Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '18

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
84
 

Popüler Kültür Dedikleri

Popüler Kültür Dedikleri
 

Her geçen gün daha çok duymaya başladığımız, hatta kulaklarımıza aşina iki kelimeden oluşan  Popüler Kültür dedikleri de ne ola?

Duymaya başlasak da bilmeden de bir parçası haline geldiğimiz, istemeden müptelası bile olabildiğimiz bir dayatma mı peki ?
 
Yoksa günümüzü kolaylaştıran, dünyamızı yeniden yorumlamaya yarayan bir olgu mudur diye merak ediyorsak açıklamaya çalışalım.
 
Kelime ne kadar bilindik olsa da bir konu hakkında fikir öngörüsünde bulunmak için  ilk yol  bence araştırılacak konunun sözlükteki anlamına bakmaktır. Kelimelere ayırarak analiz edersek sözlük anlamı olarak ' Kültür ' kelimesinin karşılığında Türk Dil Kurumu şöyle bir tanım yapar;
 
'Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü' Kültürün tanımıdır. Popüler kelimesinin anlamının zaten ' Herkesçe bilinen, tanınan'  olduğu herkesçe malumdur.
İşte bende bu klasik tanımlamalar ve yöntemlerin hem içinde hem dışında kalarak 'Popüler Kültür' dedikleri olguyu analiz etmek istiyorum. 
 
Popüler Kültürü Nasıl Açıklayalım;
Çünkü konu kültür olunca tanımın klasik yönleri ile açıklanması gerekir fikri ön plana çıkıyor gibi görülürken, kültürün yaşayan bir olgu olduğu düşünüldüğünde ise popüler olmasının abesle iştigal olmaması gerektiği gibi bir sonuç düşünülebilir.
 
Klasik anlatımı olarak yukarıda kelime manasını gördüğümüz kültür kelimesi;İnsanlığın ortak geleneklerinin, göreneklerinin, din, dil gibi tüm maddi ve manevi değerlerinin aynı çatı altında toplanması ve tek kelime ile ifade edilebilmesi olarak özetlenebilir.
 
İşte tam da bu noktada popüler kültürün insan ürünlerinin nasıl olabileceği konusunda dünyada ve ülkemizde ibretlik ( !) hikayelerin varlığını her geçen gün izlemekteyiz.
 
Kimi gün daha reşit bile olmamış, sözüm ona bir sanatçının milyonları arkasından sürüklemesi ile, kimi gün ise değişik versiyonlarının tüm dünya gençliğinin bilip tanıdığı, üstüne üstlük örnek aldığı şahsiyetler olarak karşımıza çıkmasına şahit oluyoruz. Ülkemizde de benzer şekilde adına yazar, sanatçı vb. gibi ifade edilen popüler kültür örneği kişileri görmekteyiz.
 
Popüler kültürün ürünü olarak muhatabımız sadece dejenere sanatçılar değildir. Popüler kültürün daha başka bir çok alanda ürünleri bugün insanlığı tehdit etmektedir.
Örneğin bundan çok uzak değil elli sene öncesine kadar dünya üzerinde her milletin bir mutfak ananesi, geleneği, göreneği varken bugün bunun fast food denilen bambaşka bir yemek kültürü dayatması ve popüler kültür ürünü olarak karşımıza çıktığını söyleyebiliriz.
Yemek örneği üzerinden anlatılmak istenen kültür erozyonu ve bambaşka bir kültür dayatmasının örneklerini; müzik, giyim, mimari vb. gibi hayatın bir çok alanında da çeşitlendirebiliriz.
 
Popüler kültürün yukarıdaki anlatımıyla insanlığın milletlerden oluşma geleneğini yıkmaya başlaması, sanat dalları, mimari, yemek kültürü vb. gibi konularda kültür erozyonu oluşturmasının yanında doğru anlaşılması gereken olumlu yanları da bulunmaktadır. Bu konu sosyoloji le alakadar bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
 
Sosyolojik Bir Bakış Açısıyla;
Bu noktadan sonra sosyoloji ilminin engin sınırları ile konuyu açıklamalıyız diye düşünüyorum. Sosyolojiye farklı sosyal kuşakların var olduğu bilgisinin ışığında bu kuşakların belli başlı özelliklerinin, dünyaya bakış açılarının, gereksinimlerinin, vb. dünyaya gelme yıllarına göre farklılaştıkları izlenmektedir.
 
Sosyolojiye Göre Kuşaklar;
• Büyük Değişim Kuşağı (The Lost generation):1900-1914 arasında doğanlar• Umut Kuşağı (The Greatest generation):1914-1924 arasında doğanlar• Buhran Kuşağı (The Slient Generation):1925-1945 arasında doğanlar• Bebek Patlaması Kuşağı (Baby Boomers) :1945-1965 arasında doğanlar• X Kuşağı (Generation X):1965-1977 arasında doğanlar• Y Kuşağı (Generation Y):1977-1994 arasında doğanlar• Milenyum Kuşağı (Millenials Generation):1994-2003 arasında doğanlar• Z Kuşağı (Generation Z):2003 ve sonrası doğanlar…
 
Yukarıdan da anlaşıldığı üzere bir örnekle açıklayacak olursak; Z kuşağı üyelerinin çoğunlukta olduğu bir dünyada Y kuşağı üyelerinin hayretle izlediği olaylarda X kuşağı üyelerinin belki de haberleri bile olmamaktadır.
 
Sosyolojinin  insanı ve evreni anlamlandırarak açıklayan doğası gereği kuşakların varlığı düşünüldüğünde bunun eşyanın tabiatı gereği olduğu anlaşılır. Tabii ki insanların böyle bir sınıflandırmada belirgin ortak özelliklerinin olduğu görülebilir. Kuşakların varlığı ve ortak özelliklerinin daha da ortaya konulduğu şimdiki zamanlarda bu kuşakları birbirine bağlayan sihirli bir varlıktan söz edilmelidir. Bu sihirli varlık, kanımca 'kültürdür'. 
 
Kültür,  yukarıda belirtilen kelime manasıyla geçmişten geleceğe bu değerler manzumesinde çimento vazifesiyle insanlığın ortak binasını ayakta tutan en büyük faktördür. 
 
Kuşaklar arası çatışmaları, belirsizlikleri, anlam kargaşalarını yok edecek bu sihirli sözcüğün ifade ettiği değerler manzumesi her geçen gün klasik anlamıyla kuşaktan kuşağa aktarılsa da popüler kısmı sayesinde ne yazık ki magazinleştirilerek yok olmakta veya unutulmaktadır.
Bazı milletlerin kültürlerini kuşaktan kuşağa aktarma konusunda daha başarılı olduğu izlenmektedir. Ama bazı milletlerin popüler kültürün esiri olarak ne olduğu belirsiz bir kültürleşme ve kültürlenme örneği sergiledikleri görülmektedir. Geçmişleri ile bağları kopan bu milletlerin köksüz bir ağaç gibi ömürlerinin de tarih sahnesinde fazla uzun olmayacağı aşikardır.
 
Geçmişten aldığı öğretilerini, yaşantılarını, dini, milli, töresel değerlerini, sanat anlayışlarını  vb.  gelecek nesillere aktaramayan tüm diğer milletlerde aynı sonucun görüleceği unutulmamalıdır.
 
Popüler kültürün adına sanatçı denilen ve daha çok Z kuşağında karşılık bulan insan örnekleri, milletlerin yemek kültürlerinin, müzik kültürlerinin, mimari kültürlerinin, yazınsal kültürlerinin, dini ve milli vb. gibi kültürlerinin erozyona uğratan başka örnekleri bulunmaktadır. 
 
Peki Bu Popüler Kültür örneklerine Karşı Ne Yapmalı?
Popüler kültüre karşı geçmişten gelen öğretilerimizi, yaşantılarımızı, dini, milli, töresel değerlerimizi, sanat anlayışımızı, vb.  gelecek nesillere aktarmak için öncelikle unutmamalı ve bu değerler manzumesini yaşayarak kuşaktan kuşağa aktarmalıyız. Popüler kültür ürünlerine karşı milli karşılıklar üretmeli ve bu erozyonu en az tahriple atlatmalıyız.
 
Geleceğe ancak geçmişini idrak edebilen milletler yön verebilirler. Geçmiş idrakinin geçmişe özlem olmadığı, gelişim ve değişimin her bilim alanında olduğu gibi sosyoloji gibi insani ilimlerde de görüldüğü bilinmelidir.
 
Burada amaç geçmişten aldığı gücü geleceğine yön verebilmek için kullanan bir gençlik tezahürüdür. Bu gençlik adına Z kuşağı da dense bugünkü teknolojik gelişmeleri günü gününe takip ederek dünyadaki gelişim ve değişime ayak uydururken geçmişinin izlerini her zerresinde taşıyacak, milli, ahlaki, dini ve tüm diğer unsurlarıyla kültürünü hayatına yansıtacaktır.Sosyolojik olarak kuşaklar arasındaki farklılıklar, eşyanın tabiatı gereği normal olgulardır. Kuşaklar arası çatışmaların görülmesi de buradan yola çıkılarak olası durumlardır. 
 X, Y, Z vb kuşaklarının mensuplarının popüler kültürün dayatmalarının karşısında ortak bir refleks göstermeleri ve milli kültür unsurlarıyla donatılmaları hedeflenmelidir. 
Bu bağlamda bu kuşakların mensuplarının popüler kelimesinin anlamı gibi herkesçe bilinen, bilinmesi gereken konularda ( bilimsel vb. ) kendi özelliklerini dünya milletleri ile yarışacak şekilde   geliştirmeleri arzu edilmektedir.
 
Dedelerinin mektuplarını okuyamayan bir gençliğin, geleceğin Büyük Ülkesi  Türkiye vizyonumuzda en basit ifadesiyle sığ ve mesnetsiz kalacağı bir gerçektir.
Popüler kültürün iyi tarafları ile doğru anlaşılması ve milletlerin gelişim ve değişiminde bu noktalarda yarış halinin devamının  (bilimsel konular vb. gibi durumlarda) iyi olduğu ortadadır.Fakat popüler kültür dayatmasının kültür, ahlak, değerler gibi manzumelerde erozyona sebep oluyor olmasının, Türk aile yapısına ve Türk Milletinin ortak geleceğine çok büyük zararlar vereceğinin bilinmesi ve bu konularda milli kültür vurgusunun yapılacağı iş ve işlemler geliştirilmesi elzemdir.
 
Bu noktaya kadar açıklamaya çalıştığımız tüm konuları da içine alacak şekilde bir sloganla bitirmek gerekirse;
'Popüler Kültür' Dedikleri, Nanedir Yedikleri
diyerek konuyu özetleyebiliriz.
Teşekkür ederim.
 
Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Sayın yazarım, aramıza hoş geldiniz. Kolay gelsin...

Abdülkadir Güler 
 18.04.2018 1:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 115
Kayıt tarihi
: 10.03.18
 
 

Sosyolojiye göre X kuşağının son temsilcilerindenim. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Kays..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster