Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '19

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
17
 

Ömür Bitti Baştan Sona Gel Oldu

Ayrılık yaşamın bir parçası olmuş günümüz ilişkilerinde, yaşanılanın derinliği ayrılığın niteliğinden çıkıyor. Kul DURAN yazdığı “Ah neydem neydem” şiiri ve türküsünde hissettiğim yüreğimin neresinde saklıydı ki ortaya birden çıkan acının verdiği ızdırabın kavurduğu benliğimde tutamadığım gözyaşım bile sakinleştiremediği geçmiş yaşanmışlıklarımın yükünü hafifletemedim. Askere giden evladın ailesine bıraktığı buruk acı duygusu gittiği yere göre şekillenirken; ateşin kurşunlarla cirit attığı yerde nasıl harmanlandığı, ölümlerin getirdiği feryadı figanda içimizde yarattığımız ayrılığın sesinden başkası değilken, askerden sağ salim dönen oğluna sevinen ailenin sevinç gözyaşları geçici ayrılığın bitişinin habercisiydi.

Her ayrılık geçici değil ya! Acısı da ahhh!.. O acısı da kavurucu ateşten beter, bedenimin almadığı, ruhumun taşıyamadığı, herhangi bir yere de sığdıramadığım  acının, var oluş başlangıcı böyle değildi. Müjdeli  sevinç narasıyla anneme söylediğim günü hatırlıyorum: ” Anne! Evleneceğim  aşkımı buldum” dediğimde “Şükürler olsun torunlarımı kucağıma alabileceğim” ağlayan sesi kulaklarıma yazılmıştı. Sevgi nasıl acı veren kahra dönüşmüştü?  Annemin özlemi kısa tutulmuş kucağına almanın işkenceye  dönüşen, sevginin suç kesip,  el uzattıkça yitirişi artıp, torunları uzak tutuluyordu.

”Beni o beğenmediğin annem yetiştirdi. Beni nasıl seviyorsun o zaman?”  Celal demişti eşine. Ne büyük sevgi sıkışması yaşamakta olunur ki 11. katta Celal seni alıp aşağıya attırıyor? Bilemediğin var ama Celal; o atlayış bedenini parçalıyor, acını değil. Acın annende, abinde, kardeşinde ve ben de kaldı. Biz paylaştık, payımızdan fazlasıyla ruhumuzda sızı.

Annem, göçe tutuldu. Taa!... Kımsor’dan başlayan bir göçtü bu. Ne dönüşü oluyordu ne de kalıcılığı.  Annem huzur bulunacak ellerde, gözlerde ama o hep göçe düştü. Gözlerinde ben ve çocuklarım. Zayıflığım ortadaydı. Çırpınsam yıkardım dağları ama ben yıkmak yerine yıkılmayı seçtim. O koca çınarımın gölgesinde kalmayı seçmek vardı, huzurun tapusuyla kalırdım. Sevgisi,  o kadar güçlü ve koruyucuydu ki başımın üzerinde esen yel olurdu. Korkmasaydım kendi dirliğimden, eldeki yârimden.

Belki çınarımın gölgesinde insan olurdum ama insan olurdum. Ben, göçümü alıp düştüm yollara başka illere gözlerim yaşlı. İnsanlıktan mı kaçtım insanlığımdan mı? Kımsor geleneği ile durmak yok, acıyı taşıyordum yanımda. Acıyı katmerliyordum bal etmeksizin. Acı dinmez acıydı. Ah neydem neydem.

Evde bir söz olmalı. Ev de bir sevgi. Yalansa ve özentiyle süslenmişse tutmaz dalı, baharı gelmez ev olur. Elimin altındaki sevdiklerim büyüyorken uzaktaki sevdiklerim ölüm döşeğindeydi. Elimden kayıyorlardı. Annem yıkık zavallı yanım benim. Seni yitirdiğimde kurtuluşum oldu sanma, daha bir zayıf kaldım. Yerine ikame edeyim dediğim kardeşimi alayım yanıma. Anlaşırlar diye. Evimin emanetidir. Çocuklarımın sevgilisiydi ben çalışırken gözlerimin arkada kalmayışıydı. Okuldan çocuklarımı alacak, karnını doyuracak onunla oynayıp, derslerini yapacaklardı, biz çalışırken.

İnsan olmaktan kaçınca ben yıkmak yerine yıkılmayı da seçmiştim bir kez. Eskilerim, varlıklarım elde ki teklerim bir bir kovuluyordu. Bendim temeli kuran. Ben yapmıştım bu evi. Ama kıymet bilmeyene vermiştim sözü. Ev yapanın değil söz yapanın hükmü geçiyordu. Ne temel bana benziyordu artık ne de çatı. Söz söyleyen benzetmişti kendine.

Hayli Demdir Gördüğüm Yok O Yari
İlk Konuşmam Son Çektiğim Tel Oldu
Çok Naz Eden Aşık Usandırırmış
Sevilmesin Sevdiceğim El Oldu

  Neydem Neydem Neydem 
  Ah Neydem Neydem Neydem 
  Dost Neydem Neydem Neydem.

Kardeş bir yüreğin iki atan parçası. Bir doğuranın iki parçası. Bir olmaları kardeş olmaları farklı zamanlarda geldiler diye mümkün olmayacak mıydı? Biz kardeş olmuştuk bacı olmuştuk, yarıdan bütün olandık. Bir ağlayışta kardeş, bir kahkahada kardeş olmak varda bir kavgada kardeş olmak olurdu da bir göçte kardeş olunamaz mıydı acep?

Sardı Bir Meçhule Saldı Göçümü
Sordum Kimse Söylemiyor Suçumu
Hasreti Kor Oldu Sardı İçimi
Aktı Gözlerimden Taştı Sel Oldu

  Neydem Neydem Neydem 
  Ah Neydem Neydem Neydem 
  Dost Neydem Neydem Neydem

Umut yükünü valizlerine yüklemişte gelmişti evime kardeşim. Ben onun umudu o da benim umudumdu. Bitini getirdi beraberinde dendi yalan çıktı. Söz dendi söze eklenmiş yalan çıktı dolandığı yalana. Ev benim dendi artık tek sığınak,  istemiyorum evimde dendi. Söz sahibi aynı zamanda ev sahibi olmuştu. Kardeşim umduğunu bulamamıştı. Valizini açsaydım umudunu yüklediği valizini ben mi çıkardım umut diye yoksa başka bir şey miydi? Hiç sormadım. Biz bir olunca güçlü olacağımızı düşünüyordum. Söz söyleyenin korktuğuydu galiba. Bir kez daha göçe hazırlandım. Kardeşim benden önce göçünü hazırlamıştı bile. Kımsor geleneği düştü yollara. Benim kaldığımı sanarak.

Denklerine saklanmıştım, göz yaşlarında ıslanarak. Acılarına tutunmuştum ki o kadar büyüklükte göremezdi beni. Ya ben sel olacaktım ya o. Acılarda biz olurduk belki. Ama biz!

Nilüfer SARITAŞ söylüyor “ah neydem neydem “ beni bana “ah neydem “.


Belinden Bükülsün Belimi Büken
Dinmez Acı Verdin Ayrılır İken
Gönlümde Gül Açtı Gözümde Diken
Sevdası Başımdan Esen Yel Oldu

  Neydem Neydem Neydem 
  Ah Neydem Neydem Neydem 
  Dost Neydem Neydem Neydem

Sonrası yok artık meçhulde sonrası diye sorulamıyor. Bilen değilsin bildirilensin. Taşlara çalınmış benliğini ne kaldıracak sevgi yumağın var ne de geleceğe dair beklentin. Elinde kalmış, bir göçün geride bıraktığı acının ıstırabını, var olanın korunamadığı, bir arada tutulamadığına eklenen yitirmişliğin belini  büktüğü gelecek. Gelmesin diye dilediğin gelecek. Dermanı olmayan ruhuna sızı. 

Belini bükenlerin belleri bükülse de mutluluğun geride kalmışlığı, bir daha kavuşup sarılamaması, umut denklerinin bir daha bir yerden bir yere taşınmaması vardı ortada. Sonsuza kadar sus olunacaktı artık. Sonsuza kadar ayrılık. Kim bu kadar acımasız? Kim bu kadar zavallı?


Duruldu Duranım Gül Açtı Çağı
Boş Kalır Mı Sevenlerin Ocağı
Başladı Zamana Yolculuk Çağı
Ömür Bitti Baştan Sona Gel Oldu 

  Neydem Neydem Neydem 
  Ah Neydem Neydem Neydem 
  Dost Neydem Neydem Neydem

Salih ERDAGI bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 307
Kayıt tarihi
: 15.12.10
 
 

Denize yakın adam... İzmir'de yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster