Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
3153
 

Öğrenilmiş ve öğretilmiş çaresizlik

Öğrenilmiş ve öğretilmiş çaresizlik
 

ÖĞRENİLMİŞ VE ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK


Hayat bize neleri öğretmedi ki. Mutlu olduk, sevindik, acı çektik, üzüldük, ağladık, hırslandık, kaybettik, kazandık... Sonuçta başardık ya da başaramadık. Başardıklarımız mutlun etti bizi, daha da sıkı sarıldık hayata, başaramadıklarımız üzdü bizi, güçsüz hissettik kendimizi, çaresiz hissettik, herşeyi oluruna bıraktık, hayatımıza yön vermekten vazgeçtik, kendimizi çaresizlik içinde boğuşurken bulduk.

Aslında çaresiz olmadığımızı, her şeyin bir çıkış yolu olduğunu bilsek ve içimizdeki bu duyguyu silebilsek, başarı ve mutluluk beraberinde gelecektir.

Bilim adamları  cam akvaryum içerisine köpekbalığını koyarlar. Daha sonra akvaryumu cam bir bölme ile ayırır ve diğer tarafa küçük bir balık bırakırlar. Köpekbalığı açtır ve küçük balığı yemesi gerektiğini düşünür. Köpekbalığı hızla küçük balık tarafa yönelir, onu yiyecektir ama kafası cam bölmeye çarpar ve küçük balığa ulaşamaz. Köpekbalığı çok sayıda deneme yapmıştır ama kafası bir şeye çarpmakta ve küçük balığı yiyememektedir. Ne olduğunu bilmediği bir şey küçük balığı yemesine engel olmaktadır. Bir süre sonra açlığıyla başa çıkmaya çalışır ve küçük balığı yemek için çaba harcamaktan vazgeçer. Çünki bir engel küçük balığı yemesine izin vermemektedir ve yiyemeyeceğini düşünmektedir. Bilim adamları bir süre sonra cam bölmeyi kaldırırlar ve izlerler. Köpekbalığı cam bölmenin kalktığını bilmediği ve küçük balığı yiyemeyeceğini öğrendiği için küçük balığa saldırmamaktadır bile. Yani şartlar değişmiştir, köpekbalığının küçük balığı yeme şansı vardır ancak köpekbalığı çaresizlik içinde yiyemeyeceğini düşünmektedir. Köpekbalığı bunu deneyerek öğrenmiştir ve bunun adı ' Öğrenilmiş Çaresizliktir '. Köpekbalığı vazgeçmeseydi, şartların değişebileceğini düşünüp gayretlerine devam etseydi, kendisini bu çaresizlik düşüncesinden kurtarsaydı, aç kalmayacaktı.

Bir süre Köpekbalığı ile küçük balık beraber yaşadıktan sonra, Köpekbalığının bir oğlu dünyaya gelseydi ne olur du? Oğul köpekbalığı içgüdüsel olarak küçük balığı yemeye kalkacaktı. Ancak baba Köpekbalığı dur oğlum diyecekti. O küçük balığı yiyemezsin, o balık yenmez, deneyimlerim bana bunu gösterdi. Ve oğul Köpekbalığı küçük balığı yemek için çaba bile harcamayacaktı, Babası öyle söylemiş ve ona öyle öğretmişti. Küçük Köpekbalığıda çaresizlik içinde aç yaşamaya devam edecekti. Babasının öğretileri doğruydu, çünki o babasıydı, onun kötülüğünü istemezdi. Bunun adıda ' Öğretilmiş Çaresizlik' tir.

Bu deneysel veriler ışığında, gözlerinizi kapatın, kendinizi düşünün. Bizler zaten bu çeresizlikleri yaşamıyormuyuz. Ama dikkatinizi çekmek isterim bizim yaşadıklarımız öğrendiklerimizden çok, bize öğretilen çaresizlikler değil mi? Oğlum bizim etimiz ne, budumuz ne? Biz zengin olamayız. İhtiyaçlarımızı karşılayacak kadar gelirimiz olsun yeter. Bu cümleler babalarımızın bize söyledikleri cümleler.Yani 'Öğretilmiş Çaresizlik'. O zamanlar babamızın imkanı ve şartları çok para kazanmaya müsait olmayabilir ya da babamız gerekli gayreti göstermemiş olabilir. Günümüzde ise şartlar değişmiş olabilir, babamızdan daha azimli ve gayretli olabiliriz, yani çok para kazanabiliriz. Ama içimizdeki çaresizliği yenemediğimiz sürece, içsel savaşımızı kazanamadığımız sürece bunu başarmamız zor görünüyor. Hayatımızla ilgili pek çok konuyu buna uyarlayabilirsiniz ve daha net görebilirsiniz.

Batı Toplumlarında, bizdeki durumun tersine 'Öğrenilmiş Çaresizlik' daha fazladır. Birey kendisi denemelerde bulunmuş ve başarısız olmuştur. Artık yeni denemeler yapmamaktadır, çünki kaybedeceğini bildiğini düşünmektedir. Ülkemiz de dahil olmak üzere Doğu toplumlarında 'Öğretilmiş Çaresizlik' egemendir. Bireylere Aile büyükleri, Toplum, Devlet büyükleri ve hatta  Din Adamları tarafından birşeyler öğretilir. Öğretenler bizim için değerli ve kutsaldır. Doğruluğunu ve yanlışlığını bile irdelemeden, Öğrendiğimizi uygularız ve kaybederiz. Kısacası kendi hayatımızı değil, Birilerinin istediği hayatı yaşarız. Doğu Toplumlarında kullanılan Sürü Psikolojisi budur.

Hareket bizimle başlar, içimizle başlar. Öncelikle içimizdeki çareszilikleri yok etmeli, denemekten yılmamalı ve bir an önce harekete geçmeliyiz. İçimizdeki çaresziliği yenmeden, istediğimiz kadar çaba harcayalım, başarılı olmamız imkansız.

Hayata 1-0 yenik başlamak ve sürekli yenik yaşamak yerine silkelenelim lütfen. Hayat bizim, sıkı sıkı sarılalım hayata ve istediğimiz hayatı yaşayalım.

İlerleyen günlerde Çaresizlikle baş etmenin önerilerini de yazacağım.

Unutmayın

VE HERŞEY İYİ OLACAK

Engin Göksu

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Engin bey bu konuyla ilgili sizinkilerle tıpatıp aynı olan görüşümü bir yazıyla paylaşacaktım artık gerek kalmadı kaleminize zihninize sağlık ancak bu kadar güzel dile getirilebilirdi bu kadar önemli bir gerçek.saygılar sayın yazarım.

hafize aynaci 
 30.09.2012 0:18
Cevap :
tesekkurler. yazımdakiler okuduğum bir kitapdan aklımda kalanlardı. ilginiz için trsekkurler. saygılarımla  30.09.2012 22:59
 

Bekliyorum devamını can dost.

Şennur Köseli 
 18.06.2012 20:10
Cevap :
tesekkur ederım. gelecek devamı bekleyin..:)))))  18.06.2012 22:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1607
Kayıt tarihi
: 18.11.11
 
 

Engin Göksu  1976 Kayseri'de doğmuş. Cumhuriyet Üniversitesi Jeoloji Müh. bölümünü bitirmiş. Hale..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster