Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
591
 

Nilgün Marmara " Hayatın Neresinden Dönülse Kârdır."

Nilgün Marmara " Hayatın Neresinden Dönülse Kârdır."
 

nilgün marmara


Nilgün Marmara, adını dahi okurken düşüncelere kapılmanıza sebep olan,  13 Ekim 1987'de "Hayatın neresinden dönülse kardır"  diyerek, yaşama karşı ölümü seçmiş bir insan. Bu dünyada yaşamak her ne kadar tercih ise,  gitmek de bir tercihtir elbet. Ancak herkesin gitme ve kalma arasında kendi tercihleri vardır. İnsan serüveni doğduğu anda başlar ve aslında ölümün  ilk adımıdır bu . Bu incecik çizgi,  hayatımızın en büyük gerçeğidir.
 
Nilgün Marmara'yı bir kız arkadaşımın sayesinde tanıdım aslında. Anlata anlata bitiremediği  "kırmızı kahverengi defter" isimli kitabından yola çıkarak hayatını araştırmıştım. Şiirlerinde hep diplerde gezinen, en uç noktalara dikkat çeken bir insanın böyle bir yola başvurması pek şaşırtıcı gelmemişti bana. Seçtiği kelimeler, yaşadığı duyguların bir penceresi aslında.  Ece Temelkuran'ın Nilgün Marmara ile ilgili kurduğu cümleler geldi aklıma. Şöyle diyordu "Yağmurda yürürken ıslandığını değil, küçük su taneciklerinin nasıl toprağın göğsünde masumca öldüğünü düşünenlerdendi. "
 
Detaycı olan, çok fazla irdeleyen insanlar kendilerine zarar veriyorlar diye düşünüyorum. Çünkü insan bu hayatta bir çok şey ile mücadele etmek zorunda. Ve bu zorunluluklara takıntılar eklendiği vakit, duygusal çöküntüler yaşamaya başlıyoruz. Kendimize kaynak edindiğimiz insanlar, örnek aldıklarımız, arkadaşlarımız hepsi bir bütünün parçası.
 
Nilgün Marmara 1958 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokul ve liseyi Kadıköy Maarif Koleji’nde okudu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde lisans öğrenimi tamamladı ve Sylvia Plath üzerine incelemeler yaptı. Nilgün Marmara edebiyat alanında Küçük İskender, Lale Müldür, Orhan Alkaya, Cezmi Ersöz, Ece Ayhan, Gülseli İnal, Onur Göknil ve Serdar Aydın gibi şairlerden etkilendi.  Bir çok  şiiri çeşitli dergilerde yayınlandı. Eserlerinde bunların etkisinin görüldüğü söyleniyor. 13 Ekim 1987 tarihinde, 29 yaşındayken ‘bekleme salonu’ olarak gördüğü yeryüzünü evinin balkonundan atlayarak yaşamını sonlandırdı.
 
Ölümünden sonra 1977- 78  yıllarında yazdığı şiirleri  "Daktiloya Çekilmiş Şiirler" adıyla yayımlandı. Günlükleri ve aldığı küçük notları,  Gülseli İnal tarafından bir araya getirerek "Kırmızı Kahverengi Defter" adıyla kitap haline getirildi. Mezuniyet için hazırladığı tezi  Dost Körpe tarafından dilimize çevrilerek ‘Sylvia Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi’ adıyla Everest Yayınları tarafından kitaplaştırıldı.
 
Sylvia Plath'ten kısaca bahsedeyim. Plath, 27 Ekim 1932  Massachusetts doğumlu. Annesi Amerika'lı babası ise bir Alman. İlk şiirini 8 yaşında yayımlamış. Plath, Fulbright bursunu kazanarak Cambridge Üniversitesi‘ne gitmiş ve 1963 yılında “Victoria Lucas” takma adıyla tek romanı olan “Sırça Fanus“u (The Bell Jar) yayımlamış. Plath, depresyon sonucunda 11 Şubat 1963‘de evinde çocuklarına süt ve kurabiye hazırladıktan sonra kendini evinin mutfağına kilitleyerek intihar eden bir yazar.
 
Nilgün Marmara'nın Sylvia Plath'in  etkisi altında kalmış olabilme ihtimali yüksek. Sylvia Plath üzerine incelemeler yaptığı,   "Sylvia Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi” isimli mezuniyet tezi bunun bir göstergesi. Nilgün Marmara'nın bir Plath hayranı olduğu ise bahsedilenler arasında.
 
Bu dünyanın insanlar için olduğunu unutmayan, sevinciyle üzüntüsüyle insanca yaşamayı amaç edinen,  güzellikleri görerek zevk almayı bilen insanlardan olmak dileği ile..
 
 
Yedi tül ardında yazgı uşağı,
görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o
ve bağlanmıştır körler
örümcek salyası kablolarla birbirine
sevişirken,
iskeletin sevincini aklın yangınına
döndüren, fil kuyruğu gerdanlıklarla.
 
Yine de, zaman kedisi
pençesi ensemde, üzünç kemiğimden
çekerken beni kendi göğüne,
bir kahkaha bölüyor dokusunu
               düşler marketinin,
 
uyanıyorum küstah sözcüklerle:
Ey, iki adımlık yerküre
senin bütün arka bahçelerini
               gördüm ben!
 
                   Nilgün MARMARA
 
 
Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hoş bir geliş olmuş hemi de hüzünlü tabii ki...Z.Nilgün Marmara yani "Zelda" :))...http://blog.milliyet.com.tr/znilgun-marmara-/Blog/?BlogNo=489617...buyrun bir de burdan okuyun :))...eyvallah...

nedim üstün 
 24.10.2017 16:59
Cevap :
Teşekkür ederim :)  24.10.2017 18:02
 

Sylvia Plath'ın bütün kitaplarını okudum. Son bir Günlükleri kaldı. Önümüzdeki ay ona başlamayı düşünüyorum. Hatta Sırça Fanus isimli kitabını okuduktan sonra seramikten bir fanus yaptım içine bir kadın hapsolmuş. Yani beni de fazlasıyla etkiledi. Şimdi bir şüphe düştü içime okumasam mı günlüklerini :) Hoşgeldiniz bu sırada. Güzel yazı.

SAYHAN 
 24.10.2017 15:47
Cevap :
İlginiz için teşekkür ederim. Aslında bu sadece bir varsayım. Nilgün Marmara'nın içinde bulunduğu psikoloji, yaşadıklarını vs bilmeden bu durum varsayımdan öteye geçemiyor. Her okuyan bu gibi şeyler yaşayacak diye bir durum yok tabi. Bir sorun teşkil etmeyecektir. İyi günler dilerim.   24.10.2017 16:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 661
Kayıt tarihi
: 23.10.17
 
 

Yazar, çizer. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster