Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '12

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
342
 

Nice yıllara

Nice yıllara
 

Canım oğluma...


Bundan tam yirmi beş yıl önce bugün benim en güzel günlerimden biriydi. Sen yaşama “merhaba” demekle sadece günümü değil, hayatımı da güzelleştirdin. Bana anneliğin o mucizevi duygusunu ilk sen tattırdın. Ben seninle sen benimle, ikimiz birlikte büyüdük. Bilmem hatırlar mısın seninle çok iyi geçinen iki arkadaş gibiydik. Gün gelir ben çocuk olur seninle oyunlar oynar, gün gelir sen yetişkin olur benimle sohbet eder, dertleşirdik. Kimi zaman günler geçmek bilmiyor gibi gelse de yıllar su gibi akıp gitmiş. Şimdi artık bir yetişkinsin ama çocukken ki yaptığın muzurlukların, koşuşturmaların, kayboluşların, düz duvara tırmanan hallerin halâ gözlerimin önünde. Oyuncaklarını açar,nasıl çalışıyor diye merak eder ve bozardın. Şimdiki mesleğini meğerse daha o yıllarda seçmişsin.

Kardeşin ve sen ömrünüzün tomurcuk yaşında ömürlük bir acıyla tanıştınız. Sizleri benden daha iyi anlayan olamaz. Ben de tıpkı sizler gibi tomurcuk yaşımda ömürlük bir acıyla tanıştım. Artık hayatınızda bazı şeyler eskisi gibi olamayacak. Arkadaşlarınızla sohbetlerinizde, izlediğiniz bir filmde, söylenen bir şarkıda size babanızı çağrıştıracak bir cümle, bir satır yakalayacaksınız. Bundan böyle boynunuz hep biraz bükük, sevinçleriniz biraz hüzünlü, gülümsemeniz biraz buruk, mutluluğunuz biraz bulutlu olacak. Asla tam olmadığınızı düşüneceksiniz. Kalabalık ortamlarda bile içinizdeki yalnızlıkla karşılaşacaksınız. Hepimiz elimizden geleni fazlasıyla yapmaya çalıştık. Evrenin kanunlarını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez, zaten biz de değiştiremedik. Bundan sonra kaybetmeyi, sabretmeyi, azmetmeyi, baş etmeyi, kendi gücünüzü keşfetmeyi öğreneceksiniz. Ölüm aslında bitiş, yok oluş değildir. İnanıyorum ki babanız bu sonsuzlukta senin ve kardeşinin çalışmalarından haberdar oluyor, büyük mutluluklar yaşıyor, sizin gibi çocukları olduğu için fazlasıyla gurur duyuyordur.

Yaşam bazen gece, bazen gündüz, bazen de alacakaranlıkta hüküm sürer. Bu sistem bizim rızamız dışında gerçekleşir. Öyle bir ahenk vardır ki acıların içinde mutluluklar, mutlulukların içinde yıkımlar barındırır. Bu sistem içinde her birimiz tıpkı okyanus sahilindeki bir kum tanesi gibi küçücük bir parçayız. Kum taneleri birleşmeden o görkemli sahil oluşamaz. Boylu boyunca uzanan kumsalda bazen önlerde yer alabilir, bazen de arkalara düşebilirsin. Yer değişikliğin dalga ve rüzgâra bağlıdır. Bu yüzden iyi yeri kaptığında böbürlenmemeli, arkalara savrulduğunda tasalanmamalısın. Her bir kum tanesinin önemi ve görevi çok büyüktür. Küçücük bir kum tanesinin göze kaçtığında ıstırap verdiğini unutmamalı, gücünün farkında olmalısın.

Tesadüf diye bir şey yoktur. Herşeyin bir oluş nedeni vardır. Herşey bir sistem sayesinde, belli kurallar dahilinde gerçekleşir. Biz bunları anlayamıyor “tesadüf” adını veriyoruz. Belki benim oğlum olman da bir tesadüf değildi. Benim sıkıntılarımı giderecek, acılarımı dindirecek, beni hayata bağlayacak, hayatıma anlam katacak, bana kol kanat gerecek senin gibi hayırlı bir evlada ihtiyacım vardı. Seninle ne kadar gurur duysam azdır. Belki işin gereği aramıza mesafeler girdi ancak bilmelisin ki gerçek sevgileri mesafeler kısıtlayamaz. Her zaman kalbimizdesin ve hep orada kalacaksın. Sen bizim için çok değerlisin, herşeyin en iyisine lâyıksın, iyi ki varsın, iyi ki benim oğlumsun.

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kum tanesi benzetmesi ve ardından gelen tüm o muhteşem "tamda işte hayat bu kısaca" dedirten kelimeler.o kelimelerin gücü...ellerine sağlık..

nilay çoruh 
 21.11.2012 20:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1654
Kayıt tarihi
: 22.01.09
 
 

1986 Bolu Eğitim Yüksek Okulu Mezunuyum. Sınıf öğretmenliği yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster