile meslek yaşamlarının son dönemlerinde Yapı Denetim kuruluşlarında, Müşavirlik ve Kontrolluk hizmetleri veren kuruluşlarda üç-otuz paraya, sırf diplomasını resmi kurumlara göstermek amacıyla çalıştırılan, dört yıllık üniversite mezunu, çoğu güzel bayanlardan oluşan, dünyada yaşayan insanları "mimarlar ve diğerleri" olarak tanımlayan meslek erbabıdır.
Bir de "Şehrazat" olarak kamuoyuna ifade edilmeye çalışılan bir türü vardır ki: konumuzla ilgisi olduğunu sanmıyorum. Sevgilerimi iletiyorum "şefim" Meslek yaşamınız ve mesleğinizin itibarı yolunda gösterdiğiniz mücadeleyi tüm kalbimle destekliyorum.

MuDo 
 15.09.2007 15:48
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiler  15.09.2007 17:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1805
Kayıt tarihi
: 03.09.07
 
 

10. 07. 1978 doğumluyum. Eskişehirliyim ancak İstanbul'da yaşıyorum. Bu ülkede pek kolay olmasa da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster