Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1015
 

Ölüm mevsimi açıldı yine, kapınızı pencerenizi iyi örtün güzel insanlar!

Ölüm mevsimi açıldı yine, kapınızı pencerenizi iyi örtün güzel insanlar!
 

Ölümün kıyısında


Espri zekânın zekâtıdır diyordu bir can. Bu kadar zekâtla kesin Cennet’e gitmiştir diyerek mutlu oluyorum bugünlerde Defne adına. Melek gibi kaldı bir çoğumuzun aklında. Belki Hıncal Uluç’u yumuşatmadı ama ölüm melek yapıyor aslında insanı bir anda. Ev sahibin cenazene geliyor mesela, değişik birisi olmuş. Üç ay önceki kiranı yirmi gün geciktirdiğin için artık öfkeli değil sana. Hatta içten içe pişmanlık bile duyup, bunu bilen başka biri var mıydı diye sorguluyor kendini. Kimsenin bilip sorgulanmadığını bilse biraz rahatlayacak İlk kez üstünsün ona karşı. Ve helal olsun derken son kez bağırabiliyor sana. Kimse öfkeli olmuyor o an herhangi bir tavrına. Güzelleşiyorsun belki bir yerde. Gerçi güzelleşmek gibi kaygılarının bittiği yerde gelmiş oluyor ölüm ama güzelleşiyorsun işte. 

Apartmanımızın son yönetim kurulu toplantısında küfürler, hakaretlerle darp edilip görevden alındıktan bir hafta sonra kamyonun altında kalan eski yöneticimize kimse öfkeli değil mesela artık. Hatta kendisine yapılan darbenin öncüsü olan 8 numaradaki kiracı, apartmana onun adının verilmesini bile teklif etti. Onore edilsin diye. Yöneticinin artık onore edilmeyi umursamadığı bir anda, dün. 

Bir çeşit dokunulmazlık veriyor ölüm insana. Defne ile ilgili, Hıncal Uluç’un yazdıklarının neredeyse aynısını yazabilirdi bugün Hıncal Uluç’u eleştirenler. Eğer Defne o gece ölmeseydi. Onu çoğunun gözünde yargılanmaktan kurtardı ölüm. Çoğu ahlak zabıtasını izne çıkardı. 

Kim ölse üzülürüm ben. En çok da kendim için. Öyle ya, ölenin ne umurunda? Artık Kıvırcık Ali’nin yeni bestelerini dinleyemeyecek olan benim. Defne’nin programlarının yeni bölümlerini bekleyemeyecek olan. Ben kaybettim çünkü onu, o beni değil… Daha önemli öncelikleri var onların şu an. Ben kaybettim. 

Ölümün en korkunç yanı da budur bence. Kalanlar için artık asla eskisi gibi olmayacak bir hayat içermesi. Dolmayacak boşluklar… Ve elbette bir de geri dönüşünün olmaması, tek bir deneyim hakkının olması! Yoksa çekici bir tecrübe bile sayılabilir bence. Mesela o meşhur beyaz ışık rivayetini hep merak etmişimdir. 

Ölüm mevsimi açıldı yine bugünlerde. Ve güzel insanları önden buyur ediyor. Kapınızı pencerenizi iyi kapatın güzel insanlar. Siz zaten melek gibisiniz… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tek deneyim hakkımın sevdiğim kişiyle olmayacak olmasıydı. yani değer verdiğimi kaybetmenin düşüncesiydi.

Gökhan Yüksel 
 09.02.2011 14:10
Cevap :
Onu düşünmek ve yorum yapmak bile istemiyorum... Düşüncesi bile kötü!  09.02.2011 23:13
 

"tek deneyim hakkı"mın kalmayacağı günü/anı düşünüyorum. Korkuyorum.

Gökhan Yüksel 
 06.02.2011 21:48
Cevap :
''Ecel çaldığında kapını, evi telaşa verme! O geldiğinde sen gitmiş olacaksın!'' diye düşününce rahatlıyor insan...  07.02.2011 23:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 776
Kayıt tarihi
: 28.08.10
 
 

Spor, edebiyat ve farkında olan bir vatandaş olmak için elbette ki gündem, ilgi alanlarım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster