Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
2353
 

Pentagram: Bu yıldız yükselir!

Pentagram: Bu yıldız yükselir!
 

Pentagram, Yunancada beş çizgili anlamına gelen <ı>pentagrammon kelimesinden türemiştir ve anlamı da "beş köşeli yıldız"dır.

Aynı zamanda Süleyman'ın yıldızı diye de bilinen pentagram, özellikle Venüs gezegeni ve simgelediği "güzellikle" de anılmıştır. Davut'un 6 köşeli yıldızıyla karışıtılmıştır.

Bazı insanlarca şans getirdiğine inanılan Pentagram, aslında beş elementin birlikteliğini ve uyumunu simgeler.

Ateş, toprak, hava, su ve ruh... Ateş İradeyi, Hava Zekayı, Su Duyguları, Toprak ta madde alemini sembolize eder. Alttaki köşe ya da köşeleri içine alan yuvarlak için, evren diyebiliriz.

Eğer yıldızın ucu yukarıyı gösteriyorsa dünya gidişatı iyi, aşağıyı gösteriyorsa kötüdür.

Türkiye'de rock ya da heavy metal denildiğinde ise, akla ilk gelen gruplardan biridir Pentagram.

1986 yılında Hakan Utangaç ve Cenk Ünlü tarafından kurulan grup, 1987 de kadroya Tarkan Gözübüyük'ün katılmasıyla konserler vermeye başlar.

Kendi adlarını taşıyan ilk albümde yeraltı piyasasında büyük yankı uyandıran grup, bu yıllarda oluşan bazı gruplara da esin kaynağı olur.

İkinci albüm için alman Nuclear Blast şirketi ile anlaşan grup, gitarist Demir Demirkan ve vokalist Ogün Sanlısoy'un katılmasıyla kadrosunu güçlendirerek 1992'de Trail Blazer'i yayımlar...

Ogün Sanlısoy'un yetkin vokali ile Avrupa'ya da açılan Pentagram, 1992-1995 yılları arasında yurt içinde bir çok konser verir.

Ogün Sanlısoy'un gruptan ayrılması üzerine, vokale geniş ve güçlü sesiyle Murat İlkan geçer. Tarihler 1997 gösterdiğinde, üçüncü albümleri olan ''Anatolia''yı çıkararak, hem sağlam şarkıları, hem de güzel kliplerle bir çok dinleyici kazanırlar.

Bu albümde İskender Paydaş'ın introsunu hazırladığı, darbuka ve zilin de kullanıldığı, şahane Behind The Veil, neyin de tam yerinde kullanıldığı-hızlı 1000 In The Eastland, Iron Maiden rifflerini aratmayan-melodik Give Me Something To Kill The Pain, solo parça Time ve akustik gitarla çalınan Sonsuzluk benim en sevdiğim şarkılardır. Özellikle Demir Demirkan'ın yerine göre tam heavy riffleri, yerine göre sert yerine göre trash metali andıran gitar melodileri, Murat'ın tüm melodiler üstüne yayılan vokali ve geniş çerçevesi, sıkı şarkılarıyla albüm unutulmazlar arasına girer. Pentagram vokali için en doğru seçim olan Murat, aynı zamanda Pentagram soundunu ve gücünü çok iyi taşımıştır. Ogün Sanlısoy da arka vokallerde gruba destek vermiştir. Grup sanatsal bir booklet yapıp, ilk defa Türkçe söze de yer vermiş, bunlardan biri albüme ismini veren Anatolia'dır. Sertap Erner'in de back vokalleriyle güçlenen şarkı, sözleriyle de ilgi çeker:

...
Doğduğun yer, bu eski dünya
doyduğun yer, bu yaşlı dünya
bir gün gelmiş, gülmez olmuş
ismi artık anılmaz olmuş

Anatolia, Anatolia
Sevgim seninle, bu zor günlerinde
Anatolia, Anatolia
Kalemi kır, cezamı kes ama onurumu geri ver.
...

Aşık Veysel'in Gündüz Gece'si olurken, diğeri grubun ne kadar iyi şarkı sözü yazdığını ve bir akustik gitarla nasıl harikalar yarattığını gözler önüne seren Sonsuzluk'tur.

Sanırsın dağlarda yol olmaz
Usanırsın kalbinde güç kalmaz
Uzanırsın, uyursun, yarın olmaz

Zor gunlerin ardinda huzur olmaz ki
Her zaman umutlar yön bulmaz
Yarın olsa da, beklenen gün olmaz

Sözlerim gercektir, yüreğim kardeştir her zaman
Umudum sonsuzdur, ugrasim bitmez hiç bir zaman

Geliyor geçiyor hayat, dönüyor durmuyor dünya
Geliyor geçiyor zaman, dönüyor durmuyor dünya

Sanırsın yalnızlık tek dostun
Aldanırsın, kaçmakla bitmiyor hiç bir zaman
Yalnızlığın

Sözlerim gerçektir, yüreğim kardeştir her zaman
Umudum sonsuzdur, ugraşım bitmez hiç bir zaman

Geliyor geçiyor hayat, dönüyor durmuyor dünya
Geliyor geçiyor zaman, dönüyor durmuyor dünya

Bu albümlerden sonra ise 5 temmuz 1997 yılında Açıkhava tiyatrosunda verdikleri konserden alınmış bir canlı (live) albümle karşımıza çıkarlar. Bu albümün gerçekten çok başarılı olduğunu belirtmek gerekir.

Yurt dışında bir kaç grubunda aynı ismi taşıması ve telif sorunları nedeniyle, yurt dışında kullandığı adını Mezarkabul olarak değiştiren grup, Universal - Böcek Yapım etiketi ile ''Unspoken'' albümünü çıkarır. Albüm 51 ülkede yayımlanır. Bir çok ülkede iyi tepkiler alır.

Aradan geçen dört yılda Demir Demirkan solo çalışmalarıyla gruptan ayrılmış, bu albümde yerini Metin Türkcan ve Onur Pamukçu doldurmaya çalışmıştır. Ancak Demir'in gidişi albüm soundunun iyice sertleşmesi ve soloların yeterince iyi olmamasına neden olmuştur.

Ancak yine de albüm yurt dışındaki pek çok heavy metal albümünden iyidir. Sözleriyle ve atak gitarlarıyla dikkat çeken In Esir Like An Eagle, güçlü arka vokalleri, melodik gitarlarıyla albümün bombası ve gelmiş geçmiş en iyi Pentagram şarkısı olan Lions In A Cage, neyin böyle heavy bir müziğe ne kadar yakıştığını gösteren Mezarkabul ve This Too Will Pass ile dinleyicileri epey memnun etmiştir. Bana göre albümdeki tek hata ağır ve söz olarak da pek bir şey bulamadığım Unspoken'ın varlığıdır.

Sonrasında Türkçe rock'ın gelişmesini de gözardı etmeyen Pentagram nihayet yalnızca Türkçe sözlerden oluşan, ''Bir'' adlı albümü çıkartmışlardır. 2002 yılında çıkan albüm, tasavvufla rockın, isyanla Hak'kın evrensel bir buluşmasıdır ve özgünlüğü açısından çok çok özel bir yere sahiptir, eşi benzeri yoktur.

Ateş toprak hava olmuş
Yağmur olmuş hayat vermiş sana
Kalbin olmuş ruhun olmuş
Aklın olmuş yol göstermiş sana

Bir ömürlük maceranda
Hikayeni anlat bana
Ne anlam verdin sen buna
Ruhunda neler var senin

Korkma ondan bundan
Ne ölümden ne hayattan
Bu dünyada gördüklerinin
Hepsi bir hepsi haktan

Atalarına malum olmuş
Kitap yazmış anlatmışlar sana
İmam rahip rehber olmuş
Yalan yanlış aktarmışlar sana

Günümüzün dünyasında
Hepsi aynı hepsi ala
İsa Musa Muhammed Buda
Neyin varsa bilmiş senin

İnsanoğlu kendini arar
Dünya döner milim milim
Eğer göçüp gidersen bugün
Yarım kalan işin var senin

Korkma ondan bundan
Ne ölümden ne hayattan
Bu dünyada gördüklerinin
Hepsi bir hepsi haktan

Aşık Veysel'in ve Aşık Dertli'nin heavy coverları, dinleyiciler tarafından büyük ilgi görmüştür. ''Bir'' Yunanistan'ın Sierra stüdyolarında kaydedilmesi bakımından da önemlidir.

Telli sazdır bunun adı
Ne ayet dinler, ne kadı
Bunu çalan anlar kendi
Şeytan bunun neresinde

Abdest alsan aldın demez
Namaz kılsan kıldın demez
Müftü gibi haram yemez
Şeytan bunun neresinde

İstanbuldan çıkar teli
Ardıç ağacından kolu
Be Allah'ın sersem kulu
Şeytan bunun neresinde

Boynuzu yok, kuyruksuzdur
Ayağı da çarıksızdır
Derdli gibi sarıksızdır
Şeytan bunun neresinde

Gelelim 29 Nisan 2007 - Pentagram - İzmir konserine.

Konser öncesi Mötley Crüe'den Skid Row'a, Ozzy Osbourne'a dek geniş müzik seçimiyle ortama ısındık.

Görsel kliplerle açılan konserde ilk önce Cenk Ünnü sahneye çıktı ve kısa girişi davuluyla başlattı. Ardından sahneye teker teker çıkan grup, In Esir Like An Eagle ile konsere başladı. Herkesin sevdiği bu parçanın hemen ardından benim favorim olmayan Unspoken geldi.

Sonrasında -karışık sırlamayla- 1000 In The Eastland, Give Me Something To Kill The Pain, Gündüz Gece, Time, Behind The Veil, Sonsuzluk, Lions In A Cage, Dark Is The Sunlight, This Too Will Pass, Bu Alemi Gören Sensin, Şeytan Bunun Neresinde, Take My Time, Vita Es Morte, Anatolia, cover olarak da Slayer - Secret Missile, Judas Piest - Electric Eye çalındı.

Seyirciden en fazla Türkçe şarkılarda karşılık aldı Pentagram. Bu nedenle bundan sonra iç piyasaya sürecekleri çalışmaların Türkçe olması gerektiğinin ispatı oldu bu.

Hakan Utangaç, vokallerini yaptığı Rotten Dogs, Bu Alemi Gören Sensin de gayet iyiydi. Zaten tüm konser boyunca Cenk Ünnü, Hakan Utangaç ve Tarkan Gözübüyük bizi mest etti. Nerdeyse kasetteki gibi çalarak üstün bir performansala durmaksızın çaldılar. Murat sesini yine çok iyi kullandı, iyi bir performans verdi. Yalnız biraz yorgun gibiydi. Mikrofonun başından hemen hiç ayrılmadı.

Benim gruba katılışından beri hem gitar tonunu hem de çalma stilini beğenmediğim Metin Türkcan maalesef yine oldukça kötüydü. Gece Gündüz'de olduğu gibi pek çok şarkıda melodilerin hakkını veremedi. Tıpkı Kirk Hammett gibi soğuk, mekanik bir gitar çalış bu. Onca şovuna, sürekli ön plana çıkmasına rağmen insanı heyecanlandırmıyor. Pentagram sounduna da hiç uymuyor. Bir tek Lions In The Cage in kasetteki gibi çalabildi. Bana kalırsa ya Demir Demirkan'ın geri çağrılması ya da başka bir gitaristin bulunması gerekli.

Gecenin en güzel süprizi Ogün Sanslısoy'un sahneye çıkması ve ardından da Murat ve Ogün'ün birlikte Bir'i söylemeleriydi. Gerçekten enerjisi, sahne hakimiyeti, sesini kullanışındaki değişikliklerle şarkısının hakkını verdi. Ve Murat'ın biraz daha sahne hakimiyeti olması gerektiğini hatırlattı izleyenlere. Bir şarkıda Buket Doran da ayrı bir süpriz oldu.

Sonuçta bu yıldızın, önümüzdeki yıllarda gelecek yeni albümleri ve konserleriyle hem Avrupa'da hem de Amerika'da yükselme şansı var. Yeterki bir kulak verin:

Bu alemi gören sensinYok gözünde perde seninHaksıza yol veren sensinYok mu suçun bunda senin?Bu alemi gören sensinKainatı sen yarattınHerşeyi yoktan var ettinBeni çıplak dışar' attınCömertliğin nerde seninBu alemi gören sensinAdem'i sürdün, bakmadınCennettede bırakmadınŞeytanı niçin yakmadınCehennemin varda seninBu alemi gören sensinVeysel neden aklın ermezUzun kısa dilin durmazEller tutmaz, gözler görmezBu acayip sırda seninBu alemi gören sensin
Kadroyu da kısaca tanıtmak gerekirse:

Hakan Utangaç : Gitar
1965 yılında İstanbul'da doğdu.Aksaray Oruçgazi ilk ve orta okulunun ardından Pertevniyal lisesini bitirdi.Marmara üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun oldu.1986 da Cenk Ünnü ile beraber Pentagram'ı kurdu.Grupla beraber sayısız konser ve 3 albüm çalışmasına imza attı.Kadıköy'de CD, Kaset, T-Shirt mağazası sahibi.İstanbul'un en saygın dövme sanatçılarından biri olan Hakan, 3 yıldır Harbiye'de Captain Hook adlı barın işletmeciliğini yapmakta


Cenk Ünnü : Davul
1962'de İstanbul'da doğdu.Aksaray Oruçgazi ilk ve ortaokulu ardından Pertevniyal lisesini bitirdi.İstanbul Üniversitesi Antropoloji bölümünden mezun oldu.1986 da Hakan ile beraber Pentagram'ı kurdu.Grupla beraber sayısız konser ve 3 albüm çalışması yaptı.Beşiktaşta CD, Kaset, T-Shirt mağazası sahibi

Tarkan Gözübüyük : Bass
1970 yılında Erzurum'da doğdu.İki yaşında Ailesi ile birlikte Bursa'ya taşındı.Özel İ.E. Ana-İlkokulu ve Bursa Anadolu lisesini bitirdi.Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümde üç yıl, Bilkent Konservatuvarı Jazz Bölümünde dört yıl okudu. Şu anda Anadolu Üniversitesi Halkla ilişkiler bölümü öğrencisi. 1987 yılından beri Pentagram üyesi. Grupla beraber sayısız konser ve 3 albüm çalışması yaptı. 1995 'te Özlem Tekin, 1996 'da Şebnem Ferah, 1997 'de Aşkın Nur Yengi albumlerinin yanı sıra geçtiğimiz yıl Mor ve Ötesi'nin Dünya Yalan Söylüyor albümlerinin müzik yönetmenliğini yapmıştır.

Murat İlkan : Lead Vocal
1971 de İzmir Karşıyaka'da doğdu. İlkokulu Hakimiyeti Milliye (Ulusal Egemenlik) ilkokulunda, ortaokulu İzmir Fatih Kolejinde bitirdi. Bu süre içinde İzmir Devlet Konservatuarı Şan bölümüne devam etti. 1986 yılında İstanbul'a taşındı. Kadıköy Kenan Evren Lisesi'ni bitirdi. Şefik Şekeroğlu, Adnan Polge, Belkıs Aran ve Ayşegül Sabuncu 'dan özel şan dersleri aldı. Klasik Batı müzüği ve Klasik Türk müziği korolarında yer aldı, konserler verdi. 1987 yılında Sawdust grubunu kurdu. Toplulukta konserler verirken başta Coca Cola ve Sütaş olmak üzere bir çok reklam ve film müziği seslendirdi. TRT altin anten ve Kuşadası Altın Güvercin yarışmalarında dereceler aldı. Cherokee adli grupla dört yıl çeşitli klüplerler çalıştı. 1995 'te Pentagram 'a katıldı. 1996 da Anatolia albümünü seslendirdi. 2001'de Unspoken'ın ve 2002de Bir albümünün vokalistliğini üstlendi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3625
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster