Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1120
 

Rafet Topuz

Rafet Topuz
 

Eğitimci yazar Rafet Topuz


06.12.2008 tarihli Cumhuriyet gazetesinin 3. sayfasında bir habere takıldım: "Rafet Topuz yaşamını yitirdi / İstanbul Haber Servisi / Gazetemiz Olaylar ve Görüşler sayfasında yazıları yayımlanan Rafet Topuz yaşamını yitirdi. Topuz’un cenazesi yarın Büyükyoncalı Camii’nde kılınacak öğle namazından sonra ilçe mezarlığında toprağa verilecek." Yüreğim cızz etti! Her ölüm erken ölümdür, sözü belleğimden ağır ağır geçti...

Ataları Kırım’dan gelerek o zamanki Büyükyoncalı köyüne yerleşmişler. Halk oyunları, yır gibi kültürel değerler zaman içerisinde yitirilmiş ve Kırım adetleri bırakılarak Trakya adetlerine uyum sağlanılmıştır.

Büyükyoncalı’da Kırım konusuna ilgi duyan tek kişi emekli öğretmen Rafet Topuz'dur. Rafet Topuz, aynı zamanda kasaba halkı içersinde Kırım'a giden tek kişidir. Rafet Topuz, gezi esnasındaki izlenimlerini "Kırım Gezisinden Notlar" adı altında yayımlamıştır.

O, Kepirtepe Köy Enstitüsü’nün yatılı öğrencisiydi. Okulda geceler düzenlenirdi. Bu gecelerden birisi İsmail Hakkı Tonguç’un Kepirtepe’ye gezisi sırasında, isteği üzerine düzenlenmişti. Bu eğlencenin içeriği geniş olmalıydı. Şarkı, türkü, millî oyunlar ve kişisel yeteneklerin sergilenmesi gibi her türlü etkinliği kapsamalıydı. Eğlenceyi düzenleme işi Rafet Topuz’a verilmişti. O gecenin ayrıntılarını geliniz Rafet Topuz’dan dinleyelim: “ Enstrüman çalan arkadaşlarım, sahnedeki yerlerini aldılar. Tüm okulda bir sessizlik, hissedilir derecede bir heyecan vardı. Konuklarımız kendilerine ayrılan yerlere oturdular. İstiklâl Marşı ile programa başladık. Tüm okulun gür bir sesle, müzik eşliğinde Millî Marşımızı söyleyişi iyi bir başlangıçtı. Başından sonuna orta oyunu, güldürü, koro, şiir, millî oyunlardan bir demet, bestelerin keman eşliğinde sunuluşu vb.
Bir tiyatro okulu öğrencileri pozisyonunda, büyük yeteneklerini deneyimli aktörler gibi gösteriyor, çılgınca alkışlanıyordu öğrenciler! Dikkati çeken husus müşterek bir ahengin, birliğin ve beraberliğin sağlanması idi. Bu sıralarda orta yere çıktım ve ‘Eğlence programımızın sonuna geldik. Son kez oynayacağımız Trakya Horonuna konuklarımızın da katılmalarını, arkadaşlarım adına arz ve rica ediyorum.’ dedim.
Ünlü eğitimci, Türk Pestalozzi ’si Hakkı Tonguç, sırtındaki pardösüyü çıkardı, kalktığı yere bıraktı, meydana geldi. Müzik eşliğinde oyun başladı. Öğrenci arkadaşlarımız, oyunu kurallarına, figürlerine göre oynuyor, kusursuz bir şekilde kıvırıyor, izleyenleri zevkten zevke taşıyorlardı. Konuklara gelince, onlar bizim ekibe ayak uyduramıyor, aralarında sadece hop hop zıplıyorlardı. Göze çarpan bu uyumsuzluk daha da hoşa gitti. Kıyasıya alkışlandılar! Alkışların sonu gelince, Sayın Tonguç gayet memnun ve gülümseyen bir çehre ile salondakilere seslendi: ‘ Bize bu gece unutulmayacak bir eğlence sergilediniz, yarattınız ve yaşattınız." dedi.

Trakya’da müfettişlik görevimi sürdürdüğüm yıllarda bir arada olduk ve kendisiyle olumlu iletişimimiz oldu. Emekli olduğu okulu teftişimiz günlerinde bizi yalnız bırakmadı. Girdiğim sınıfa konuk ettim. Şiir okuttum. Mutlu oldu! 37 yıl sonra öğretmenlik yaptı ve 84 yaşındaydı. “ Milos Acıları ve Anıları” ile “Çanak Ali” adlı onu ölümsüzleştiren yapıtları kitaplığımda yerindeler. Büyükyoncalı’daki “ Öğretmen Rafet Topuz Sokak ” gerçekten bir değerbilirlik örneği...

O’nun yüreği okul, öğrenci, öğretmen ve ev dörtgeninde gidip geldi. Öğrencilerin düşünce ve duygularına hep çevirmen oldu. Öğretmen Dünyası dergisinde meslek anılarını ve şiirlerini yayımladı. Aşağıdaki şiiri oradan alındı ve bestelendi. Yüreği daha fazla dayanamadı! O’ndan bize “ Öğretmenim” başlıklı coşkulu dizeleri kaldı:

" Zil çalınca koşarım
Sınıfıma yerime,
Heyecanla coşarım,
Başlarım derslerime.

Öğretmenim kapıdan
Selamlayarak gelir:
“Günaydın çocuklarım!”
Gür bir : “ Sağ ol ! ” yükselir.

“Türküm, doğruyum” başlar,
Kutsal yemin edilir,
Atatürk’ün izinde,
İlkelere gidilir.

Temizlik denetimi,
Titizlikle görülür,
Sınıfın yönetimi,
Sevgi ile örülür.

Yoklamaya geçilir,
Mevcut bir bir taranır,
Gelmeyenler seçilir,
Nedenleri aranır.

Rapor sunan kümenin
Dosyaları elinde,
Çevirirler masayı
İzleyelim gelin de.

Konu başından sona,
Didik didik edilir,
Belirlenen amaca
İlerlenir, gidilir.

Her gün dersin akışı,
Günlük plan gereği
Öğretmenin bakışı,
Kazandırır ereği.

Bir saat gibi işler
Sınıfta öğretmenim,
Beğenir müfettişler,
Hoşuma gider benim.

Arı gibi muntazam,
Emsalsiz bir mimardır
Her mesleğin anası,
Bu, yarını imardır.

Tanrı sanatının o,
Yeryüzünde eşidir,
Karanlık dünyaların,
Sönmeyen güneşidir. "

Rafet Topuz

Her ölüm erken ölümdür. Sevenlerinin başı sağ olsun. Eğitimci şair yazar, gezmeyi ve konuşmayı seven, tez ve öz üreten Rafet Topuz aramızdan ayrıldı. Yeri aydınlık olsun!

Muhsin DURUCAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve tüm edebiyat dünyasının başı sağ olsun...Teşekkürler paylaşımınız için!

Serçe! 
 09.12.2008 16:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 619
Toplam yorum
: 463
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1388
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster