Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '16

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
918
 

Neden evlenme programları?

Neden evlenme programları?
 

Kaynak: www.milliyet.com.tr


Bunca sahtenin, yapmacığın arasında yaşarken gerçekleri özlüyor insan.

Koşullar insanı doğal olandan, gerçek olandan uzaklaştırıp sahtelere yaklaştırdıkça bu özlem artıyor.

Geleneksel toplum yapısı büyük ailelerin çözülmesiyle, çekirdek aileler büyük ya da küçük kentlerde apartman dairelerinin duvarları arasında sıkışıp kaldıkça bu özlem artıyor.

İnsanoğlu yalnızlaştıkça bu özlem artıyor. Yaşlılar kendi evlerinde ya da huzur evlerinde yalnızlığı soludukça bu özlem artıyor.

Ondandır genç ya da yaşlı, bekâr ya da evli insanların televizyonlarda yayınlanan evlilik programlarının başına toplanmaları.

Bir televizyon stüdyosunda yapılan canlı yayın teknolojinin olanakları, her türlü haberleşme araçları aracılığıyla hem anında dünyanın her yerine ulaşıyor, hem de videolar halinde kaydedilip kalıcı hale geliyor.

Orada gerçek insanlar var. Oradaki insanlar TRT kanalında yayınlanan, çok beğenilen, önemli bir izleyici kitlesi yakalayan “Ömür Dediğin” programı kadar gerçek.

Evlilik programlarını izleyen insanların tamamı düşünüldüğünde, dikkat çeken ve program yapımcılarını memnun eden reyting düzeylerinin esas ortak nedeni bana göre “evlilik” değil.

Sakın yanlış anlaşılmasın. Programların evlilik programı olmadıkları gibi saçma bir tezim yok. Programlar kesinlikle evlilik programı ve orada bulunanların katılım nedenleri de evlenme arzusunda olmaları. Locada olanların da, onlara talipli olarak gelenlerin de niyetleri bu. Orada bulunanların yakınlarının, aile bireylerinin programa olan ilgilerinin gerçek nedeni de bu evliliklerle ilgili süreçler.

Ancak uydudan yapılan yayınlarla ulaşılan devasa insan kalabalıkların tamamı dikkate alındığında o evliliğe yoğunlaşmış olanların sayısının programı izleyen kitleleri meydana getirenlerin sayısına oranının düşük olduğu söylenebilir.

Sanalın, yalanın, rol yapmanın yaşamın her alanına ve bulduğu her yoldan girdiğini bilen insanlar televizyonlarda gerçek insanlar ve olaylar izlemek istedikleri için bu programları seçiyorlar. Eğlence programı olmayan, spor programı olmayan; dizi olmayan bir şeyler arıyorlar.

Gerçek insanlardan ve olaylardan oluşan bir şeyler görmek istiyorlar. Bireylerin yaşam biçimlerine, düşünce ve inanç sistemlerine dokunan, dünya görüşlerini, beklentilerini, sevinç ve korkularını; yaşamış ve etkilenmiş oldukları olayları ortaya çıkaran programlar izlemek istiyorlar.

Evlenme programları bütün bunları bol ve çeşitli olarak izleyicilerine doğrudan ya da satır aralarında veriyor.

O programlarda otuzlu, kırklı yaşlarına gelmiş, evlenmemiş, evlenememiş insanların, emekli olduktan, eşlerini yitirip evlatlarını evlendirdikten sonra yalnız kalan ve boş evlerinde ikinci bir insan sesi olsun isteyenlerin öyküleri var.

İş başa düştü deyip televizyon kapılarını çalan gençler var.

Yurt dışından gelip Türkiye’de yaşamı paylaşacak eş arayanlar var.

Her yaştan, her çevreden farklı eğilimleri, beklentileri, ümitleri olan insanlar var.

Onların eş adaylarını beklerken birbirleri ile ilgili yaptıkları yorumlar, değerlendirmeler var.

Aynı amaçla orada bulunan kadınların ve erkeklerin kendi aralarındaki doğrudan ya da dolaylı etkileşimleri ve bunlardan ekranlara yansıyanlar var.

Ekranlarda gözükenlerin giyim kuşamları, duruşları, oturuşları ve diğer her şey, çalınan müzikler, ekrandaki müzisyenler ve diğer personel var.

Doğru ya da yanlış anlaşılan şeyler, gaflar, beklenmedik çıkışlar, sırlar, ihanet olduğu söylenen şeyler var.

Bunların çoğu görünenler. Ekrandan yansıyanlar.

Görünmeyenlerse ekranın ışığı yüzlerine yansıyan insanlar. Her yaştan, her ülkeden, her bölgeden, her kentten ve köyden bu programı izlemekte olanlar.

Onların kıyafetlerinin, oturup kalkmalarının kontrollü olması şart değil. Onlar gündelik giysileriyle, iş elbiseleriyle, pijamalarıyla ve daha aklınıza gelecek her halleriyle kendi ev ortamlarında, iş ortamlarında, kahvehanelerde birer birer ya da birlikte televizyon karşısında olan kimseler.

Onlar da genç, yaşlı, kadın, erkek. ev hanımı, ev kızı, öğrenci, çalışan kadınlar, insanlar ve çocuklar.

Nasıl ki locada oturan her insanın yüreğinde farklı hareketler, farklı kanat çırpmalar, itirazlar, coşkular, öfkeler, sevinçler varsa; onlarda da var.

Onlar her durumda ekranda gözükenlerden farkları daha rahat konumlarda olmaları.

Ve onların akıllarından geçenler ekranda görünenlerin akıllarından geçenlerden çok farklı şeyler.

Her insan kendi içinde ayrı bir dünya. Bunu hepimiz biliriz. Belki bir kısmımızın farkında olmadığı gerçek ekranda görünenlerle ekran karşısında olanların bu özel dünyalarının bulundukları konumlardan etkileniyor olmaları.

Nasıl olmasın? İçeride esen rüzgâr farklı, dışarıda esen farklı. 

Programa katılıp ekran karşısına geçen insanların bakıp gördükleri ile izleyenlerin bakıp gördükleri de farklı.

Bir de oralara gidip oturma ya da birine talip olma hayali kurdukları halde evlerindeki, çevrelerindeki görünen görünmeyen engelleri aşamayanların bakıp gördükleri var. Onlar daha da farklı.

O programa katılanları takdir edenlerle eleştirenlerin bakıp gördükleri de farklı oluyor.

Ve ben iddiamı yineliyorum.

Evlenme insanoğlunun yaşamındaki önemli olaylardan biri olduğu halde o programları izlemek için televizyon başına geçen her yaştan, her bölgeden insanın çoğu aslında karşısında gerçek insanlar ve gerçek olaylar olduğu için böyle bir seçim yapıyor.

Onun için, bir siyasi partinin tedavi sürecindeki genel başkanı da, evlenmiş, eleğini asmış yaşlı amca da bu programları izliyor.

Müzik kliplerine, filme, diziye, bol kanlı haber programlarına tercih ettiği için; gerçek kişilerle gerçek olaylardan oluşan programları izlemenin daha doğru olacağına inandığı için, toplumun her kesiminden her yaştan insan, evlenme programları başladığında televizyon kumandasını kimseye bırakmıyor.

02.02.2016 21:31

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 236
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 213
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster