Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
2203
 

Ölüm, Yaşam ve Peygamber'in bakmadığı Kızıl Develer

Ölüm, Yaşam ve Peygamber'in bakmadığı Kızıl Develer
 

Kaliteli Ölmek, Yaşamak ve Kızıl Develer

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Ölüm ve Yaşam Bilinci

Daha yaşamın kendisini anlamaya çalışan yaşamı anlatmak durumunda kaldığımız bir çocuğa ölüm ve ölüm gerçeğini anlatmak tatsız bir konu gibi gelebilir.

Ölüm yetişkin insanların bile farklı farklı algıladığı bir gerçektir. Geleneksel inançların Tevhit akidesinin içine sıçradığı günümüzde Ölüm ve Ölüm gerçeği hakkında yanlış bilgilerle dolu insanımızın bile bilgileri tazelenmeyi bekliyor.

Tüm evrenin ve yaşamın çift yaratıldığını Kuran'da söyleyen Yaratıcımız Ölümle ilgili gerçekleri söylese de bizler yetişkinler olarak ölümü göz ardı etmekteyiz.

Bizler hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaktayız. En çok yaşamdan keyif aldığımız ne ise onun peşinden gitmekte hayatımızın merkezine neyi almışsak onun etrafında tavaf etmeyi sevmekteyiz. Aslında Kabe ve onun değerlerini boşu boşuna tavaf etmekteyiz çoğumuz. Daha havaalanında ihramı çıkartmadan döndüğümüz Kabe'den sıfırladığımız günahları unutup Hacı olma sorumluluğunu bir yana iterek 1 bidon zemzem suyu için veya başka küçük şeyler için hacılarımızın çoğunun verdiği iğrenç görüntüleri görmek ağız dolusu küfürleri duymak için Havaalanına gidin ve izleyin onları ve yaptıkları cahillikleri.

Onlarla oturup konuşursanız Arapların pis olduklarını duyarsınız ilk önce sonrasında en güzel Müslümanlığı bizim ülkemizin yaşadığı saçmalıklarını dinlersiniz bolca. Burada aslında kendilerine pay çıkartma vardır. İhramlarının Hacı elbiselerinin üzerinde bulunan Bayrakları en iyi kendilerinin temsil ettiğine inanırlar. En yabancı dil bilmeyen, Kuran'dan ve ayetlerinden habersiz ve geleneksel inancı put ettiğini hiç söylemez Hacı Beyimiz.

Ölüm unutulmuştur çünkü. TV Kanalları, medya, billboardlar tüm reklamlar verdikleri açık ya da sübliminal mesajlarla sizin bu dünyada sonsuza kadar kalacağınızı pompalarlar. Yaşamdan ve kalitesinden bahsederler ama asla ölümden ve kaliteli ölmekten bahsetmezler.

Herkes sağlıklı ve güzel tüketerek yaşanan kalitenin peşinde olsun istenir.

Küresel kapitalist sistemin insanda yıkmaya çalıştığı birinci duygu AHLAK'tır. Bunun için ölüm akla gelmemelidir. Ölüm akla gelirse hesap verileceği akla gelir. Hesap gününün sahibi akla gelir. Namazda yalandan okuduğumuz Fatiha da, aklımıza gelmeyen "Maliki Yevmiddin" akla gelir.

İster geleneksel olsun isterse olmasın inancı olan herkese “yaşlanınca inancını yaşarsın” olgusunu vermesinin nedeni budur. Yetişkinlerin erkenden namaza başlayan çocuklarına “daha gençsiniz, sonra kıl başını ört" söylemi ya da gençlerin namaz uyarısında bulunan ebeveynine “daha gencim, sonra” demesinin nedeni budur.

Sanki ölüm gerçeği ile her an yüzyüze yaşamıyormuşuz gibidir. Sanki ölüm başkalarına ait bir olay gibidir hep.

“Maliki Yevmiddin” diye Fatiha'da bulunan ayet aslında Ölüm gerçeğini hatırlatan ve insana ölmeden önce yapması gereken sorumluluklarını açıklayan bir gerçek değildir sanki. Hacda üçüncü tavafı, sayda üçüncü sayı bunun için yaptığını bilmez Hacı, Şeytana attığı üçüncü taş bu gerçekliği unutturduğu için atılmamaıştır sanki. (Kabenin Hayat Şifreleri-Sembollerin Dili Araştırma Kitabı 2012 baskısı)

Bizler çocuklarımıza ölümü öylesine anlatırız genelde. Anlattıklarımızda kendi kıt anladığımızdır. Çocuklar yaşam gibi ölümüd e aslında çok iyi anlamaları gerek. Çocuklarımızı Bayramlarda ziyaret ettiğimiz ve mezarlarda Fatiha okuduğumuz aile büyüklerinin yanına götürmemiz önemli bir adettir. Zira çocuklarımız kendi ana ve babalarının anne ve babalarının ya da dedelerinin mezarlarını yakinen görmesi onların ölümle ilk tanışmalarıdır. Orada yatan insanın boyut değiştirdiğini anlatabilmenin en güzel ve özel yoludur Mezarlıkta Bayram Ziyareti.

Bayram deyince günüzmüzde tatil mekanları ve deniz kenarları akla gelmekte. Türkiye'de artık kimse mezarlık ziyareti bile yapmamakta. Bu kırsal kesimin bir adeti olarak kalmaktadır. Mezarlık ziyareti ve mezarlıkta Kuran okumayı ve bunun ölünün ruhuna bağışlamak gibi tuhaf ve islami olmayan yaklaşımlar eleştirilebilir. Bu ayrı bir konu ama Mezarlığa gitmek ve mezarlıkta ruhu bulunan aile üyüğü ile konuşmak çocuklar ve bizim için son derece önemlidir. Bu şekilde çocuklar ölümden sonra bir yaşam olduğunu, ruh denen olgunun ölmediğini, dünyanın geçici bir mekan olduğunu düşünerek tüm duygularını dizginlemenin ilk eğitimini ana ya da babanın Mezarlıktaki sesli konuşmasından alır.

Mezarlıklardan uzak durmayın lütfen. Orada okunan Fatiha ölüye değil size etkisi olan bir olgudur. Ölünün arkasından Kuran okumak trafik kazasında ölene Ehliyet için Trafik Kuralları kitabını okumak olduğunu yıllar önceki yazılarımda (Çalınan Hayatlar Romanımdada) belirtmiştim.

Hz. Muhammed kızıl devlerden çok hoşlandığı ve bu yüzden kızıl deve gördüğünde hemen yüzünü aşağı eğdiği rivayet edilir. Bunu neden yapmaktaydı?

(Dünyada çok hoşlandığımız ve tutku ile bağlandığımız ne varsa ona ) Bakmak dünyevileşmenin ve ölümü unutmanın ilk adımıdır. Bu sünneti günümüze taşırsak özellikle hoşumuza giden jeepler, güzel görünümlü çekici kadınlar veya (kadınlar içinde) yakışıklı erkekler, güzel evler, güzel eşyalar, güzel elbiseler.

Hani bir hadis var “Allah nimetini üzerinizde görmek ister” diye. Bu Hadiste aslında anlatılmak istenen sağlık varsa Orucu, para varsa zekatı, dil varsa kelimei şahadeti, ilim varsa yazmayı işart eder. Biz nasıl anlıyoruz. Paran varsa ye, evin ve araban varsa gösteriş yap, herkes görsün.

Ne büyük bir günah.

Halbu ki bu yüzden yargılanacağız. Maliki Yevmiddin.

Kızıl Ferrarilere, Jeeplere, Bugattilere, Kızıl, sarı esmer açık tenli güzellere bakma, dünyevileşme her türlü iman bozukluğunun başlangıcıdır.

Bakışları haramdan korumak demek sizin merkeze aldığınız Kabe ve Kuran değerlerini tavaf etmek yerine kendisini merkeze aldırtacak ve peşinden koşturtacak ne ise ona bakılmamalıdır.

“Mü’min erkeklere ve Kadınlara söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allâh onların yaptıklarından hakkıyla haberdârdır.”Nur Suresi24-31

Ekmek haram değildir. Fazla yenilirse haramlaşır. Fazla yenilen ve tüketilen bişey başkasının hakkıdır. ( Dünyada 1 milyar obez ve 1 milyar aç varsa bu yüzden işte)..

Araba haram değildir ama bir garibanın infak hakkını alacak kadar lüks ise haramdır.

Ev haram değildir, bir yetimi hakkını alacak kadar lüks ise haramdır.

Evlenmek helaldir. Bir evlenemeyen gence yardım etmek varken ikinciyi alıyorsan haramdır.

Hele hele lüks ve daha iyisi olsun diye Bankaya borçlanmaksa Allaha borçları unutturan ölümü unutturan, zekatı infakı unutturan bir zındıklığa yol açar.

İslamın ve imanın temeli ve şartı Adalet, Ahlak, Sorumluluk ve Vicdan'dır. Bize öğretilen 5, 6, 32, 54 şart bu dördü olmadan asla gerçekleşemez.

Yaşam ve ölüme bu perspektiften bakılmazsa ölmeden önce Kuran'ı umursamayan zındığın mezarında kurtulsun diye Kuran okur dururuz.

Saygılarımla

Ayhan Özcimbit

Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı kaynak belirtilerek veya aktif linkle verilmelidir. Bunun dışında FSEK ve Kul hakkı devreye girer.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3585
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster