Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
359
 

Paravansız evlenmem..

Paravansız evlenmem..
 

Bir dönemin evlendirme evleri meşhurdu.

Böyle onlarca sap bir araya gelir hatta daha sonra annelerini de alır kendilerine eş bakardı.

Sonra harala gürele içinde onlar da kayboldu.

İşte Dest-i İzdivaç bunların yenisi.

Önceleri Flash TV'de basit bir program olarak dururken şimdi Star'a transfer olmasıyla büyük bir yol katetti, hayır işlerine meraklıyız yani.

Bilmeyenler için programı anlatalım.

Efendim, yaklaşık 30'lu yaşlarda evlenememiş sap bireyler geliyor buraya kendini tanıtıyor ve evlenmek istiyorum diyor.

Daha sonra TV ekranında bu sap bireyi gören bir başka sap ya da saplar hemen telefona sarılıyor ve anlatıyor derdini.

İstekli sap stüdyoya davet ediliyor ve ikili ortalarında bir paravanla konuşmaya başlıyorlar.

Bir de jürimiz var.

Koca koca kadınlar evde işi gücü bırakmış olur ya da olmaz diye laf atıyor.

Güzel mi?

Sanırım.

***

Şimdi, durum gereği saçma bir şey.

Onca zaman bulamamışsın 2 dakika da nasıl tanıyıp evleneceksin?

Ki çoğu zaman da tutmuyor zaten.

Bazıları da pek havalı.

Sanırsın Kraliçe olmuş.

O geliyor beğenmiyor, bu geliyor beğenmiyor, beriki geliyor sesini beğenmiyor.

Eeee?

''Kısmetimi arıyorum''

''Bu zamana kadar bulamamışsan zor bulursun, hadi başka kapıya'' demek istiyoruz ama diyemiyoruz.

Bu paravan muhabbeti de gariptir.

Heyecanlısın, gelmişsin acaba beğenecek mi diye dört dönüyorsun tak paravan karşında.

- Merhaba.

- Merhaba.

- Nasılsın?

- İyiyim siz?

(Kızımız da pek kibardır, yalnız evlenirlerse bu kibarlığı en fazla 2 ay)

Saplar aralarında anlaşırlarsa yani elektrik alma geyiği işlerse paravan kaldırılıyor ve birbirlerini görüyorlar.

İşte zurna orada zırt ediyor.

Zırt!

Ondan sonra ufak bir karar alma devresi işliyor.

***

Kısmet bu nereden çıkacağı belli mi olur denebilir ama 30 senede gelmeyen kısmet hemen nasıl gelecek orası muamma.

Öyle tak diye evlenilir mi?

Evleniliyor.

İnternetin ilk çıktığı zamanlarda sadece yazışarak yaşanan sözde aşklar vardı bu da onlardan herhalde.

Tanımıyorsun, bilmiyorsun ama aynı evi paylaşabiliyorsun.

Zamanla tanırız diyorlar herhalde.

Sloganı da ilginçtir.

''Türkiye'de evlenmeyen kalmasın.''

Sanane milletin uçkurundan?

Rahat batıyor insanlara galiba..

Gel gelelim evlenmek güzel bir olay ama böyle değil.

Oyun gibi.

***

Dest-i İzdivaç'ınıza talibim efendim..

Talibiniz çıktı, hayırlı olsun.

Paravan nerede?

Özgün Kaplama

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazınızı beğendiğimi belirtmek istiyorum. Objektif bir analiz ve sempatik bir sunum. Tebrik ederim. Dün "Armağan Çağlayan'la Bugün" programını seyretmek için açtım, karşıma bu program çıktı. Şaşırdım. Türbanlı kızımızın kıkırdak yemiş bakire gibi kıkır kıkır gülmesine şaştım önce. Sonra Kuvay-ı Milliye'ci abimiz geldi, savaştan yeni dönmüş bir kahraman edasıyla. 75 yaşlarında temiz yüzlü, genç gösteren bir bayan ona izdivaç teklif etti. Kahramanımız da kabul etti. "Atatürkçü olana kalpak yakışır" diyerek kadının kafasına kalpak yapıştırdı, biz kalpaksız Atatürkçüleri de apıştırdı. Hemen "Beş dakikada Beşiktaş" usülü fırında mercimek yemeye başladılar. Evleneceklermiş. Allah mesut etsin de bunlar topluma kötü örnek. "Merhaba! Nasıl gidiyor araba? Ön tekerlekler havada!" der demez evlilik teklifi. Bu mu yani o kutsal dediğimiz evlilik müessesesinin kurulmasının yolu? Esra EROL Hanım arada bir göbek atarak gaz veriyor. Bir gün göbek atmadan arkadan gaz verip mahcup olacak. Selamlar.

Mustafa Mumcu 
 08.03.2008 19:06
Cevap :
Yorumunuza çok güldüm gerçekten. Söylediğiniz programı izlemedim ama televizyon dünyasında bir yapım tuttuğu zaman benzerleri hemen türemeye başlar o yüzden ne yapsak nafile zira hızlı dünya da evlilik de hızlanmış demek ki. Teşekkürler.  08.03.2008 22:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1358
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster