Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
347
 

Ömer Usta ve Sihirli Saray - Son

Ömer Usta ve Sihirli Saray - Son
 

Aya Sofya


Çalışmalar devam ederken Ömer Usta birkaç aylığına ecnebi ülkelerden birisine gitti ve gemilerle özel malzemeler getirdi. Getirdiklerinden kendi ustaları dışında kimseye bahsetmedi. Aradan haftalar, aylar ve seneler geçti. Sonunda İstanbul’un hangi tepesinden bakılırsa bakılsın görünen, her parçası binlerce saatlik emekle inşa edilmiş bir saray çıktı ortaya.

Sultan sarayı görünce şaşkınlığını gizleyemedi. Nasıl ulaşacaktı yıldızlara? Yoksa uçuyor muydu bu saray? Ömer Usta akşam Sultan’a Saray’ın açılışını yapabileceğini söyledi. Törenle bütün ahali yeni Saray’ın önünde toplanmış cihan-ı devletin gücünü simgeleyen yapıyı seyrediyordu. Kalabalığın arasında fısıltılar duyuluyordu. “Uçuyormuş saray, ta yıldızlara kadar”, “evet evet, Ömer Usta sihir tozu koymuş taşlarına”.

Sultan Saray kapısından içeri Ömer Ustayla girmiş ve kapılar arkasından kapanmış. Aman Yarabbi, dünyada her sultanın sahip olmak isteyeceği güzellikte bir saray. İran halıları serilmiş mermer zemin, altın kaplamalar, en ünlü çini ustalarının özel eserleri, ecnebilerin sanat eserleri, yakutlar, elmaslar ve daha nicesi. Altını da yakutu da görmüştü Sultan görmesine de bir madenin bu kadar güzel işlenebileceğini aklının ucundan geçirmezdi. Sihirbazdı bu adam, gerçek bir sihirbaz.

Sonunda beklenen oldu ve hava iyice karardı. Sultan sarayın en geniş bölümünü henüz görmemişti. Bu bölüm dev bir kubbenin altında kalıyordu. Gece olunca Ömer Usta bu bölümün altın kapılarını açtı ve Sultanla birlikte içeri girdiler. Odanın içi zifiri karanlıktı. Ömer Usta bir mum yaktı ve kapının hemen yanında tavandan uzanan ipi yavaşça çekti. Kubbenin üzerindeki kalın örtü kubbedenin cam yüzeyinden kayıp gitti. İlk defa cam bir kubbe gören Sultan büyülenmişti. Biraz sonra gözleri odanın içindeki ışık oyunlarına takıldı.

Yıldızlar... hepsi ayaklarının dibindeydi. Ömer Usta ecnebi ülkesinden getirdiği özel mercekleri kubbeye yerleştirmişti. Böylece gökten yansıyan yıldızlar ayaklarına kadar gelmişti Sultan’ın. Tabi bunu nasıl becerdiğini kimse bilmiyordu. Ellerini göğe kaldıran Sultan odanın içinde “yarabbi” diyerek dönüyordu. Daha sonra oturdu ve uzunca yıldızları seyretti. Ömer Usta’ya döndü ve

“Bu büyü müdür Ömer Usta?”

“Bu ne büyü, ne sihirdir Sultanım. Yalnızca ilimdir. Sizi büyülediği gibi herkesi büyüler. İnsanın zihnine ışık olur, onu yıldızlara çıkartır.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlk bölümün altına devam edecek yazmamıştınız... Devamı var mı diye yorum yazacaktım, baktım yorum da yapılamıyor... Neyse merak etmiştim nasıl biteceğini. Teşekkürler...

Ali Gülcü 
 25.12.2008 10:15
Cevap :
Yazmıştım da bir problem çıktı tarayıcımda. Şimdi ekledim hemen. Teşekkürler...  25.12.2008 10:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1947
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster