- Kategori
- Güncel
Ölsün Kenan paşa; yaşasın anayasa!

12 Eylül darbesinin lideri Kenan Paşa, yaptığı anayasa ile darbeyi hukukileştirmişti. Kendisi ve konsey üyelerinin hukuki dokunulmazlığını da içine koyduğu 12 Eylül Anayasa'sı bin yıllık tarihi olan bir millete "deli gömleği" giydirmekten başka bir şey değildi.
Bugün, ülkenin çeşitli şehirlerinde, ihtilal döneminde mısır patlağı gibi serpiştirilen Kenan Evren isimleri okullardan, caddelerden siliniyor.
İşin ilginç yanı, bu silme olayına herkes olumlu nazarla bakıyor. Sağcılar, solcular; ulusalcılar, muhafazakarlar 12 Eylül liderinin isminin kayıtlardan düşmesini memnuniyetle izliyor.
Ne var ki, iş aynı kişinin yaptığı anayasayı değiştirmeye gelince saflar ayrışıveriyor. Kenan Evren'in isminin silinmesine alkış tutan kesimler, Anayasa'nın değiştirilmesi girişimleri için kıyameti koparıyor.
Yaşı doksanı bulmuş bir adamın ismini silmekle ne kazanacaksınız. Hiç değilse yaşına hürmeten, bir kaç yıl daha bekleyip Kenan Evren dar-ı bekaya göç ettikten sonra ismini tüm resmi yerlerden silseydiniz, en azından insani bir incelik göstermiş olurdunuz.
Oysa, asıl yapılması gereken, hiç kimsenin yaşına başına bakmaksızın bu "çağdışı" anayasıyı değiştirmek olmalıydı. Hem de darbenin darbesini yemiş tüm kesimlerin kayıtsız şartsız desteğiyle..
Bu çelişkiyi anlamak mümkün değil. Bu öyle bir garabet ki, eserine hayran olduğunuz kişinin adından nefret ediyorsunuz. Romanına bir kutsal kitap gibi sarıldığınız yazarın adını tarihten kazımak istiyorsunuz!!!
Kenan Evren adı bir kaç ilkokulda yaşasa ne olur, yaşamasa ne olur. Önemli olan, çağdaş dünyaya, evrensel hukuka uyma konusunda bir duvar gibi karşımızda duran bu anayasadan kurtulmak olmalıdır.
Türkiye böyle bir ülke işte.. Mazrufa değil zarfa bakar. İsimlerle uğraşır ama ilkelerden haberi yoktur. İşin aslı şu ki, "ilkesizlik" iliklerimize işlemiştir.
Bir zamanlar "Paşa hazretleri" diye önünde secde ettikleri Evren Paşa'nın bugün adını tarihten kazımaya çalışırlar.
Ama aynı adamlar, onun "darbeli anayasasına" ölümüne sahip çıkarlar...
Genetiği bozulmuş gıdalar için feryat edenler, bir kaç mısır veya karpuzla ne uğraşıyorsunuz; asıl bizim kendi genlerimiz bozulmuş buna bakın siz!
Bir yüzümüz varken, bin yüzlü hale gelmişiz..