Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '10

 
Kategori
Engelli Eğitimi
Okunma Sayısı
7715
 

Otizmde bir kaynaştırma hikayesi

Otizmde bir kaynaştırma hikayesi
 

Otistik Abdullah Akgül Kaynaştırmanın başarısıyla normal sınıfta


(Bu Makaleyi okumadan önce ilgili haberlerimizi okumanızı tavsiye ederiz.

http://www.zihinengelliler.com/otizm/otizmi-yendi-pilot-olmak-istiyor-ozel-haber

http://www.zihinengelliler.com/otizm/pilot-olmaya-bir-adim-daha-ozel-haber )

Otizm Ülkemizde son yıllarda ön plana çıkmış ve en popüler hastalıklarından biri haline gelmiştir. Otizmin tanınmasında; özellikle Tohum Otizm Vakfının gayretleri, Otistik Çocuklar Derneğinin faaliyetleri, Sabahat Akşiray Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi gibi açılan birçok Merkezlerde verilen eğitimin kalitesi, nerdeyse tüm büyük şehirlerde açılan vakıflar, dernekler otizmin farkındalılığını ve önemini ortaya çıkarmaktadır. Tabi burada ki en büyük katkısı olan, bunu görsele taşıyıp tüm ülkeye ulaştıran güzide basınımızı unutmamak gerekir. 2009 Mayıs ayı itibariyle de tüm illerde otistik öğrenci sayıların tespiti yapılarak, otistiklere yönelik sınıfların açılması, Milli Eğitim Bakanlığının Genelgesiyle zorunlu hale getirilmiştir. Bu genelgede Valilik bölgesinde bulunan atıl kamu binaları ve okulların düzenlenerek otizmli çocukların bir an önce eğitime katılması için tahsis edilme talimatı verilmişti.

Hikayemizin kahramanı Abdullah Akgün’de bir Otistik. Şu an 10 yaşında ve 4. sınıfa gidiyor. Abdullah Özel Eğitim Sınıfında 1.5 sene kadar öğretmenliğini yaptığımız bir öğrenciydi. Haber içeriğinde ayrıntılara ve olayın tamamını ele alamadık. Alamadık zira haberi yapan, İHA muhabiri arkadaş bizi aradığında 3 Aralık Dünya Özürlüler günü nedeniyle özel bir haber yapmayı düşündüğünü aktarmıştı. O an hemen aklıma bir senedir tam zamanlı kaynaştırmaya gönderdiğimiz ve sürekli değişimlerini hayretle gözlediğimiz Abdullah aklıma geldi. Zaten annesine de bu başarıyı ve büyük değişimi sitemizde haber yapacağımın sözünü de vermiştim. Haberin ulusal basında yer alacağından ötürü zamanımız da pek yoktu. Neticede 2 saat içinde video çekimli kısa röportajlar halinde çok güzel bir haber ortaya çıktı. Görüntüler acilen montajlanıp, kısa haber metni ile tüm Ulusal ve yerel basına gönderildi. Öğrencimizle ilgili bir çok ayrıntıya da yer verilememişti. Hem zaman darlığımız vardı, hem de arkadaşı da bu konuda yadırgamıyorum, zira otizmi ne kadar bilebilir ya da insanlarımız hala ne kadar bilmektedir.

Abdullah tamamen otizmle ilgili her türlü belirtileri gösteren bir çocuktur. En büyük şansızlığı teşhisin okula gittiği zaman konulmasıydı. Zira aile bilinçsiz ve çaresiz bir şekilde 1.sınıfa dek hiç bir şey yapmadan çocuğunun halini kabullenmişti. Okula gelmesiyle hem hastane, hem de Ram da teşhis konulduktan sonra bir sene kadar Eğitim Uygulama Okulunda öğrencimizin ilk öğretmeni Özel Eğitimci Meryem Kaya’dan eğitim almıştı. Haberde ismi geçmese de hakkını vermek gerekir ki, öğrencimizin kazanılmasında ilk ve en önemli başlangıcı yapan arkadaşımız Meryem Hanımdır.

Abdullah her insanda olamayacak Otistiklere özel bir hafızaya sahip. En meşhur otistik olan, Dustin Hoffman, ’ın oynadığı Rain Man tiplemesinin bir örneği gibi. Abdullah bir matematik dehası. Okuması hızlı ve düzgün, resim kabiliyeti harika düzeyde. Resmin bütün ayrıntılarını sıkılmadan saatlerce yapan bir öğrencidir. Dakikalarca A4 kağıdındaki çizilmiş bir resmi toplu iğneyle tek tek delerek mükemmel bir çalışma çıkarabilen bir öğrencidir. Bütün sureleri eksiksiz ve tecvitle okuyan bir öğrencidir. Onlarca sureyi ezberlemiş. Annesi biraz daha camiye gönderse tüm kuranı ezberleyecek bir öğrencidir. Kaç sayfa olursa olsun verilen bir kitabı bir akşamda tamamını bir çırpıda okuyabilen hatta noktası, virgülüne dek ezberleyen bir öğrencidir. İzlediği bir reklamı, filmi ayrıntısıyla ve hiç bir yerini unutmadan tekrar edebilen bir çocuktur.vs. vs. Daha yazamadığım bir çok özelliği olan bir öğrenci.

Abdullah 2. sınıfta bana geldiğinde bu özelliklerini gördüğümde çok şaşırdım.Tabi bunların yanında olumsuz ve otistik davranışları mevcuttu. Örneğin sürekli söyleneni tekrarlama, göz kontağı kuramama, arkadaşlarıyla oynamama, kızdığında büyük şiddetle karşılık verme, birisiyle karşılaştığında gözlerini elleriyle kapama, herkese bay bay yapma, sıraların altına saklanma, teneffüse çıkmama, çıktığında ağaca tırmanma, öğrencilere ve arabaları taşlama, evde annesiyle, kardeşiyle kavga etme, misafir geldiğinde başka odaya kaçma vb. birçokta olumsuz davranışları mevcuttu. (Bunları anlatmamda ki sebep çocuğumuzu biraz hayalinizde canlandırmanız içindi)

Eğitim Uygulama Okulundan bize gönderilme sebebi de öğrencinin mevcut öğrencilerden çok farklı ve başarılı olmasıydı. Birçok olumsuz davranışını mevcut diğer öğrencilerden almış, okuldaki öğrencilerinde ona olumlu bir model olması da imkansızdı. Bizim sınıfta da çok zorlandı. Diğer öğrencilerimizin olumsuz davranışlarını ve hareketlerini Abdullah’ta görmeye başladık. Bende çok zorlanmıştım. Zira sınıfımda 2 zihinsel-bedensel engelli, 5 tane hafif zihinsel engelli ve birde otistik Abdullah vardı. Diğer öğrencilerime okuma yazma öğretimi, özbakım becerileri, matematik öğretimi vb. vermeye çalışırken Abdullah’la 3.4.sınıf seviyesinde ders işlemeye, matematik dersinde 4 basamaklı sayıların çarpımlarıyla uğraşıyorduk. Mevcut tüm hikaye kitaplarımızı, hatta 6.7.8. seviyesinde ki kitaplarımızı da hepsini okumuştu. Farklı kaynak kitap bulmada da zorluk çeker hale gelmiştik. Ancak derslerinin başarısının yanında olumsuz davranışlarını bir türlü aşamıyorduk.

Hatırlarsanız 2 Eylül 2008 de çıkan Kaynaştırma Genelgesi çıkmıştı. Burada ki maddelerin tamamını yakınını Genel Müdürümüze değişmesi için dosya halinde elden site olarak biz sunmuştuk. Bunu söyleme amacım gerçekten Abdullah gibi birçok öğrenci özel eğitim sınıflarında kaybolup gitmektedirler. İşte burada kaynaştırmanın önemini ön plana çıkarmaya çalıştık. Bu çocuklara imkan sağlandığında, onlara güven, sevgi ve sabırla iyi bir eğitim verilecek olursa her şeyi yapacaklardır. Yalnız bir sıkıntımız vardı. Kime kaynaştırmaya gönderecektik? Öğrencimizin gideceği sınıftaki öğretmenin ve öğrencilerinin de kabullenmesi çok önemliydi. Zira birçok yarı ya da tam zamanlı kaynaştırma öğrenci sınıfın bir köşesinde unutulmakta ve göstermelik bir BEP yapılarak, ne yazık ki o öğrenciler sınıflarında yok sayılmakta görmezlikten gelinmektedir. Zaten bu çocuk özel eğitim sınıfından geldi ya da kaynaştırma öğrencisi bunlar bir şeyden anlamaz denilmesi daha da vahim bir durum.

Abdullah 3. sınıfa geçince, sınıfına kabul edecek kabullenecek bir öğretmen ararken Fadime Özdemir öğretmenimiz, bizim okula 3.sınıfa geçici görevlendirmeyle geldi.Tam 4.5 ay boyunca nerdeyse her teneffüs Abdullah’ı sınıfımızda ziyaret etti.O kadar seviyordu ki Abdullah’ı, onu görmeden yapamaz hale gelmişti. Otistikler herkese çabuk alışamaz, kabullenemezler. İlk başlarda Abdullah Fadime Öğretmenimizin kendisini görmeye geldiğini bildiği için sürekli kovaladı, saldırdı. Ancak öğretmenimiz yılmadı ve yılmadık. 4.ayın sonunda öğleye kadarda olsa öğrencimizi bazen ikna ederek, bazen de zorlaya zorlaya öğretmenimizin sınıfına gönderdik. Neticede 2.dönem resmi olarak Fadime hanımın sınıfına tam zamanlı kaynaştırmaya geçti.

Bundan sonrası da tamamen bütün çalışmalarımızdan daha önemliydi. Zira öğrenci tamamen değişik bir ortama girmişti. Bütün arkadaşları 3.5 sene boyunca gördüğü sınıf arkadaşlarından çok farklıydı. Arkadaşlarını nasıl kabullenecek, arkadaşları onu nasıl kabullenecekti. Abdullah’la nerdeyse 2 ay hiç görüşmedik. Çünkü sürekli eski sınıfını istiyor, bir yandan da yeni bağlanmaya başladığı öğretmeninden de ayrılmak istemiyordu.Yeni öğretmeni ona çoktan bağlanmıştı bile. İnanın bu süreç bir kaç cümleyle anlatılamaz. Çok zor bir geçiş süreç oldu hepimiz için. Bende Abdullah’ı o kadar çok sevmiştim ki nerdeyse bütün eğitim hayatımı onunla geçirmeyi çok isterdim. Ancak sınıfımızda kalması ona çok zarar verecekti. Abdullah’ta şimdi yeni sınıfında öğretmeninin üstün gayretiyle, sınıf arkadaşlarının kabullenişiyle, Özel Eğitim Sınıfında ve evde gösterdiği olumsuzlukların birçoğu tamamen yok oldu. Tabi burada sınıf öğretmeninin yaklaşımı, tecrübesi, sevgisi aileyle koordineli işbirliği çok önemli. Burada zannedilmesin ki öğretmeni taviz vererek ya da öğrenciyi şımartarak bir eğitim uygulamakta. Hayır tam aksine birçok davranışını değiştirmesi için disiplin içinde ve bütün kuralları uygulayarak eğitim verilmektedir. Fadime öğretmenimiz’’Çoğu zaman içim ağlasa da ona sarılamıyor, sımsıkı sarıp sevemiyorum’’ diye de hayıflanmaktadır. Diğer bir kahramanımızda Abdullah’ın annesi Ayşegül Hanım. Zira ilköğretime dek çocuğunu otistik olduğunu bilmeden hayat mücadelesi vermiş. Okula başlayınca oğlunu her gün okula getirmiş, götürmüştü. Sürekli oğlunu gözetimde tutmuş, öğretmenleriyle işbirliği yaparak inanılmaz gayret sarf etmiş. Bu süreçte oğlundan hiçbir zaman umudunu kesmeyerek sürekli mücadele etmiştir.

Bu süreçten sonra neler oldu; Haberin ulusal ve yerel basında yer almasından sonra Abdullah’a ve bizlere birçok destek, takdir, kutlamalar geldi. İlk desteği sitemizde haberi okuyan şu anda üniversite öğrencisi olan ve özel bir kurumda da çalışan Melih Maldar arkadaşımızdan geldi. Arkadaşımız diyorum zira Melihle verdiği söz üzerine tanıştık ve arkadaş olduk. Melih çok duyarlı, samimi ve elinde ki bütün imkanları ihtiyacı olanlarla paylaşabilen birisi. Melih, öğrencimiz Abdullah’ın üniversiteye gitmesi durumda tüm masrafları karşılayacağını, hatta imkanı çerçevesinde 6. sınıftan itibaren aylık burs sağlayacağının sözünü verdi. Melih arkadaşımıza bu örnek davranışından dolayı çok minnettarım ve sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Abdullah bir bilgisayarı olmasını çok istemiş ve ilerde de pilot olmayı hedef olarak belirlemişti. Basından haberleri takip eden Karaman Özel Başarı İlköğretim Okulu Müdürü Mehmet Coşar bilgisayar talebini hemen karşılayarak Abdullah ve ailesine eşsiz mutluluklar verdi. Şimdi sıra pilot olmada.Artık ben bir engel göremiyorum.

Son söz olarak bir tek cümle söylemek istiyorum.

Sevgi, sabır ve eğitim tüm engelleri aşıyor....

Kemal Önder DEMİRKOLLU
Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmeni

05052511377
ozelegitim@ zihinselengelliler@hotmail.com language="JavaScript" type="text/javascript"> Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir language="JavaScript" type="text/javascript">

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

oncelikle sizi kutlarim.Ulkede boylesi degisimlerin cok gecte olsa baslasi sevindirici.ozel egitim ve calismalari abd'de 1950'li yillarda baslamis universitelerle birlikte. Siniflar genellikle 3-7 ogrenci bir asil bir yardimci ogretmen seklinde.Ogretmen ph(D) egitimli. haftalik psikolog ve psikiyatr gorusmeleri ve toplu egitimler.dahada onemlisi toplumun bakis acisindaki olumluluk. Dilegim siz ve sizler gibiler ile bu olumlu bakis acisida saglanir. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 24.02.2010 20:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3354
Kayıt tarihi
: 18.01.08
 
 

Karamanoğlu Mehmet Bey İlköğretim Okulu Özel Eğitim Sınıfı Öğretmeniyim meslekte ve Karaman ili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster