Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
620
 

Öyle değilmiş işte!

Öyle değilmiş işte!
 

Dersimiz Türkçe, konumuz Dilbilgisi.
Daha dar bağlamda; İmla Kuralları.

Son zamanlarda, İmla Kurallarının; "Yazıda akıcılığı kısıtladığına" dair, duyumlar alıyorum.

Hani şu sebebi mevcudiyeti;yazı dilinde akıcılığı sağlamak olan, İmla Kuralları.
"Hadi canım, yok artık." falan demeyin, öyleymiş.

Bir kavram hakkında, tanımını bilmeden ahkam kesince, böyle çelişkilere düşmek de kaçınılmaz oluyor tabii.

En belirleyici, en açıklayıcı olması gereken tanım bile önemsenmedikten sonra ne söylesek boş da, "Türk milleti örnekten anlar." deyip, bir örnekle anlatmaya çalışayım yine de.

Bir Müzik parçasını icra ederken, nasıl notaları doğru bassanız da, "es" lere, "sus" lara riayet etmezseniz, yanlış "tempo" tutturursanız melodi tamamıyla değişirse,
konuşma dilinde de vurgulamaları, tonlamaları yanlış yaparsanız; anlatmak istediğinizi, anlatamazsınız.

İşte Müzikte melodiyi kağıda dökebilmenin, notaların yanısıra, "es", "sus", "tempo işareti" gibi, işaretlemelerin kullanılmasıyla mümkün olabilmesi gibi, konuşmanın da yazıya doğru olarak dönüştürülebilmesi; ancak ve ancak, noktalama işaretlerini doğru kullanmakla, İmla Kurallarına sadık kalmakla, gerçekleşebilir.

Yani noktalama işaretleri; yazının akışını, temposunu kesmek şöyle dursun, ayarlar, düzenler.

Yanısıra şöyle de bir durum var ki; Dilbilgisini dayatanları, yazıları kısırlaştırmakla suçlarken, yalnızca İmla Kuralları, hatta Noktalama İşaretleri üzerinden gidiliyor nedense.

Oysa Dilbilgisi, İmla Kurallarından ibaret değildir. İmla Kurallarından daha da önemli bölümü; sözcükleri anlamlarına, türlerine, görevlerine göre, yerli yerinde kullanma kurallarıdır. Yazının teknik kalitesini asıl bu belirler. Çoğumuzda olmayan da işin bu yanıdır. Meşakkatli iştir çünkü. İmla Kuralları gibi oturup ezberleyemezsiniz. Okumaya, hem de çok okumaya, hem de iyi yazılar okumaya,
iyi yazarların bu işi nasıl yaptığını, bizzat kendilerinden görmeye dayanır.

Dilbilgisi kurallarına uymayınca ne oluyor? En iyisi örnek bir cümle üzerinden görelim bunu. Diyelim ki; "Nasıl bir noktalamayla, nasıl bir işaretle kesilebilir ki;
taşkın bir nehir gibi akan yazı, çağıldayan bir şelale gibi dökülen sözcükler?"
gibi bir cümle kurdunuz, "Noktalama İşaretlerinin yazının akıcılığını, nasıl da öldürdüğüne" dair. Hemen baştan söyleyeyim ki; böyle yanlış kurgulanmış bir cümleyle, mümkünü yok anlatamazsınız meramınızı. Bir kere burada "nasıl" sözcüğüyle eylemi nitelemek istemişsiniz besbelli de, eylemin önüne koyacağınıza nasılı, gitmiş "bir noktalama" nın, "bir işaret" in önüne koymuşsunuz. Her seferinde tekrarlayarak üstelik. Böyle olunca da, ister istemez; "Ne biçim bir noktalama", "Ne menem bir işaret" anlamı çıkıyor tamlamalardan. İlla bu yapıyı kullanacaksanız yapıyı da olumsuza çevirerek; "Bir noktalamayla, bir işaretle nasıl kesilmez ki..." demeliydiniz. Bu da kulağa pek hoş gelen bir cümle olmazdı.
En doğrusu, "nasıl" sız bir yapı kullanıp; "Taşkın bir nehir gibi akan yazıyı, çağıldayan bir şelale gibi dökülen sözcükleri; bir noktalamayla, bir işaretle kesmek, hiç olur mu?" demek olacaktı. Biraz uzun oldu ama, Dilbilgisine uymamanın, nasıl da kendini yanlış ifade etmeye yol açacağını göstermesi bakımından, bu türden bir irdeleme gerekliydi.

Son olarak söylemeden geçemeyeceğim bir konu daha var. Yıllar boyu halkımızın, yazarlarımızın, şairlerimizin katkılarıyla oluşmuş, kültürümüzden damıtılmış Türk Dilbilgisi kurallarına uymak; zor gelirken bazılarımıza, sonları en fazla üniversite kapısı önünde birikmek olan, gençliğin kültür fukarası, zavallı bir kesiminin uydurduğu, hepsi hepsi 500 kelimelik bir uydurukçanın jargonuna uymak; hiç zor gelmiyor. Bu uydurukçanın sözlüğünden seçmeleri, yayınladım önceki yazılarımda.
Yayınlamaya da devam edeceğim.

Lütfen dilimize sahip çıkalım. Dışta yeteri kadar dilimiz üzerinden, kültürümüzü, benliğimizi yozlaştırmak isteyen varken; bir de içeriden biz destek vermeyelim.
Ha "Ben amatörüm, Türkçemizi daha iyi kullanmak isterim, ama şimdilik elimden bu kadarı geliyor." diyene eyvallah. Ama "Dilbilgisi kuralları hakkında yalan yanlış fetva vermeye" gelince iş; orada bir durun bakalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Polemik konusu olmasın diye özellikle vermedim. Olayın özenti ve bu özentinin altında yatan, (dilim varmıyor ama) kişilik bozukluğunu irdeleme şansınız oldumu?Kalem tutan ELLERİNİZE SAĞLIK...

sezar pan 
 11.08.2008 13:30
Cevap :
Teşekkürler, yorumlarda görüşmek üzere.  13.08.2008 17:07
 

FEGOKCE bey merhaba, sizi, başka bir blog yazarına yapmış olduğunuz yorumu ilginç bulduğum için ziyaret ettim.Tebriklerimi iletmek içinde, önemsediğim bir konuyu başlık olarak kullandığınız bu yazınızı seçtim.Kendimi yazdıklarınızı eleştirecek yeterlilikte görmediğim için, o konuda benden birşey beklemeyin.(Bence onu akademisyenlere yada Türkçe ögretmenlerine bırakmak daha doğru olur.) KONUYLA İLGİLİ BİRİKİMİNİZİ TARTAMAM AMA, HASSASİYETİNİZİ TARTACAK TERAZİDE BULAMAM. Emeğinize SAĞLIK...

sezar pan 
 10.08.2008 15:54
Cevap :
Keşke hangi yorumum olduğunu da söyleseydiniz. Türkçe konusuna gelince; Akademisyenlere bırakırsak Türkçeyi bir daha hiç kurtaramayız. Şaka ama gerçek payı da yok değil hani. Dilimizin bozulmasına karşı mücadele etmek, hepimizin görevi. Kolay bir iş değil tabii. Dil namustur sözü doğruysa, yıllardır tecavüze uğraya, uğraya alıştık, o.... olduk. İlginize, teşekkür ederim.  11.08.2008 9:25
 

Dili doğru kullanmak üzerine yazılan yazıları önemsiyorum zira farkındalığı uyandırmaya / pekiştirmeye katkıda bulunuyor. Bu yazınız da onlardan biri. Altını çizdiğiniz, parmak bastığınız noktalar gerçekten çok önemli. Yazılı iletişimde; noktalama işaretlerinin, bağlaçların, zamirler ve sıfatların doğru ve yerinde kullanımıyla, ifadenin anlaşılırlığı ve etkisi arasında doğrusal bir ilişki söz konusu. Bu anlamda kaliteden yana olmayı "şekilsellik" addeden, kuralsızlığı özgürlük sanan insanları anlamakta gerçekten zorlanıyorum.. Teşekkürler bu güzel yazı için. Saygı sevgi ve selamlarımla

Yeşim E. Narter 
 16.04.2008 16:57
Cevap :
Gerçekten yazımı çok tamamlayıcı bir yorum olmuş.Ben çok teşekkür ediyorum. Saygılar.  19.04.2008 10:13
 

Bu kuralları sürekli öğreten biri olarak, yorumları okurken yoruldum. Neyi tartışıyorsunuz anlamadım. İlkokuldan başlayarak her yıl İmla Kuralları size öğretildi. Kuralları bildiği halde, internet ortamında uygulamayan bir çok kişi var. Bunu üzülerek söylüyorum ki, eğitimciler de var. Dilimiz Türkçe, kurallarına uygun olarak yazılması ve okunması taraftarıyım. Hatalı yazılan kelimeler ve konmayan ya da unutulan işaretler beni rahatsız ediyor. Ayrıca editörler de hataları düzeltmiyorlar. Bir yazımda nokta yerine virgüle basmışım, gördükçe gözüme batıyor. Sevgiyle kalın...

moonlight1 
 25.01.2008 1:17
Cevap :
Üzmeyin kendinizi, noktaya, virgüle bakan pek yok. Bu arada yazılardaki İmla bozukluklarının düzeltilmesi hususunda Editörlerimizden ümidi kesin bence, vakitleri yok çünkü. Eleştirildikleri bölümleri kesmekle meşgul kendileri. Saygılar.  27.01.2008 20:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 2054
Kayıt tarihi
: 03.11.06
 
 

İzmirliyim ama, İstanbulda yaşıyorum. Elektronik Mühendisiyim ama, ilaveten yazıyorum. Evliyim ama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster