Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
297
 

OKS ve ÖSS yaklaşırken

OKS ve ÖSS yaklaşırken
 

Sevgili Gençler, Sayın Veliler,

8 ve 15 Haziran tarihleri'ne " Daha çok var" derken bir de baktık çok az kalmış. Tarih yaklaştıkça hepinizin beyninde ve yüreğinde cevap bulamadığınız sorular, kaygılar, acabalar ve bunlardan kaynaklanan -stres- tüm benliğinizi kuşattı. Kendinizi işe yaramaz gibi hissediyor, adeta boğuluyorsunuz.

Saçlarınız da kepeklenmeler arttı, yüzünüzde sivilceler, gece uykusuzluk, bıkkınlık, sürekli yemek yeme, kilo artışı, en küçük şeye sinirlenme, denemelere girip çıktıkça hayal kırıklığı, güvensizlik, bildiğiniz soruları cevaplayamama, panik, sınavda ya bildiğim halde yapamazsam korkusu ve kâbusunuz olan " Sınav ortamı."

Siz bunlarla boğuşurken sizi anlamayan aileleriniz ( özellikle de anneleriniz:)) ) , öğretmenleriniz.

Biliyor musunuz ki çevrenizde ki herkes sizin yanınızda ve bu sisteme lanetler yağdırıyor ? Sizi germemek, motivasyonunuzu bozmamak adına sesli düşünmüyorlar. Eğitim sistemimizi yıllardır sorgulayıp, eleştirmemize rağmen, köklü bir reform yapılmasın da etkin girişimlerde bulunmadığımız bizler, bu gün sizin yaşadıklarınızın bir numaralı kahramanlarıyız.

Yıllardır hepimiz biliyoruz ki, ders kitapları içeriği konular ve uygulanan müfredat'ın dışında sorularla sınava giriyorsunuz. Öyle olmasa , alan derslerinde okul notu 4-5 olan öğrenciler, dershane'de soru çözemez halde olmazlar. Ya da İstanbul Erkek, Galatasaray , Kabataş gibi okullar da okuyan öğrenciler de dershane'ye gidiyor olmazlardı. O halde neden okul ? Dershane'ye gidin oradan da diplomanızı alın. Yıllardır dershaneleri, "Olmazsa olmaz" kılan bir eğitim sisteminin kurbanlarısınız. Yabancı özel okullar da okuyan arkadaşlarınızın da sizden farkı yok. Mutsuz ve umutsuzlar. Yurt dışına gidecek olanlar bile barajı aşabilmek için gittikleri dershaneler'de, yabancı dilde okuduklarının, Türkçe karşılığı karşısında ikilem yaşıyorlar.

Sizler sisteme karşı çıktıkça, aileleriniz , "Biz de istemiyoruz ama evladım elimiz kolumuz bağlı. Sistem bu. Sen de bu sistemin bir parçasısın. Senin gibi olan milyonlarca insan var." diyerek sizi sakinleştirmeye çalışırken, öfke katsayınızı daha çok yükseltiyorlar.

Şimdi soruyorum Sayın velilere ;

"Bu güne kadar okul ve dershane uygulamalarının farklılığını protesto edecek ne yaptınız ? Dershane istemiyoruz, iki başlı öğrenim olmaz, siz derslik yaptırabilmek için yeri geldiğinde tv ekranlarından bağış toplarken, özel dershaneler üniversite kuracak ekonomik güce sahip , çocuklarımız "Ticari meta" olarak görülüyor." dediniz mi? Allah aşkına bu nasıl bir anne-baba sevgisidir ki evlatlarımız , çocukluğunu, gençliğini yaşayamadan , nedenini niçinini bilmeden, salt bir ünüversite'yi kazanabilmek uğruna koca bir 11 yıl geçiriyorlar ve siz sadece - öğretmen tutmak-
-çalış- demek dışında, esas sorumluları göreve davet edecek bir şey yapmadınız, yapmıyorsunuz..

Sınav salt bizim Ülkemizin gerçeği değil. İyi ile kötü'nün değil, çalışanla çalışmayanın da değil, sorumluluğunu bilenlerle bilmeyenlerin, hedefi olanlarla olmayanların, yeteneklerini geliştirmek isteyenlerle istemeyenlerin ayırt edilmesi gerektiğine inanıyorum.

2 ile sınıf geçilen bir sistemde öğrencileri tembelliğe, sorumsuzluğa itip sonra da karşılarına geçip, "Çalışmadın. Kazanamadın. Düz lise'ye gideceksin" , kazandın " İyi öğrencisin........lisesine yada özel okula gidebilirsin diyemezsiniz. Düz orta öğrenim kurumları da sizsiniz. Hem kurumları hem öğrencileri böyle kategorize edemezsiniz. Madem kötüsünüz, o zaman eğitimi özelleştirin olsun bitsin. Nasıl olsa fırsat eşitliği yok. Parası olmayan da eskiden olduğu gibi girer bir atölye'ye meslek öğrenir. Diplomalı işsiz olmaz hiç olmazsa..

Amacı sırf "İmam ve Hatip" yetiştirmek olan, İmam Hatip Liselilere vize verilmiyor diye diğer meslek lisesin de okuyan öğrencileri cezalandıramazsınız. İmam Hatip Lisesi'ne giden öğrenci'nin gideceği okul İlahiyat Fakültesi olmalıdır. Branşlaşmış bir eğitim kurumudur diğer meslek liseleri gibi. Farklı branşlar da okuyan çocuklar da sınavsız , okuduğu bölümün devamı olan bölümleri tercih edebilmeliler. Bu aynı zamanda , kariyer planlaması yapacak olan çocuklarımıza da yol gösterici olacaktır. Aynı meslek grubunda ki yığılmaları önleyecektir.

Sevgili Gençler, "Umutsuzluk, başarıyı gölgeler." Hepinizin bir emek verdiğine inanıyorum. Hiçbir şey yapmamış , yeteri kadar çalışmamış olsanız bile yıllardır hafta sonlarınızı bile öğrenim kurumları sıraların da geçirdiniz. Bu gün başarısız olan sizler değil , öğrenmenin ne denli keyifli bir şey olduğunu size veremeyen, ezbere dayalı , eğilimlerinize göre yönlendirici olmayan sistem ve bu sistemin parçası olan herkestir.

Kendinize olan güveninizi ve saygınızı kaybetmeyin. Geriye dönüp kendinizi suçlayıp, kendinize acımayın. Sizler hayat'ta henüz stajyersiniz. Hayatı yeni tanımaya başlıyorsunuz. Hatalarınızdan ders almayı bilin. Asla pes etmeyin. Başarıyı sadece sınava endeksleyip, başarısız olmaktan UTANMAYIN. Başarılı ve mutlu olacağınız alanlara yönelin. Hepinizin sınav sonucunu gölgede bırakacak öyle güzel ve insani özellikleriniz var ki bin yıl okusanız da o edinimleri kazanamazsınız.

En çok hata yapacağınız yaşlarda kitapların içerisin de gömülü kaldınız. Uçurtma uçurmadınız, rahatça top oynayamadınız, oyuncaklarınız çok erken yaşlarda "Daha siz çocuk" iken ilk okula başlamayanlara dağıtıldı. Hafta sonları sinema'ya, tiyatro'ya gidemediniz, gitseniz de kendinizi suçlu hissettiniz. Mutlu olduğunuz 2 saatlik bir sürenin sonunda sizi, ya iyi not almanız gereken bir sınav hazırlığı, ya dershane testleri yada eve gelen öğretmen'in verdiği ödev testler bekliyordu çünkü.

Atatürk Türkiye'si sizlerden görev bekliyor Gençler.. Hepiniz eğitimli birer nefersiniz. Hayatınız da vereceğiniz sınavlar içerisinde OKS ve ÖSS küçücük bir nokta halinde kalıyor. Bunu bir ölüm kalım savaşı haline getirmeyin. Sağlığınızı bozacak derece de stres yapmak yerine, ruh ve beden sağlığı yerinde, mücadeleyi elden bırakmayan , sabırlı ve sosyal bireyler olun. Gelecekten korkmayın. Geleceğe yön ve şekil vermek sizlerin elinde..

Güzelce kahvaltınızı edin ve sınav salonunda yerinizi alın. Çevreyle fazla ilgilenmeyin. Gülümseyin. İçirilen dualı sular, okunan ayetler unutmayın ki eğer hazırlığınız tam değilse bir işe yaramayacaktır. " Ailemin beklentisi yüksek ya başaramazsam" kaygısından sıyrılın. İnanın ki siz üzülmeyesiniz diyedir endişeleri. Söyler misiniz bana meslek sahibi olduktan, para kazanmaya başladıktan, evlendikten sonra kaç evlat vardır ki kazancını ailesiyle, öğretmenleri ile paylaşan ?
Sakin ve huzurlu olun. Ön yargılardan sıyrılın. En iyi bildiğiniz bölümden başlayın. Sınav sistemi konusunda hepiniz deneyimlisiniz. "Acaba" lardan sıyrılın. Tamamını boş bile bıraksanız UNUTMAYIN !! Bu Ülke'nin salt üniversite mezunlarına değil, dinamizmini kaybetmemiş gençlere her alanda ihtiyacı var. Yetenekleriniz doğrultusunda, doğru bir planlama yaparak sizin için hüsranla sonuçlanmış bir sınavı bile avantaja dönüştürebilirsiniz.

Önünüzde upuzun bir gelecek ve aydınlık yarınlar var.

Sizleri seviyor ve güveniyoruz. Bizler için çok değerlisiniz. Bu sizin hayatınız.Vereceğiniz karar, alacağınız sonuç her ne olursa olsun sizi destekliyoruz.

Yolunuz açık olsun.

Nur Zeynep Çelik.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

cunki ayetleri sureleri onu arkasi nedir tum kurani bir bUTUN olarak algilayip vasifina ulasmadan, yani ayetlerden tek tuk tabirleri secip yorum yapmak bizleri yanilgilara dusurebilir, REAYA osmanlida sosyolojik sinifsal katmani belirliyen bir cumle, asker ihityacinida osmanli REAYADAN sagliyordu, gelisen yuzyillar icinde son donemlerde reaya genel olarak yerini ESRAF ve AYANA birakti,, milli mucadelede'de ESRAF ve AYAN onemli roller ustlendi, konu uzar gider, bir'de islamiyetin dogdugu gunden bugunlere kadar bireylerin devletlerin imparatorluklarin her turlu yanlisligi ve bu yanlisliklar adina islami hitap ve tabirleri kullanirken tum bunlari islamiyete mal etmekte insanlarin kafasi cok karisiyor, Nur hanim amacim sadece bir gorustu, bu yorumumda bende yaniliyor olabilriim fakat REAYA sozcugunde'ki yorumu DINI acidanmi yoksa SOSYOLOJIK acidanmi degerlendirmek kanimca COK farkli bir olgu, iyi gunler dilerim, hoscakaliniz selamlar, ismail ozuturk (abd)..

PuPaYelken 
 03.06.2008 16:45
Cevap :
2 Okuduklarımla bildiklerim arasın da sıkışıp kaldım. Her dinde kadına en büyük haksızlıklar yapılmış. Allah "Her ikisi de benim suretimden" derken , peygamberler döneminde bile buna uyulmamış. Bir muta nikahı hadisesi var, hadislerin bir çoğunda saptırılmış. Buna benzer daha binlerce şey. Ben tüm bunlardan sonra kendi kendime bir karar verdim. Alkol alıyorum,namaz kılamıyorum,oruç tutamıyorum. Dediğiniz gibi günahkarım. Ama her fırsat bulduğumda bu yapamadığım şeyleri gönülden, aşkla yapıyorum. Allah'ın bizim ne namazımıza ne orucumuza ihtiyacı var. Kaldı ki o tüm insanlara önce GÜZEL AHLAKLI olun , ben istersem affederim diyor. Çirkinliklere beynimi örtülü tutarak, iyi ve güzel insan olmaya çaba sarfederek yaşamı mı sürdürüyorum. Şekil olarak hiçbir şey beni bağlamıyor. Her şeyin aşırısının YAPILMAMASI gerektiğine inanıyorum. Birileri buna GÜNAH diyor. Ahlakı güzel olan insan zaten davranışlarını vicdan süzgecinden geçiriyor. Allah tek ve bir. Herkesin Allahı.  05.06.2008 13:14
 

Simdi gelinde maarif naziri emrullah efendiyi hatirlamayin yani,, ne demisti merhum"""{ ah ah su mektepler olmasa maarifi ne guzel idare ederdim}"" vallahi bende kendime soruyorum ezbercilige dayali egitim sistemimizde, ulkemizde ozellikle 1980 ler'den sonra vahsi RANT amaciyla dershaneleri mantar gibi gelisti,, buna ragmen ve bunca masrafa ragmen 850 bin ogrencimiz SIFIR cekiyor, galiba egitimde berabere kalmayi seviyoruz sifir sifir ,,, sahi hepimiz neydik? ))) sozu bagliyalim, {{ ah ah su dershaneler olmasa cocuklairmizi ne guzel ISLAH ederdim }} sevgiyle kalin )efendim..selamlar

PuPaYelken 
 03.06.2008 4:40
Cevap :
Teşekkür ederim Sayın Özütürk. Şu ara elimde bir kitap var yutarcasına okuduğum. ALLAH ile ALDATMAK. Yaşar Nuri Öztürk 'ün. "Sahi hepimiz neydik ?" sorunuz ile çağrıştırmak istediğiniz şeyi anladım.)) Bu sefer farklı bir şey yazacağım okuduğum kitaptan. "Raiyye. Çoğulu Reâya. Kur'ansal bir tâbir ve Davar sürüsü" anlamında kullanılıyor. Kalın sağlıcakla.. Nur Zeynep  03.06.2008 13:01
 

Sadece bu sınavların kişilere ve milletimize hayır getirmesini diliyorum. Başarılar dilerim. Ayrıca yine gündem yazısı süpersin:)

cemil... 
 02.06.2008 14:48
Cevap :
Teşekkürler, teşekkürler,teşekkürler... Sizden makale bekliyoruz.. İylikler dilerim.  02.06.2008 15:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 347
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1351
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster