Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '08

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
1014
 

Önyargılar - yargılamamak mümkün mü?

Önyargılar - yargılamamak mümkün mü?
 

Pek çok öğretinin ana noktalarında “yargılamamak”tan bahsedildiğini görürüz.Yargılamanın olumsuzluğunu görürüz ancak yargılamaktan kendimizi alamayız, belki de bu, insanlara karşı önyargılı olmamayı, yargısız ve yorumsuz kalabilmeyi nasıl yapacağımızı bilmemekten kaynaklanmaktadır.Sorunun temelinde günlük yaşamda farkındalığımızın az olması yatıyor.Olayları ve insanları değerlendirmemizde sadece belli açılardan bakıyor olmamız yatıyor.Yazın yaşadığım bir olay, belki bir anlamda yol gösterici olabilir.Minibüste oturduğum yerde, dizlerimin üzerine koyduğum kitabı okuyorken, minibüse binen yaşlıca bir hanımın ayağı kısa süreliğine kapının alt demirlerine sıkıştı.Yanım boş olduğu için, yanıma oturdu, kızı ise yanında ayakta duruyordu.Ayağında yazlık terlikler olduğu için benim tarafımdaki topuğu hafifçe sıkışmıştı ve arada bir eğilip topuğunu ovalıyor bir yandan da söyleniyor ve kızıyla konuşuyordu.Ben ise başım hala kitaba eğilmiş bir şekilde görürüp bir yandan da olayı izliyor ve düşünüyordum.Her şey anlık gelişmişti, normal bir durumda “geçmiş olsun” veya buna benzer şeyler söylemem gerekirdi ama o anda gözümün hizasında olan ayağına bakıyor ve reiki verip vermeme konusunda düşünüyordum.Böyle acil durumlarda insanlara reikiden bahsetmek pek de kolay değildir, başka bir şey anlayabilirler, kısa sürede biz anlatamayabiliriz vb bir sürü endişe olur.Reiki uygulayacağımız kişilerden mutlaka izin almamız gerekir ancak istisnai durumlarda (kazalar, komadaki kişiler, izin almamızın mümkün olmadığı durumlar vb) yüksek benliğinden izin isteyip eğer bu izni aldığımızı içsel olarak hissediyorsak uygulama yapabiliriz.Ben de, bu çok kısa süre içinde tüm bunları düşünüp, canı ciddi olarak yanan hanımın ayağına reiki gönderme duygusuyla onlar ininceye kadar (kitap okuyormuş ve olaya tümüyle duyarsız kalmış biri gibi görünsem de) reiki göndermeye devam ettim.
O fotoğrafa baktığımızda normalde şunu görüyoruz; birinin başına bir şey geliyor, yanına oturduğu kişi bırakın “geçmiş olsun” vb demeyi, başını bile kaldırıp bakmayacak kadar duyarsız.Yanımdaki yaşlı Hanım ve kızı da muhtemelen böyle düşünmüştür.Oysa madalyonun diğer yüzü, görünmeyen yüzü çok çok daha farklıydı.
Yaşama bir de bu açıdan bakar, insanları yargılamadan, bir değerlendirme yapmadan önce bir kez daha düşünürsek olumsuz duygular oluşturmamış oluruz.
Bir seminer için biraz erken gelen iki bayanla sohbet ederken, katılımcı 3. kişi olduğunu tahmin ettiğimiz bayanın gelişini de camdan görmüştük.Biraz sinirli ve heyecanlı bir şekilde içeri girer girmez, trafik, park yeri sorunu ve adres tarifi nedeniyle söylenerek yerine oturdu.Eğitimin bir bölümünde diğer iki hanım ve sonradan gelen bayan arasında çok hafif bir gerginlik oluştu.Ben o sırada sadece izleyici konumundaydım, müdahale etmeyip izlemeyi tercih etmiştim ancak ortam biraz gergileşmişti.Mekanı reiki ile biraz şifalandırıp konuşmaya devam ettim.Ara verdiğimizde şöyle bir konuşma geçti aralarında; “Ben sizi görünce, katılımcı diğer kişi bu mu?, diye endişe ettim çünkü gelirken sizi camdan gördüğümde zaten negatiftiniz, sonra ben size bir soru sordum hemen tepkili cevap verdiniz.” Diğeri yanıtladı;” Ama siz cevabımı dinlemeden hemen kestirip attınız.” Yine müdahale etmeden bir süre izledim ve sonra önyargıların bizleri nasıl olumsuz düşünce ve yaklaşımlara ittiğini açıkladım.
Yeni gelen bayanı ben de gelirken görmüştüm ama acaba neden diğerlerinin tepkisine benzer bir yargı oluşmamıştı bende? Gelen bayan biraz sinirli, heyecanlı olabilirdi ama nihayetinde eğer enerjilerle ilgileniyorsak ve sistemin özünü biraz biliyorsak insanlara-olaylara yaklaşımımız egosal, etki-tepki yasasına uygun biçimde değil de, her ne oluyorsa, onun pozitife çevrilmesi ve şifalanması yönünde olmalıdır.Sadece uzaktan gördüğümüz anda negatif bir duygu oluşuyorsa, mümkün olduğunca yorumsuz ve yargısız kalmaya yönelmeliyiz.Çünkü bizim oluşturduğumuz negatif enerji, karşıdaki insana hem enerji hem de beden dili olarak mutlaka ulaşır.Yeni gelen bayanın diğer iki kişiye karşı, içeri girdiği andan itibaren olumsuz duygular hissetmesi de, diğerlerinin etkisiyle olur ve bu zincirleme bir şekilde devam eder.Onlara, “Sizin gelen kişiye karşı O’nu gördüğünüz andan itibaren olumsuz duygular hissetmeniz mutlaka yüz ifadenizden, tavrınızdan, ses tonunuzdan O’na yansımıştır.Belki de O, biraz oturduktan sonra yatışacak ve siz de O’nunla hoş bir diyalog kurabilecektiniz.Ancak sizden yansıyanlar karşısında O’da doğal olarak sizlere karşı bir tepki duymuştur ve sonuç olarak her iki taraf da birbirine karşı hoş olmayan duygular beslemeye başlar ve bu tüm davranışlara yansır.” Kısa bir süre sonra gerginlik, yerini hoş bir sohbete bıraktı ve güzel bir ortamda konuşmayı sürdürdük.
Önyargılar, yargılamak, yorumlamak egoya has bir şeydir.Mümkün olduğunca kişileri ve olayları olumlu yönleriyle değerlendirmeye çalışalım, eğer bunu yapamıyorsak yorumsuz kalarak bir süre akışı izleyelim.Bunu bir süre denerseniz, yaşamın olumsuz duygu ve tavırlardan nasıl olumluya çevrilebildiğini hayretle görebilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili reiki, çoğu ruhsal öğreti şöyle der “egoyu bırakın, kendine önemsemeyi bırakın”. Bunu yapan bir çoğumuzun ise, neredeyse farkına dahi varmadıkları bir durumun içinde debelendiklerini görmek üzücü. Bir arkadaşım, oğlunun kendine rahatlıkla küfür ettiğini söylüyor, çünkü kendini önemsemiyor; küfür edilmek onu incitmiyor. Bir diğeri, sevgilisi tarafından terk ediliyor ya da ağır sözler işitiyor, ama incinmiyor, çünkü kendine saygısı buna bağlı değil. Ama bu noktada diğer kişinin alması gereken bir ders yok mudur? Aslında bu durumun temelinde şu var: Bir süre sonra gerçek anlamda kızgınlık, intikam duygularını yitiren ve belirli bir ruhsal gelişim gösteren kişi, tamamen kendi içine kapanıyor ve dış dünyada ne gibi hesapların döndüğünü anlamıyor bile, dahası umursamıyor. Ama bu onu anık bir zihinden uzaklaştırıp, uyuşturuyor ve hep saldırıya açık bir hedef haline getiriyor. Önce kendimizi sevip, korumalıyız bence. Kendimin paspas olacağı yerde, şifa vermeyi uygun görmüyorum artık.

Kwan Yin 
 09.02.2008 14:55
 

Kendi düsüncelerim, deneyim ve izlenimlerime göre düsünce ve bilgilerinizin dogruluguna katiliyorum. Ancak enerji iletimi bu sanal ortamda da etklili olabiliyor. Örnegin:hic bir yazili diyalog baslatilmadan dahi kisinin, adi, rümuzu, sayfa dizayni, kurdugu cümleler, sayfasindaki ve blog resimleri vs. olumlu veya olumsuz etkileyebiliyor. Cogu kez tarafsiz düsüncelerimi yogunlastirarak antipati veya sempati duygularimdan uzak objektif gözlemlerim. Olumsuz algiladiklarimi, o olumsuz önyargili duygularimdan arindirip kendi ic huzurumu saglarim.Sanal veya reel yasamda kisi hakkindaki ilk izlenimlerim simdiye kadar beni pek yaniltmadi. Sanal ortamda, kisiyle ilerki bir zamanda yorum veya cevaplar araciligiyla iletisim kuruldugunda veya digerleriyle kurdugu iletisimdeki gözlemlerimin; o ilk izlenimlerimin dogru oldugunu göstermistir. Reel yasamda da degismemistir. Sevgi ve selamlarimla.

mine objektif 
 03.02.2008 18:56
Cevap :
Yorumumuz icin tesekkur ederim, katılıyorum sezgiler, kisiler hakkında olusturdugumuz dusunceler kimi kez dogru cıkıyor.Ancak insan sifaya yonelik konularla ilgilenmeye basladıgı zaman egosu-ben'ligi devre dısı bırakabildigi zamanlarda yorumsuz kalabiliyor, odaklandıgı sey o kisiyle ilgili dusunceleri veya duyguları olmuyor.Belki burada secimlerimiz devreye girer, eger bize olumsuzluk olusturabilecek kisilerse uzak ve yorumsuz durmak ancak bir ihtiyacları oldugu zaman yardımcı olabilmek.  03.02.2008 19:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 92
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1179
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Başlangıçta sadece su ve onun üzerinde salınıp duran sis mevcuttu.  Baba Apsu ortaya çıktı ve tat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster