Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '07

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
16940
 

Parkinson hastalığı ve belirtileri nedir?

Parkinson hastalığı ve belirtileri nedir?
 

Vücudunuzda titreme mi var? Özellikle de elinizdeki titreme eliniz hareket halindeyken geçiyor ama dinlenme esnasında ortaya mı çıkıyor? Peki ya her titreme Parkinson Hastalığı mı?

Dün akşam çocuklarımı uyuttuktan sonra televizyon kanallarında dolaşırken bir filme takılıp kaldım. Takılıp kaldım çünkü etrafımda Parkinson Hastalığı olan tanıdıklarım var. Takılıp kaldım çünkü durumu hiç böyle düşünmemiştim. Milly’i Kurtarmak (Saving Milly) isminde Parkinson hastası olan bir kadının yaşamı anlatılıyordu. Film gerçek yaşamdan alınmış. Çok yorgun olduğum için filmin tamamını izleyemedim . Ama izlediğim kadarı bana çok şey anlattı.

Parkinson, dünyada 4 milyondan fazla kişiyi etkileyen, yaygın bir nörolojik hastalıkmış. Araştırma yaparken Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meltem Demirkıran’ın Parkinson Hastalığı hakkındaki tanımını buldum. Sayın Demirkıran şöyle demiş:

“Parkinson sıklıkla 40-70 yaşları arasında görülmektedir. Nadiren 30-40 yaş arasında rastlanan vakalar da vardır. Erkeklerde kadınlara göre daha sık olabilir. Belirtileri uzun bir süreçte ortaya çıkar ve hastalık genelde yavaş ilerler. Genellikle vücudun tek tarafında titreme ile başlar. Bu titreme, ellerde istirahat halinde ortaya çıkar, iş yaparken kaybolur. Bazan ayaklar, çene ve dudakta da titreme olur. Ancak her titremesi olan kişi Parkinson hastası değildir. Hastalığın ilerlemesi ile vücutta değişmeler olur ve vücut bazen öne, bazen de hem öne hem de yana eğik bir şekil alır. Yürüme güçlüğü, düşmelere sebep olabilir. Zamanla ağızdan salya akması, yutkunma güçlüğü, unutkanlık, kabızlık, aşırı terleme, kas krampları, tansiyon düşüklüğü, depresyon, uyku bozuklukları gibi ek belirtiler olabilir.”

Prof. Dr. Jale Yazıcı ise şöyle bilgi vermiş:
"Parkinson, yavaş ilerleyen ve hayatı değiştiren, fakat yaşamı tehdit etmeyen bir hastalıktır. Geçmişte kontrol edilemeyen bu hastalık, ilaçlardaki ve cerrahideki son gelişmeler sayesinde, artık doktor ve hastaların kontrolu altındadır. Her hastada görülen Parkinson belirtileri farklıdır ve hastalar farklı etkilenirler. Bazı hastalarda günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılık yıllar sonra gelişebilir. Doktorunuz size belirtilerinize göre bir tedavi önerecektir. Genellikle her hastaya aynı ilaç verilmez ve hastalığın erken evrelerinde kişinin ilac ihtiyacı olmayabilir.”

Şimdi benim bugün benim bu yazmamın amacı hem bu hastalığı tanımak hem de Parkinson Hastası yakını olanlara izlediğim filmin de etkisiyle yalnız olmadıklarını hissettirmek. Çünkü Parkinson hastalığı sadece tek bir kişiyi etkilemiyor. Hasta olan kişinin etrafındaki kişiler de bu hastalığın her anını yaşamak zorunda kalıyorlar.

Ama ne mutlu sevdiğiniz yanınızda ve onun için bir şeyler yapabiliyorsunuz. Güçlüsünüz, çok değerlisiniz ve sevdiğiniz sizin sayenizde daha kaliteli bir yaşam sürüyor. İyi ki varsınız.

Sağlıklı günler dileğiyle,

Işıl Tabağ

Bu konuyla ilgili bilgi alabileceğiniz kaynaklar:

1. Parkinson Hastalığı Derneği http://www.parkinsondernegi.org/
2. National Parkinson Foundation www.parkinson.org
(İngilizce sayfa)


Kaynak: Parkinson Hastalığı Derneği
National Parkinson Foundation
NTVMSNBC
Resim kaynak: National Parkinson Foundation

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Işıl Hanım, o filmi ben de izledim. O filmi izleyince ben de parkinson hakkında yazı yazmaya hazırlanırken, sizin yazınızı görünce burada sadece yorum yapmakla yetineceğim. Annem o hastalığa yakalanmıştı ve vefatına kadar yaklaşık 10 yıl o hastalıkla beraber yaşadı. İlk başlarda kullandığı sinemet adlı ilaç, geçici olarak kendisine hareket imkanı sağlıyordu. Daha sonra dozları arttırmaya başladık ve en sonunda o ilaç da etki etmemeye başladı. Bir parkinson hastası gözünüzün önünde gün geçtikçe eriyor ve tıbbın imkanları maalesef yetersiz kalıyor. Filmde Atalanta'da yapıldığı söylenen ameliyatı İstanbul'da, Amerika'da ihtisas görmüş olan Dr. Ali Zırh Amerikan hastanesinde yapıyor. O ameliyatın amacı ise beynin bazı bölgelerine ince çubuklar halinde elektrik vererek, o hücreleri devre dışı bırakarak titremeleri önlemek. Annem o ameliyatı olduktan sonra titremeleri yok olmuştu. Fakat sonunda yutkunma zorluğu son aşamasına gelince alınan besinler akciğere sızdı ve bu da vefat nedeni oldu.

Erol Özışık 
 12.04.2007 18:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 189
Toplam yorum
: 131
Toplam mesaj
: 50
Ort. okunma sayısı
: 6346
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Endüstri Mühendisi olan Işıl Tabağ, Avrupa Okullar Birliği görevinden sonra 1998 yılından bu yana..